Kürdistan Parlamentosu’nda 34 yıllık mücadele
Dünya Parlamentolar Günü dolayısıyla Kürdistan Parlamentosu'nda kadınların temsilde ve yasama çalışmalarındaki kazanımları öne çıkarken, yeni hükümetin halen kurulamamış olması siyasi belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor.
Silêmanî - Her yıl 30 Haziran’da dünya genelinde kutlanan Dünya Parlamentolar Günü, aynı zamanda 1889 yılında Parlamentolar Arası Birlik’in (IPU) kuruluş yıl dönümüne denk geliyor. Bu özel gün, parlamenter sistemlerin değerlendirilmesi ve parlamentoların halkın haklarını koruma ile demokrasiyi güçlendirmedeki rolüne dikkat çekmek amacıyla anılıyor.
Kürdistan Parlamentosu da bugünü, son yıllarda yaşadığı ciddi siyasi ve hukuki krizlerin ardından yeni bir döneme girerken karşılıyor. Seçimlerin ertelenmesi nedeniyle uzun süre yasama boşluğu yaşayan parlamento, Ekim 2024’te gerçekleştirilen seçimlerle yeniden faaliyete geçti. 2026 yılı itibarıyla bu süreç, parlamentonun meşruiyetinin yeniden tesis edilmesi açısından önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Ancak Kürdistan Parlamentosu’nun tarihi yalnızca siyasi krizlerden ibaret değil. Kurumun 1992’den bu yana en dikkat çekici yönlerinden biri de kadın milletvekillerinin yürüttüğü mücadele ve karar alma mekanizmalarındaki etkinliklerinin giderek artması oldu.
Parlamento'nun kuruluş süreci
Başlangıçta Irak Kürdistan Ulusal Meclisi adıyla kurulan parlamento, 1991 yılındaki Kürt halk ayaklanmasının ardından ortaya çıkan siyasi ve idari boşluğun ürünü olarak doğdu. Baas rejimine karşı gerçekleşen ayaklanmanın ardından Bağdat yönetiminin kurumlarının bölgeden çekilmesiyle Kürdistan Bölgesi'nde yeni bir yönetim modeline ihtiyaç duyuldu.
Bu süreçte Kürdistan Cephesi, devrimci yönetim anlayışından kurumsal ve hukuki yönetime geçme kararı aldı. 19 Mayıs 1992 tarihinde Kürdistan tarihinde ilk kez özgür ve genel seçimler yapıldı. Halk, 100 milletvekili ile Hristiyan azınlığa ayrılan 5 kotadan oluşan toplam 105 sandalyeli parlamentoyu belirledi.
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından 4 Haziran 1992'de Kürdistan Parlamentosu ilk tarihi oturumunu gerçekleştirdi. Milletvekilleri yemin ederek göreve başladı ve Parlamento, ilk icraatlarından biri olarak çalışma usullerini düzenleyen 1992 tarihli 1 sayılı yasayı kabul etti. Aynı yılın Ekim ayında ise federalizmi, Erbil ile Bağdat arasındaki hukuki ilişkinin temel modeli olarak ilan etti.
2022-2024 meşruiyet krizi
Parlamentonun beşinci yasama dönemi 2022 yılında görev süresini uzattı. Ancak Irak Federal Yüksek Mahkemesi, Mayıs 2023'te bu uzatmayı anayasaya aykırı bularak parlamentoyu feshetti. Bu karar, Kürdistan Bölgesi'ni yaklaşık iki yıl süren ciddi bir yasama krizine sürükledi. Seçim yasasında yapılan değişiklikler ve seçim çevrelerinin yeniden düzenlenmesinin ardından 20 Ekim 2024'te altıncı dönem parlamento seçimleri gerçekleştirildi. Böylece yasama organının meşruiyeti yeniden sağlanırken demokratik sürece olan güvenin yeniden tesis edilmesi amaçlandı.
Kadın milletvekillerinin yükselişi
1992 yılında yapılan ilk seçimlerde kadınların temsili oldukça sınırlı kaldı. Toplam 105 sandalyenin yalnızca 5'ini kadın milletvekilleri kazandı. Bu oran yüzde 4,7'ye karşılık geliyordu.
Ancak kadın siyasetçiler ile sivil toplum örgütlerinin uzun yıllar süren mücadelesi sonucunda önemli hukuki değişiklikler yapıldı. 2004 yılında seçim yasasında yapılan düzenlemeyle kadınlar için yüzde 25 kota getirildi. Bu oran 2009 yılında yüzde 30'a çıkarıldı.
Yasal düzenlemeler sayesinde kadın milletvekillerinin sayısı sonraki dönemlerde 111 sandalyeli parlamentoda 33'ün üzerine yükseldi. Beşinci yasama döneminde ise kadınlar Parlamento Başkanlığı ve Parlamento Sekreterliği gibi en üst düzey görevlere seçilerek önemli bir siyasi başarı elde etti.
Yasama alanındaki önemli kazanımlar
Kadın milletvekilleri yalnızca sayısal temsili artırmakla kalmadı, aynı zamanda birçok önemli yasal düzenlemenin hayata geçirilmesinde belirleyici rol oynadı:
“*2011 yılında kabul edilen Aile İçi Şiddetle Mücadele Yasası,
*Kürdistan Bölgesi'nde kişisel statü yasasında yapılan değişikliklerle çok eşliliğin ciddi şekilde sınırlandırılması,
*Kadınların boşanma sürecindeki haklarının güçlendirilmesi,
*Kadın sünnetinin (FGM) suç kapsamına alınması,
*’Namus’ gerekçesiyle işlenen cinayetlerde ceza indirimi sağlayan hükümlerin kaldırılması”
Eleştiriler ve karşılaşılan engeller
Buna karşın kadın milletvekillerinin performansı çeşitli eleştirilere de konu oldu.
Siyasi gözlemciler ve kadın hakları örgütleri, kadın milletvekillerinin önemli bir bölümünün parti disiplininden bağımsız hareket edemediğini, siyasi kriz dönemlerinde kadın haklarından çok parti çıkarlarını öncelediğini savunuyor.
Ayrıca kota sistemiyle parlamentoya giren bazı kadın milletvekillerinin yasama faaliyetlerine yeterince katılmadığı, kanun teklifleri sunmadığı ve genel kurul çalışmalarında sınırlı rol aldığı yönünde eleştiriler bulunuyor.
Uzmanlara göre kadın siyasetçilerin faaliyetlerinin çoğunlukla kadın ve sosyal meselelerle sınırlandırılması; bütçe, petrol ve doğal gaz, ekonomi ile güvenlik gibi temel siyasi dosyalarda yeterince görünür olmamalarına yol açıyor.
İlk kadın milletvekillerinin karşılaştığı zorluklar
1992 yılında parlamentoya giren ilk beş kadın milletvekili, erkek egemen siyasi yapı içerisinde ciddi engellerle mücadele etti. O dönemde parlamentonun yaklaşık yüzde 95'i erkeklerden oluşuyordu. Kadınların siyasi karar alma süreçlerindeki yetkinliği çoğu zaman sorgulanırken, herhangi bir kadın kotasının bulunmaması da temsil imkanlarını önemli ölçüde sınırlandırıyordu.
1994-1998 yılları arasında yaşanan iç savaş ve siyasi istikrarsızlık da kadınların siyaset alanındaki etkisini daha da azaltırken, ekonomik bağımsızlığın zayıf olması ve toplumsal baskılar kadın siyasetçilerin önündeki diğer önemli engeller olarak öne çıktı.
Geleceğe ilişkin belirsizlik
Kürdistan Parlamentosu, Dünya Parlamentolar Günü'nü bu yıl yeni yasama dönemine girmiş olmasına rağmen hükümet kurma sürecindeki belirsizlik gölgesinde karşılıyor.
2024 seçimlerinin üzerinden uzun süre geçmesine rağmen 2026 yılı itibarıyla siyasi partiler yeni kabinenin oluşturulması konusunda henüz uzlaşmaya varabilmiş değil. 34 yıllık parlamenter geçmiş, tüm siyasi krizlere rağmen Kürdistan Parlamentosu'nun demokratik dönüşümün temel kurumlarından biri olmayı sürdürdüğünü gösterirken, özellikle kadın milletvekillerinin elde ettiği kazanımlar parlamentonun en dikkat çekici başarıları arasında gösteriliyor. Bununla birlikte, hükümet kurma sürecinin uzaması ve siyasi tıkanıklığın devam etmesi, bölgenin önündeki en önemli sorunlardan biri olmayı sürdürüyor.