Gazze'de savaşın yıktığını kadın dayanışması onarıyor

Gazze'de aktivist Mervet Ez-Zakzuk'un kurduğu güvenli alan, savaş ve şiddetin izlerini taşıyan kadınlara psikolojik destek ve dayanışma sunuyor. Merkezde yürütülen "Tatbata" programıyla üç ayda bin 500 kadına ulaşıldı.

RAFIF ESLEEM

Gazze – Kadın hakları aktivisti Mervet Ez-Zakzuk, ailesine ait özel bir arazi üzerinde şiddet gören kadınlar için "güvenli alan" açmaya karar verdi. Tamamen bireysel bir girişim olarak hayata geçirdiği bu projede, yalnızca bir ay içinde başvuran kadın sayısının bini aşacağını hiç beklemediğini söyleyen Mervet Ez-Zakzuk, şimdi ise Han Yunus kentinin güneyindeki en büyük kamplardan biri olan Selam Kampı’nda bulunan bu güvenli alan için uygun finansman arayışına girdi.

Toplumsal sorunlara eğilen ve doktora derecesine sahip Mervet Ez-Zakzuk, "güvenli alan" fikrinin, Bukra Lana (Yarınımız) adlı okul projesinin devamı niteliğinde ortaya çıktığını belirtti. Mervet Ez-Zakzuk, 20 Ekim 2025 tarihinde, dört bölüm üzerine kurulan ve yaklaşık 900 ailenin yaşadığı Selam Kampı halkına hizmet verecek bir okul kurmaya karar verdiğini anlattı.

Kampta yaşayan çocukların günlerini yemek dağıtım noktalarının ve su tankerlerinin peşinde koşarak ya da boş vakit geçirerek geçirdiğini ifade eden Mervet Ez-Zakzuk, onların eğitim alma ve psikolojik destek görme hakkına sahip olduklarını fark ettiğini, bu nedenle okul projesini hayata geçirerek çocuklara bu imkânları sunmaya başladığını söyledi.

Çocukların eğitiminden kadınların güçlendirilmesine

Mervet Ez-Zakzuk, bu adımı atmasının nedeninin yaklaşık on yıldır kadın hakları ve toplumsal alanda faaliyet yürüten bir aktivist olması olduğunu belirterek, savaş sonrasında ortaya çıkan tabloya kayıtsız kalmasının mümkün olmadığını söyledi. İlk etapta hiçbir finansman olmadan okulu kurduğunu ve başarılı olduğunu aktaran Mervet Ez-Zakzuk, çocuklara psikolojik destek vermeye başladığında onların istikrardan yoksun bir aile ortamından geldiklerini fark ettiğini ifade etti. Bunun üzerine sağlıklı bir neslin yetişebilmesi için işe annelerden başlamaya karar verdiğini belirten Mervet Ez-Zakzuk, çocuklarıyla birlikte anneleri de davet ettiğini ve kadınların güvenli alana gelmeye başlayarak her birinin bireysel psikolojik destek oturumlarına katıldığını anlattı.

Okulu açtığında derslere katılmak isteyen çocukların sayısının kendisini şaşırttığını söyleyen Mervet Ez-Zakzuk, her gün 100 ila 120 çocuğun eğitim almak için başvurduğunu dile getirdi. Bunun da yaklaşık 100 ya da kardeş olan çocuklar nedeniyle biraz daha az sayıda annenin psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğu anlamına geldiğini belirten Mervet Ez-Zakzuk, herhangi bir destekçi olmadan yalnızca bir ay içinde bu kadar çok anne ve çocuğa nasıl ulaşabilecekleri konusunda ciddi bir sorun yaşadıklarını söyledi. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ile Üniversite Mezunları Derneği’ne başvurduklarını ve her iki kurumun da girişimlerine destek verdiğini ifade etti.

Mervet Ez-Zakzuk, bugün ne okulunu ne de "güvenli alan"ı en büyük başarısı olarak gördüğünü belirterek, asıl başarısının burada istihdam edilen 40 kadın çalışan olduğunu söyledi. Bu girişim sayesinde işsiz ve ağır ekonomik koşullarda yaşayan kadınlara düzenli iş ve aylık gelir sağladıklarını vurgulayan Mervet Ez-Zakzuk, bunun yanı sıra şiddet mağduru kadınlara psikolojik destek seansları, kişisel hijyen paketleri ve gıda kolileri ulaştırarak onların güçlenmelerine katkı sunduklarını kaydetti.

Çok katmanlı şiddet

Gazze Şeridi'nde yaşayan kadınlar çok katmanlı şiddetin farklı biçimleriyle karşı karşıya kalıyor. İki yıl boyunca aralıksız süren yıkıcı savaşın ardından kadınlar yalnızca savaşın etkileriyle değil, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve psikolojik şiddetle de mücadele ediyor. Aile içi şiddetin ise kadınların omuzlarındaki en ağır yüklerden biri olduğuna dikkat çeken Mervet Ez-Zakzuk, evleri bombalandıktan sonra zorla yerlerinden edilen kadınların güven duygusunu bütünüyle kaybettiklerini, bu nedenle kapsamlı bir psikolojik rehabilitasyona ve güvenlik ile emniyet kavramlarını yeniden inşa etmeye ihtiyaç duyduklarını vurguladı.

Filistinli kadınların dış dünyadan beklentisinin, onlara sürekli "kahraman" ve "dirençli" sıfatlarının yüklenmesinden vazgeçilmesi olduğunu belirten Mervet Ez-Zakzuk, gerçekte kadınların içten içe büyük bir çöküntü yaşadığını ve mevcut koşullara uyum sağlamaya çalıştığını ifade etti. Bu nedenle güvenli alandaki psikolojik destek programını tek günlük bir etkinlik olmaktan çıkararak “Tatbata” adını verdiği kapsamlı bir programa dönüştürdüklerini aktaran Mervet Ez-Zakzuk, şiddete maruz kalan 500 kadın için sekiz oturumdan oluşan bu program kapsamında kadınlara kriz ve psikolojik baskılarla baş etme yöntemlerinin öğretildiğini, kişisel koruma planları hazırlanarak özsaygılarını ve kendi emeklerine duydukları güveni yeniden kazanmalarının hedeflendiğini söyledi.

Fikrin yaygınlaşması ve toplumsal etkisi

Mervet Ez-Zakzuk, güvenli alan aracılığıyla kadınlara yönelik psikolojik desteğe ilişkin yanlış algıları değiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Psikolojik desteğin yalnızca "zayıf kadınlara" yönelik olduğu yönündeki anlayışı kırmaya çalıştıklarını ifade eden Mervet Ez-Zakzuk, güvenli alanda farklı eğitim ve ekonomik geçmişlere sahip çok sayıda kadını ağırladıklarını söyledi. Ev kadınları, öğretmenler, doktorlar ve üniversite öğretim üyelerinin de ağır yaşam koşulları nedeniyle tükenmişlik yaşadığını ve üretme gücünü kaybettiğini dile getiren Mervet Ez-Zakzuk, "Buraya gelip yardım istemeyi başaran hiçbir kadını zayıf olarak görmüyorum. Aksine, yardım istemek için bu adımı atabilen kadınlar güçlü kadınlardır" dedi.

Mervet Ez-Zakzuk, yalnızca üç ay içinde bin 500 kadına ulaşarak psikolojik destek sunduklarını belirterek, bu deneyimin ardından "güvenli alan" modelinin Gazze Şeridi'ndeki tüm kamplara ve kentlere yaygınlaştırılması gerektiğine inandığını söyledi. Böyle alanların bulunmamasını ciddi bir sorun olarak nitelendiren Mervet Ez-Zakzuk, "Kadınları nasıl yalnız bırakabiliriz? İki yıllık savaş ve ardından gelen altı aylık ağır açlık ile bitmek bilmeyen yorgunluk yetmedi mi?" diye sordu.

Konuşmasının sonunda Gazze'deki her kamp ve yerleşim bölgesinde güvenli alanların kurulmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Mervet Ez-Zakzuk, bunun Gazze'de kadınlara dayatılan ağır yaşam koşullarından kaynaklandığını ifade etti. Bugün Gazze'nin güneyinde yaşayan bir kadının bu merkeze ulaşmasının gidiş-dönüş yaklaşık iki saat sürdüğünü ve bunu kavurucu güneş altında yapmak zorunda kaldığını belirten Mervet Ez-Zakzuk, kent merkezinden gelen kadınlar için ise bu sürenin ve harcanan çabanın iki katına çıktığını söyledi. İhtiyaç sahibi kadınlara zaman zaman ulaşım desteği sağlayabildiklerini ancak bunun kalıcı bir çözüm olmadığını kaydeden Mervet Ez-Zakzuk, ev kadını ya da çalışan olan kadınların çocuklarıyla birlikte kolayca ulaşabilecekleri, yaşadıkları bölgelere yakın güvenli alanlara ihtiyaç duyduklarını sözlerine ekledi.