Uluslararası arenada Filistin'i temsil etmenin hayalini kuruyorlar

Gazze'de savaşın ardından uzuvlarını kaybeden kadınlardan oluşan futbol takımı, yaralanmalara, kayıplara ve toplumsal önyargılara rağmen hayata yeniden tutunuyor. Sporcular uluslararası arenada Filistin'i temsil etmenin hayalini kuruyor.

RAFIF ESLEEM

Gazze - Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan El-Anan Sahası'nda, Filistin Ampute Futbol Derneği himayesinde kurulan kadın ampute futbol takımı, ilk Filistinli kadın ampute milli takımını oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Takım, sakatlıkların üstesinden gelerek Filistin dışında dünyanın farklı ülkelerindeki takımlarla mücadele etmeyi hedefliyor.

Takımın antrenörlerinden Aya el-Osmani, ekibin 2023'te başlayan savaşın ardından kurulduğunu belirterek, sporla ilgilenen çok sayıda genç kadının savaşta kolunu ya da bacağını kaybettiğini söyledi.

Aya el-Osmani, “Neden spor yapmayı bıraksınlar ya da Gazze dışında profesyonel sporcu olma hayallerinden vazgeçsinler diye düşündük. Bunun üzerine onlarla birebir iletişime geçtik, ayrıca derneğin sosyal medya sayfası üzerinden de duyuru yaparak takımı oluşturduk” dedi.

Savaştan önce hiç spor yapmamış kadınların da kendilerine başvurduğunu anlatan Aya el-Osmani, seçmelerin ardından bu kadınların da başarılı performans sergileyebileceklerini gördüklerini ifade etti.

Böylece takımın, savaş öncesinde spor yapan kadınlarla savaş sonrasında eğitilen ve futbola başlayan kadınlardan oluşan karma bir yapıya kavuştuğunu belirten Aya el-Osmani, takımın kuruluş sürecinde en büyük sorunlardan birinin ulaşım olduğunu söyledi. Uygun futbol sahasının Deyr el-Belah'ta bulunmasına karşın oyuncuların büyük bölümünün Gazze kentinde yaşadığını dile getirdi.

 

Toplumsal önyargılar en büyük engellerden biri oldu

Aya el-Osmani, karşılaştıkları en önemli sorunlardan birinin toplumdaki kökleşmiş geleneksel bakış açısı olduğunu belirtti.

Bazı ailelerin kızlarının takıma katılmasını kesin olarak reddettiğini kaydeden Aya el-Osmani, toplumda da “Ampute kızlar nasıl futbol oynayacak?” şeklinde alaycı söylemlerin yaygınlaştığını ifade etti.

Takımı kuranların bu tepkiler karşısında sessiz kalmadığını belirten Aya el-Osmani, futbol oynamak isteyen her oyuncunun ailesiyle görüştüklerini ve onları ikna etmeye çalıştıklarını söyledi.

Toplumsal önyargılara ise kızların elde ettiği başarıların en güçlü yanıt olduğunu dile getirdi.

Oyuncuların seviyelerine uygun antrenman programları hazırlandığını belirten Aya el-Osmani, ilk antrenmanda yalnızca birkaç dakika oynayabilen sporcuların zamanla gelişerek bugünkü seviyelerine ulaştığını anlattı.

Bugün ise en büyük ihtiyaçlarının lojistik destek ve kapalı, uygun spor tesisleri olduğunu söyledi.

Takımın daha fazla antrenman gününe ihtiyaç duyduğunu ifade eden Aya el-Osmani, dernek tarafından forma, top, antrenman konileri ve diğer spor malzemelerinin sağlandığını ancak bunların artık yetersiz kaldığını belirtti.

Oyuncuların en büyük hayalinin 2027 yılında Fransa'da düzenlenecek uluslararası organizasyona katılmak olduğunu vurgulayan Aya el-Osmani, İsrail makamlarının seyahatlerine engel çıkarmamasını umut ettiklerini dile getirdi.

 

Anne, hayatını kaybeden kızının hayalini yaşatıyor

Takıma yalnızca beş hafta önce katılan oyunculardan Şerihan İyd, dernek tarafından davet edildiğini söyledi.

Şerihan İyd’in takıma katılmasının en önemli nedeni ise İsrail saldırısında yaşamını yitiren kızının futbolcu olma hayaliydi.

Kızının bir futbol takımında oynayıp uluslararası başarılar kazanmayı hayal ettiğini anlatan Şerihan İyd, bugün sahaya çıkarak onun yarım kalan hayalini yaşatmaya çalıştığını belirtti.

Dört çocuk annesi olan Şerihan İyd, ailesiyle birlikte sığındığı Ebu Hemise Okulu'na düzenlenen İsrail saldırısında iki kızını kaybettiğini, kendisinin ise bacağını yitirdiğini anlattı.

Ameliyattan önce günlük yaşamının çok daha kolay olduğunu söyleyen Şerihan İyd, şimdi hayatta kalan bir oğlu ve bir kızına bakmak zorunda olduğunu, ancak yolların ve temel hizmetlerin büyük ölçüde yok edildiği Gazze'de hareket etmenin çok zorlaştığını ifade etti.

Bu nedenle acilen Gazze dışına çıkarak protez bacağa kavuşmak istediğini belirten Şerihan İyd, protez kullanan kadınların deneyimlerinin kendisine umut verdiğini söyledi.

Takıma katılmasının hem psikolojik hem de fiziksel açıdan kendisine güç verdiğini ifade eden Şerihan İyd, eskiden koşmayı hayal bile edemezken bugün antrenmanlar sayesinde bunu başarabildiğini belirtti.

Çocuklarıyla yeniden normal bir yaşam sürebilmeyi umut ettiğini sözlerine ekledi.

 

‘Bu deneyim beni daha sosyal biri yaptı’

Kaleci Melak Tuman ise takıma katılma nedeninin kendisi için yeni bir başlangıç yapmak olduğunu söyledi.

Toptan korkmasına rağmen korkusunun üzerine gittiğini belirten Melak Tuman, düzenli antrenmanlar sayesinde bugün takımının kalesinde birçok golü önleyebildiğini ifade etti.

Takımla birlikte geçirdiği sürecin onu daha sosyal biri haline getirdiğini ve kişiliğini geliştirdiğini belirten Melak Tuman, aynı zamanda fiziksel açıdan da önemli beceriler kazandığını söyledi.

Dünyadaki turnuvalarda forma giymeyi hayal ettiğini dile getiren Melak Tuman, sporun Filistin davasını dünyaya anlatmanın önemli yollarından biri olduğunu vurguladı.

Savaş ve engellere rağmen Filistinli kadınların üretmeye ve yaşamlarını sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Melak Tuman, “Sanki engellilik hayatımıza hiç girmemiş gibi yaşamaya devam ediyoruz. Büyük bir güce sahibiz ve yolumuza devam edebiliriz” dedi.

Melak Tuman, son olarak sesinin dünyaya ulaşmasını ve azimlerine yakışır bir destek görmeyi umut ettiğini sözlerine ekledi.