Savaş ve yoksulluğa karşı 5 yıllık dayanışma: Êva Sifûk’un hikayesi

Rojava’da savaş, göç ve ekonomik krizin ağırlaştırdığı koşullarda 5 yıldır ihtiyaç sahibi ailelere destek ulaştıran Êva Sifûk, dayanışma çalışmalarını ve halkın kendi topraklarında onurlu bir yaşam kurma talebini anlattı.

SORGUL ŞEXO

Qamişlo – Suriye’de yaşanan siyasi değişimlerin yanı sıra yıllardır devam eden çatışma ve istikrarsızlık, bölgedeki insani ve ekonomik krizi derinleştiriyor. Rojava’da 14 yılı aşkın süredir devam eden saldırılar ve bunların yol açtığı göç, özellikle kadınlar, çocuklar ve ekonomik olarak kırılgan durumdaki ailelerin yaşam koşullarını ağırlaştırıyor.

Ekonomik sorunların büyüdüğü ve temel ihtiyaçlara erişimin zorlaştığı bu süreçte toplumsal dayanışma ağları, krizin etkilerini hafifletmede önemli bir rol üstleniyor. Kadınların öncülük ettiği dayanışma çalışmaları da sağlık, gıda, eğitim ve diğer temel ihtiyaçlara erişmekte güçlük çeken ailelere destek sağlıyor.

Bu dayanışma çalışmalarından biri, diasporada ve Rojava’da yaşayan Kürtlerin desteğiyle yürütülüyor. İhtiyaç sahibi ailelere yardım ulaştırmak amacıyla bir araya gelen genç kadın ve erkeklerin oluşturduğu ekip, farklı alanlarda çalışmalar gerçekleştiriyor.

Ekibin içinde yer alan Qamişlo kentinden Êva Sifûk da 2021 yılında bireysel bir girişimle başladığı insani yardım çalışmalarını yaklaşık 5 yıldır sürdürüyor. Uluslararası Hayırseverlik Günü dolayısıyla ajansımıza konuşan Êva Sifûk, Rojava’da ailelerin karşı karşıya olduğu sorunları, yürüttükleri dayanışma çalışmalarını ve insani yardımların tek başına çözemediği yapısal sorunları anlattı.

Binlerce aileye yardım etti

Êva Sifûk, halkına nasıl yardım etmeye başladığını ve o dönemde halkın hangi aşamalardan geçtiğini söyleyerek, “2021 yılında sınır kapılarının kapatılması ve halkımıza yönelik saldırılarla ekonomik ve insani krizler ortaya çıktı. O dönemde bir Kürt kadın olarak, yurt dışındaki ve yurt içindeki halkımızın fedakar insanlarının yardımıyla Facebook’ta bir gönderiyle insani çalışmalarıma başladım. Gelen yardımları ailelere dağıtıyor, belgelendiriyor ve böylece bugünlere geldik” dedi.

Umut ve güveni artırıyor

Êva Sifûk, geçici insani yardımın yanı sıra hayırseverlik çalışmalarının avantajlarını şöyle dile getirdi:

“İnsani çalışmalar toplumda umut ve güveni artırır, toplumsal ilişkileri güçlendirir ve yardıma muhtaç kişilere iş ve eğitim imkanları sunar.”

Sunulan yardım türleri

Êva Sifûk, Rojava’daki ailelere dağıttığı yardımlardan bahsederek şunlara dikkat çekti: “En çok hastalar için ilaç temin ederek yardım ediyoruz. Aynı zamanda kadınlara psikolojik destek ve öğrenciler için gerekli yardımları da sunuyoruz. Yoksul aileler için oruç ayında yemek hazırlayıp dağıtıyoruz. Göçmenler için de her zaman harekete geçtik, birçok ihtiyaç ve gereksinimlerini karşıladık. Sadece bunlar değil, birçok başka hayırlı iş de yapıyoruz.”

‘İnsani çalışmalar acil çözümler sunar ama hükümet sorunun köküne inmelidir’

Êva Sifûk, bu dönemde hayırseverlik projelerinin ve toplum için girişimlerin artırılmasının çözüm olmadığını belirterek, geçici yönetimin yoksulluğun temel nedenlerini çözmesi gerektiğini, çünkü hayırseverlik çalışmalarının geçici yönetimin çözemediği boşlukları doldurmaya yetmediğini söyledi. Êva şöyle devam etti: “İnsani girişimler ve hükümetin desteği her ikisi de önemli ve gereklidir. İnsani çalışmalar acil ve anında yardım sunar ama mevcut hükümet toplumsal yoksulluk sorununun kökünü araştırmalı ve çözmelidir. Bu nedenle en gerekli olan, toplum ve hükümetin birlikte ekonomik sorunları çözmesidir.”

‘Sadece gıda sepetine muhtaç değiller’

 

Êva Sifûk, yoksulluk ve toplumsal hastalıklar nedeniyle ailelerin sadece gıda sepetine muhtaç olmadığını belirterek ihtiyaçlarını şöyle dile getirdi: “Aileler sadece yemek, giysi ve eşyaya muhtaç değil; aynı oranda sağlık bakımı, eğitim ve iş imkanlarına da ihtiyaçları var. Yoksul kız çocukları ve kadınların onurlu bir yaşam sürebilmesi için korunmaya ihtiyaçları var. Farklı ve zararlı bir yolu seçmemeleri için hükümet, Kürt kız ve gençlerine iş imkanları bulmakla sorumludur.”

Onurlu yaşam

Rojava halkının talebinin kendi topraklarında onurlu bir yaşam olduğunu ifade eden Êva Sifûk, “Yardım, destek ve karşılıklı işbirliği Rojava halkı için yeni bir şey değil ama 14 yıllık savaş ve göçten sonraki talepleri, kendi topraklarında onurlu bir yaşam sürmektir. Çünkü siyasi kriz ekonomik ve insani pazarları etkiler, krizler yaratır ve etkisini en çok kadınlar, çocuklar ve aileler üzerinde gösterir. Bu nedenle hükümetin bu noktalara dikkat etmesi gerekir” şeklinde konuştu.

Yalnız değilsiniz

Kadınlara “Yalnız değilsiniz” diye seslenen Êva Sifûk, “Hepimiz sizin dayanağınızız, çünkü siz kadın, anne, kız kardeş ve bu ülkenin umudusunuz. Tek başıma bu yükü kaldıramasam da çevremde aile, dost, arkadaş ve sevdiklerim var; onların yardımıyla ülkemiz için güzel çalışmalar yapabiliyoruz” mesajını verdi

‘Toplumun bana güveni olduğu için bunca yıl durmadım’

Êva Sifûk, kesintisiz 5 yıllık çalışmanın ardından bundan sonra da durmayacağını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumun bana güveni olduğu için bunca yıl durmadım ve şimdi de durmayacağım. Ben de ekonomik krizler ve yoksullukla yüz yüze kaldım; bu yüzden başka hiç kimse benim yaşadığım durumu yaşamasın diye bu adımı attım, yardıma ihtiyacı olan herkesin yanında olmak için.”

‘Amaç sadece yardım etmek’

Êva Sifûk, geleceğe yönelik amaç ve planlarına dönük ise, “Amacım adımın ve sesimin yayılması değil. Sadece her aileye yardım etmek istiyorum. Önümüzdeki dönemde bir ekip kurmak üzerinde çalışıyoruz. Bu ekip Rojava’nın şehirlerindeki insanlara yardım edecek. Şu anda da yardım dağıtmaya devam ediyoruz” dedi.