Gazze’de kanser hastaları için erken teşhis ve kesintisiz tedavi çağrısı

Gazze’de kanser hastası kadınların tedaviye erişimde büyük zorluklar yaşadığını belirten Nura El-Aşi ve Nihaye Cerade, erken teşhisin ve kesintisiz tedavinin önemine dikkat çekerek, kadınların yıl boyunca psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.

RAFIF ESLEEM

Filistin- Gazze Şeridi’nde faaliyet yürüten kurumlar, ekim ayının başlamasıyla birlikte meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla, “Enkaz arasında pembe çiçekler açıyor” ve “Pembe Ekim” sloganlarıyla çeşitli kampanyalar başlattı. Kampanyalar, üç yıldır süren savaş boyunca kadınların hastalığa yol açabilecek radyasyon ve kirleticilere maruz kalması ve kanser vakalarında belirgin bir artış yaşanması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.

Gazze Şeridi’ndeki Toplum Kalkınma ve Medya Merkezi yönetimi temsilcisi Nura El-Aşi, ekim ayının dünya genelinde meme kanseri farkındalığına ayrıldığını belirtti.

Gazze’de de her yıl olduğu gibi kadınları meme kanserinin riskleri ve sonuçları konusunda bilinçlendirmek için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Nura El-Aşi, erken teşhisin yanı sıra kendi kendine muayenenin de hastalığın erken aşamada fark edilmesi ve ciddi sonuçlarının önlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Nura El-Aşi, farkındalık çalışmalarının kampanyalar ve kısa mesajlar aracılığıyla sürdürüldüğünü kaydetti.

Erken teşhisin önemi ele alınacak

Nura El-Aşi, merkezin farkındalık kampanyasını dijital medya üzerinden başlattığını belirtti. Gazze Şeridi’ndeki hastanelerden birinde kanser hastası kadınlara yönelik psikolojik destek oturumu düzenlemeyi planladıklarını aktaran Nura El-Aşi, savaşın yıkıma uğrattığı kentte çalışan kadın gazetecilere yönelik eğitim oturumlarının da gerçekleştirileceğini söyledi. Nura El-Aşi, merkez tarafından ay boyunca Gazze Şeridi genelinde düzenlenecek atölye ve oturumlarda erken teşhisin öneminin de ele alınacağını kaydetti.

Gazze Şeridi’ndeki kadınların hava, su ve toprak kirliliği nedeniyle yaşadığı zorlukların sürdüğünü belirten Nura El-Aşi, toprağın özellikle kadınlarda kanser vakalarının artmasına yol açabilecek düzeyde radyasyon biriktirdiğine dikkat çekti. Nura El-Aşi, hastalığın erken aşamada tespit edilerek kontrol altına alınması ve vücudun diğer bölgelerine yayılmasının önlenmesi için erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sözlerinin sonunda merkezin karşılaştığı zorlukların başında sarı hattın yakınında yaşayan kadınlara ulaşmanın geldiğini belirten Nura El-Aşi, şöyle konuştu:

“Sarı hattın yakınında yaşayan bazı kadınlara ulaşmakta zorlanıyoruz. Bu hat, ekip üyelerimizin yaşamı açısından tehlike oluşturduğu için bu kadınlarla iletişim kuruyor ve onları merkeze gelmeye teşvik ediyoruz. Kadınlar ulaşım konusunda da zorluk yaşıyor. Bazıları ise hastalığı bir utanç kaynağı olarak görüyor, toplumun kendilerine yönelik bakışından korkuyor veya diğer kadınlar tarafından dışlanmaktan çekiniyor. Bu nedenle sağlık hizmetlerinden yararlanmaya isteksiz davranıyorlar. Savaşın ardından bu sorun daha da ağırlaştı. Kanser hastası kadınların tedavilerini kesintiye uğramadan tamamlayabilmeleri için tıbbi sevk işlemlerinin kolaylaştırılması gerekiyor.”

‘İsrail’in tedavi biçimlerini engellemesi sürekli bir sorun oluşturuyor’

 

Kanser Hastalarına Bakım Vakfı “Basmet Emel”in halkla ilişkiler sorumlusu Nihaye Cerade ise, kanser hastası kadınların yıl boyunca sürekli psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. Vakfın meme kanseri farkındalık ayı kapsamında hem kanser hastası kadınlara hem de hasta olmayan kadınlara yönelik çeşitli bakım etkinlikleri düzenlediğini söyleyen Nihaye Cerade, “Farkındalık çalışmalarımızda erken teşhisin önemine ve kadınların sağlıklarını düzenli olarak takip etmeleri gerektiğine odaklanıyoruz” ifadelerinde bulundu.

Vakıf olarak hastalara özellikle tıbbi alanda çeşitli hizmetler sunmaya özen gösterdiklerini kaydeden Nihaye Cerade, “Bu hizmetler arasında düzenli muayeneler, tedavi dozlarının sağlanması, kampta konaklama, yiyecek, giyecek ve kişisel temizlik malzemelerinin temini yer alıyor. Ancak İsrail güçlerinin özellikle tedavi olmak üzere bazı destek biçimlerini engellemesi sürekli bir sorun oluşturuyor. Hastaların bu zor koşullarda yalnız kalmaması için kampta kendilerine eşlik eden kadın ya da erkek refakatçileri de ağırlıyoruz” sözlerine yer verdi.

‘Savaş öncesinde kanser hastası kadınların sayısı 11 bine ulaşmıştı’

Kadınların kansere yakalanıp yakalanmadıklarını öğrenmek için muayene yaptırmakta büyük zorluklarla karşılaştığını dile getiren Nihaye Cerade, “Bazıları aylarca beklemek zorunda kalıyor. Tedaviye ya da tıbbi sevk belgesine ulaşamadan yaşamını yitiren onlarca kadın var. Savaş öncesinde kanser hastası kadınların sayısı 11 bine ulaşmıştı, ancak bugün bu sayıyı belirlemek mümkün değil” dedi.

Psikolojik etkenlerin de kanser hastası kadınların sayısındaki artışta önemli bir rol oynadığının altını çizen Nihaye Cerade, bazı ilaç türlerinin Gazze’ye girişinin tamamen engellendiğine dikkat çekti. Tüm kadınlara erken muayene yaptırmaları çağrısında bulunan Nihaye Cerade, “Kanser hastası kadınlara da herkesin yanlarında olduğunu ve onları desteklediğini söylemek istiyoruz. Ancak kadınların buna kendilerinin de inanması gerekiyor. İrade, hastalığı uzaklaştırır ve vücudun diğer bölgelerine yayılmasını önler” ifadelerini kullandı.