Tunus’ta kadınlar üreme sağlığı hizmetlerine erişemiyor
Tunus’ta kadınlara doğum kontrol yöntemleri ve güvenli kürtaj hakkı tanınmasına rağmen, coğrafi engeller, bilgi eksikliği, toplumsal önyargılar ve bazı sağlık çalışanlarının tutumları kadınların bu hizmetlere eşit erişimini engelliyor.
Tunus - 26 Eylül Dünya Doğum Kontrol Günü ve 28 Eylül Uluslararası Güvenli Kürtaj Günü kapsamında kadınların farkındalık yaratma çalışmaları devam ediyor.
Touhida Ben Cheikh Grubu, Tunus’taki cinsel ve üreme haklarına dikkat çekmek amacıyla bir grup gazeteciyle basın toplantısı düzenledi.
Tunus Anayasası’nın 43. maddesi ve ülkenin yerel yasaları bu hakları açıkça güvence altına almasına rağmen, toplantıya katılanlar bu hakların kullanılmasının önünde çeşitli engeller ile toplumsal bazı bariyerlerin bulunduğunu belirtti. Yasal düzenlemelerin ataerkil düşünce yapısı ve toplumun bu kürtajı “dini alanla ilişkilendirmesiyle” karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Katılımcılar, kadınların bilinçlendirilmesi ve doğru bilginin kadınlara ulaştırılmasında medyanın büyük bir sorumluluk taşıdığını vurgularken, medyanın bu haklarla bağlantılı toplumsal damgalamayı kırmadaki merkezi rolüne dikkat çekti.
Gençler arasında bilgi eksikliği
Katılımcılar ayrıca gençler arasındaki bilgi eksikliğine ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi. Verilere göre Tunus’taki gençlerin dörtte biri doğum kontrol yöntemleri konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Bunun, ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği belirtildi.
Tunus’ta, 1973 yılından bu yana kadınların güvenli kürtaja erişimine olanak sağlayan bir yasa var. Buna göre kadınlar temel sağlık merkezleri ve kamu hastanelerinde ücretsiz ve kimliğini gizli tutarak kürtaj yaptırabiliyor. Ancak sivil toplum, bu hakkın özellikle ülkenin iç bölgelerinde yaşayan tüm Tunuslu kadınlar için fiilen erişilebilir olmadığını belirtiyor.
Touhida Ben Cheikh Grubu Başkanı Hadiya Belhaj, cinsel ve üreme sağlığı programının Tunus’un sosyal ve ekonomik kalkınmasının temel sütunlarından biri olduğunu ve yurttaşlık haklarının kullanılması ile sosyal hizmetlere erişimin temel bir unsuru olduğunu söyledi.
Ülkenin içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşullara rağmen sağlık bütçesinde artış yaşandığını belirten Hadiya Belhaj, sosyal ve sağlık politikalarının aile planlaması ve güvenli kürtaj hizmetlerine erişimin Tunus’un ve gençlerin geleceği açısından temel ve stratejik bir unsur olduğunu dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Hizmetlere erişimin önündeki engeller
Touhida Ben Cheikh Grubu Koordinatörü Hacer Ben Nasır da Tunus’un uzun yıllara dayanan yasal kazanımlara sahip olduğunu ve bu kazanımların kadınlara komşu ülkelere kıyasla doğum kontrol yöntemlerini kullanma ve güvenli kürtaj gibi önemli haklar sağladığını belirtti.
Tüm kadınların bu haklardan eşit şekilde yararlanması gerektiğini ifade eden Hacer Ben Nasır, ancak mevcut durumun özellikle doğum kontrol yöntemleri ve kürtaj hizmetleri başta olmak üzere cinsel ve üreme sağlığı hizmetlerine fiilen erişimin önünde çok sayıda engel bulunduğunu gösterdiğini söyledi.
Coğrafi koşulların bu engellerin başında geldiğini vurgulayan Hacer Ben Nasır, Tunus’un kırsal bölgelerinde yaşayan kadınların kürtaj ve doğum kontrol hizmetleri sunan sağlık merkezlerine kolaylıkla ulaşamadığını ifade etti. Kadınların, maddi imkanlarının karşılayamayacağı kadar uzak mesafeler kat etmek zorunda kaldığını ya da koşullar nedeniyle evlerinden çıkamadığını belirtti.
Sorunun bilgi eksikliği ve farkındalık yetersizliği nedeniyle daha da büyüdüğünü dile getiren Hacer Ben Nasır, Touhida Ben Cheikh Grubu bünyesindeki araştırma grubunun gençlerin doğum kontrol yöntemleri konusundaki bilgi düzeyine ilişkin yaptığı araştırmaya dikkat çekti. Araştırmanın kaygı verici sonuçlara ulaştığını belirten Hacer Ben Nasır, bu yöntemler hakkında hiçbir fikri olmayan gençlerin oranının yüzde 50’yi aştığını, bazı yöntemlerde ise bu oranın yüzde 100’e ulaştığını söyledi.
Kürtaj hizmetleri konusunda da bilgi eksikliğinin önemli bir engel olduğunun altını çizen Hacer Ben Nasır, gençlerin geniş bir kesiminin kürtaja izin veren ve bu hizmeti ücretsiz, gizli ve ayrım gözetmeksizin tüm kadınlara sunan Tunus yasasının varlığından haberdar olmadığını ifade etti. Bu bilgi eksikliğinin, konuya ilişkin toplumsal zihniyet ve yaklaşımlarla bağlantılı diğer sorunlarla birleştiğini belirtti.
Engellerin yalnızca coğrafi koşullar ve bilgi eksikliğiyle sınırlı olmadığını kaydeden Hacer Ben Nasır, bazı sağlık çalışanlarının tutumlarının da sorunun bir parçası olduğunu söyledi. Bazı durumlarda kadınlara hizmet sunulmasının reddedildiğini belirten Ben Nasır, bu engellerin birikmesinin kadınları söz konusu hizmetlere fiilen erişim hakkından mahrum bıraktığını ifade etti.
Hacer Ben Nasır, üreme tercihleri üzerinde söz sahibi olmanın kadınların eğitimlerine devam etmelerine, iş hayatına katılmalarına ve ekonomik bağımsızlık kazanmalarına imkan sunduğunu ifade etti.
Hacer Ben Nasır, konuşmasının sonunda cinsel ve üreme haklarının kadınların bağımsızlığının sağlanması, onurlarının ve ruhsal ve fiziksel bütünlüklerinin korunmasının temel dayanağı olduğunu belirtti.