Naila Marish’in tek dileği: Yeniden ayağa kalkıp kızıyla yaşamak
Gazze’de savaşta yarı felç kalan Naila Marish, aynı saldırıda annesi ve iki kardeşini kaybetti. Hareket kabiliyetini yitiren Naila Marish, 5 yaşındaki kızına yeniden bakabilmek ve tedavi olabilmeyi bekliyor.
NAGHAM KARAJEH
Gazze- Gazze kentinin batısındaki sokaklardan birine kurulan küçük bir çadırda yaşayan 23 yaşındaki Naila Marish, savaşta geçirdiği ağır yaralanmanın ardından hareket kabiliyetini kaybetti. Gazze Şeridi’ndeki savaş boyunca beş kez saldırıya maruz kalan Naila Marish, her defasında yaralar ve kayıplarla hayatta kaldı. Ancak son saldırıda ağır yaralanarak yarı felç geçiren Naila Marish, aynı saldırıda annesi ile erkek ve kız kardeşini de kaybetti. Naila Marish, yaşadıklarını, “Annem ve kardeşlerimi, hareket etme yetimi kaybettiğim aynı anda kaybettiğime hala inanamıyorum. Sanki bir kabusun içinde yaşıyorum. Her bedenime baktığımda kendime ‘Bunun benim başıma gelmesi mümkün mü?’ diye soruyorum” sözleriyle anlattı.
‘İçimde bir şeyin kırıldığını hissettim’

Saldırının ardından fiziksel yaralarının yanı sıra ağır bir psikolojik travmayla da karşı karşıya kalan Naila Marish, yaralı haldeyken annesinin öldüğünü öğrendiğini belirtti. Naila Marish, “Bana annemin öldüğünü söylediklerinde içimde bir şeyin kırıldığını hissettim. Etrafımda olup bitenleri kavrayamıyordum. Sonra kardeşlerimi aramaya başladım ve onların da hayatını kaybettiğini öğrendim. Saldırının ardından Şifa Hastanesi’ne yaralı aile fertlerimle birlikte hastaneye getirildim. Çok sayıda yaralının arasında yerde yatıyorduk. Etrafımdaki yaralıları görüyordum. Herkes bir doktor, ilaç ya da yatacak bir yer arıyordu. Bu kadar çok yaralıyı karşılayacak yeterli imkan yoktu. Acı çekiyor ve bekliyordum. Bana ya da aileme ne olacağını bilmiyordum” dedi.
En büyük acısı kızına bakamamak
Naila Marish, saldırının ardından hayatını normal şekilde sürdüremediğini belirterek, günlük ihtiyaçlarını dahi başkalarının yardımıyla karşılayabildiğini dile getirdi. Tek başına hareket edemeyen ve daha önce kolaylıkla yaptığı işleri gerçekleştiremeyen Naila Marish, 5 yaşındaki tek kızı Şam’ın bakımını da üstlenemediğine dikkat çekti. Yaşadığı en büyük acının kızına bakamamak olduğunu belirten Naila Marish, “Şam her konuda bana bağlıydı. Bugün ise yardıma ihtiyaç duyan kişi benim. Onu karşımda görüyorum ve ona sarılabilmeyi, yemeğini hazırlayabilmeyi ya da diğer annelerin yaptığı gibi ona eşlik edebilmeyi diliyorum” ifadelerinde bulundu.

Tedavi olmak ve yeniden ayağa kalkmak istiyor
İhtiyaç duyduğu tedaviye ulaşamadığına dikkat çeken Naila Marish, sözlerine şöyle devam etti:
“Çocuğum neden ayağa kalkamadığımı, neden başkalarının bana yardım etmesi gerektiğini anlamıyor. Çocukluğunu yanımda yaşamasını, annesinin onunla oynayabilecek ve onunla ilgilenebilecek durumda olduğunu görmesini istiyorum; karşısında çaresiz bir anne görmesini değil. Sadece hareket kabiliyetimi kaybetmedim. Durumumun belirlenmesi için tıbbi değerlendirmelere ve özel tetkiklere ihtiyacım var. Bunların arasında Gazze Şeridi’ndeki hastane ve kliniklerde bulunmayan manyetik rezonans görüntüleme de var. Yaralanmamın ne durumda olduğunu öğrenmek ve uygun tedavi ile rehabilitasyon sürecine başlayabilmek için yurt dışına çıkmam gerekiyor. İhtiyaç duyduğum ilaçları da bulamıyorum. Bütün bedenimin kasıldığını hissediyorum ve bazen acıya dayanamıyorum. Sadece Gazze dışında tedavi olabilmek ve yeniden ayağa kalkıp kalkamayacağımı öğrenmek istiyorum.”
Tıbbi sevkin yapılmasını bekliyor
Naila Marish, tedavisini Gazze dışında sürdürebilmek için gerekli tıbbi sevkin yapılmasını bekliyor. Ancak sürecin aksaması nedeniyle savaşın ağır koşulları altında, artan sağlık ihtiyaçları ve sınırlı tedavi imkanları arasında yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Özel bakıma ihtiyaç duyan Naila Marish, gerekli uzmanlık hizmetlerine de ulaşamıyor. Fiziksel acısının yanı sıra annesini ve iki kardeşini kaybetmenin ve hayatının tamamen değişmesinin ağır yükünü taşıyor.
Naila Marish, annesine olan özlemini ve bu yokluğun hayatında yarattığı boşluğu da şu sözlerle anlattı:
“Annemi her an özlüyorum. Yaralandıktan sonra ona ihtiyacım vardı ama onu da kaybettim. Bazen her şeyi bir anda kaybetmişim gibi hissediyorum; ailemi, sağlığımı ve kızıma bakabilme yetimi… Hayatımın geri kalanını böyle yaşamak istemiyorum. Tedavi ve rehabilitasyon için bir fırsat istiyorum. Sırtıma ve bedenime ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Yeniden ayağa kalkmak istiyorum. Tek istediğim seyahat etmeme izin verilmesi. Bugün hareket kabiliyetini kaybetmiş bir kadın olarak, ihtiyaç duyduğum mahremiyeti ve bakımı sağlayamayan bir çadırda yaşıyorum. Kumaş duvarların arasında dinmeyen fiziksel ağrıyla ve zihnimden silemediğim savaşın acı dolu anılarıyla yaşamaya çalışıyorum. Şam’ın yaşananların hiçbirinde suçu yok. Onun büyürken annesinin onun için mücadele ettiğini bilmesini istiyorum. Ona eskisi gibi dönebilmek ve onunla başkaları için en basit şeyler olsa bile sıradan günler yaşayabilmek istiyorum.”
Naila Marish artık eski hayatının tamamını geri kazanmayı değil, tedavi olabilmek ve yeniden hareket edebilmek için bir fırsat bulmayı bekliyor. İhtiyaç duyduğu tetkiklerin yapılmasını, ilaçlarına ulaşmayı ve rehabilitasyon sürecine başlayabileceği bir sağlık merkezine ulaşmayı umuyor. Bu süreçte 5 yaşındaki kızı Şam da yanında kalıyor. Naila Marish, savaşın kendisi ile kızı arasına koyduğu engelin aşılmasını ve yeniden kızına bakabileceği, onunla sıradan bir anne-kız hayatı yaşayabileceği günlere dönmeyi bekliyor.