Piyano eğitmeni Şeyma Semîsem, Iraklı kadınları müzikle buluşturuyor

Irak’ta farklı yaş gruplarından öğrencilere piyano eğitimi veren Şeyma Semîsem, müziği yalnızca bir beceri değil, aynı zamanda özgüveni ve kişisel gelişimi destekleyen bir alan olarak görüyor.

RAJA HAMİD RASHİD

Bağdat- Müzik öğrenme yolculuğu yalnızca bir enstrüman çalma becerisi kazanmakla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda özgüvenin geliştirilmesini ve denemeyi, öğrenmeyi sürdürmeyi teşvik eden bir ortamın oluşturulmasını da kapsıyor. Piyano eğitmeni Şeyma Semîsem ile eğitim alan kadınların deneyimleri, bu yolculuğun bir yönünü ortaya koyuyor. Müzik öğrenme fırsatlarını genişletmek amacıyla Mecd Müzik Enstitüsü’nde piyano eğitmenliği yapan Şeyma Semîsem, kadınlara ve kız çocuklarına eğitim vererek müzik becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyor. Şeyma Semîsem’in bu çabası, piyano çalmayı öğrenme hayalinin gecikmeli olarak gerçekleştiği kişisel deneyimine dayanıyor.

Şeyma Semîsem, piyano çalmayı öğrenmeye 20 yaşında başladığını ve Iraklı piyanist Saad Hikmet’ten ders aldığını belirtti. Irak Radyo ve Televizyonu’nun profesyonel piyanist olarak Saad Hikmet’ten yararlandığını aktaran Şeyma Semîsem, daha sonra o dönemde Makam Araştırmaları Enstitüsü müdürü olan orkestra şefi Salim Abdülkerim’in yanında müzik eğitimine devam ettiğini söyledi. Şeyma Semîsem, 1988 yılında eğitimini sürdürürken Salim Abdülkerim ile birlikte müzik eğitmeni olarak çalışmaya başladığını ve hem öğretmen hem de öğrenci rollerini bir arada üstlenmenin kendisi için zorlayıcı bir deneyim olduğunu ifade etti.

Hayatının dönüm noktası

Kefah Mecd ile iş birliği yapmak, Şeyma Semîsem’in meslek yaşamındaki önemli dönüm noktalarından biri oldu. Kefah Mecd, Şeyma Semîsem’e Mecd Müzik Enstitüsü’nde piyano eğitmeni olarak çalışma fırsatı sundu. Şeyma Semîsem, Irak toplumunda bazı genç kadınların bir kadından eğitim almayı daha kolay kabul edebileceğini belirterek, bunun toplumsal çekinceleri aşmalarına ve müzik eğitimine katılmalarına yardımcı olabileceğini kaydetti.

Yedi yıldır enstitüde çalıştığını ve yaklaşık 15 yıldır piyano eğitmenliği yaptığını kaydeden Şeyma Semîsem, enstitüde piyano derslerinin yanı sıra keman, ud, gitar, santur ve kanun gibi farklı enstrümanların eğitimlerinin de verildiğini aktardı. Teorik bilgi ile uygulamayı bir araya getiren Şeyma Semîsem, “Öğrencilerime nota okumayı ve parmaklarını doğru kullanma tekniklerini öğretiyorum. Öğrencilerimle istişare ederek seçtiğimiz müzik parçaları üzerinde de çalışıyoruz. Okul öncesi yaştaki çocuklardan 50’li ve 60’lı yaşlarındaki kişilere kadar farklı yaş gruplarından öğrencilere eğitim veriyorum” ifadelerinde bulundu.

‘Kadınların varlığı giderek artıyor’

Şeyma Semîsem, teknolojinin ve dijital medya platformlarının müziği tanıma ve öğrenme konusunda yeni fırsatlar sunduğunu, kadınların enstrüman çalma ve müzik eğitimi alanındaki deneyimlerini görünür kıldığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Santur sanatçısı Cumane El-Beyati’yi ve dijital mecralarda şan ve enstrüman dersleri veren Arap kadınlarını örnek gösterebiliriz. Kadınların bu mecralardaki varlığı giderek artıyor. Mesleğimde karşılaştığım zorluklar da var. Bunların başında ailevi sorumluluklarımla kendimi geliştirme çabamı dengelemek geliyor. Bu yükümlülükleri bir arada yürütmek kolay değil. Müzik dışında felsefe, psikoloji, sosyoloji ve ekonomi gibi farklı alanlarda da bilgimi genişletmeye özen gösteriyorum. İsveç merkezli Ulf Palm Örgütü’nün desteklediği Çocuk Kütüphanesi girişiminde iki yıl boyunca yer aldım. Son üç yıldır da Irak’taki okullarda dersler veriyorum. Hayallerimden biri, hem eğitim müfredatında yer alan hem de müfredat dışında kalan çocuk şarkılarına besteler yapmak. Bu şarkıların dostluk, doğa sevgisi, hayvanlara özen gösterme ve hoşgörü gibi değerleri taşımasını istiyorum.”

Çocuk şarkılarının kişilik gelişiminde önemli bir rol oynadığının altını çizen Şeyma Semîsem, Irak’ta bu alana daha fazla önem verilmesini umduğunu ve böylece çocukların küçük yaşlardan itibaren müziği tanıma ve müzikle etkileşim kurma fırsatlarının artmasını hedeflediğini dile getirdi.

Özgüveni güçlendiren bir süreç

Müzik kursiyerlerinin deneyimleri, müzik öğrenmenin beceri kazanmanın yanı sıra özgüveni güçlendiren bir sürece dönüşebileceğini gösteriyor. Bu deneyimlerden biri de üstün yetenekli öğrencilerin eğitim gördüğü okullardan birinde öğrenim gören Mey Selam’a ait.

Mey Selam, eğitmeni Şeyma Semîsem ile ilişkisinin samimiyet ve esneklik üzerine kurulu olduğunu belirterek, tekrar tekrar çalışmanın ve alıştırmaları yeniden yapmanın kendi öğrenme hızına göre ilerlemesini sağladığını ifade etti. Mey Selam’ın deneyimi, eğitmen ile kursiyer arasındaki ilişkinin önemini de ortaya koyuyor. Dersler yalnızca teknik beceriler kazandırmakla sınırlı kalmıyor, öğrenmeyi ve gelişmeyi sürdürmeye teşvik eden destekleyici bir ortamın oluşmasına da katkı sunuyor.

Şeyma Semîsem’e göre enstrüman çalmayı öğretmek, parmak hareketlerine dayalı mekanik bir eğitimden ibaret değil. Bu deneyim, kişinin karakterine ve yaşamla kurduğu ilişkiye de yansıyabiliyor. Şeyma Semîsem, bir insana herhangi bir enstrüman çalmayı öğretmenin onun düşüncelerini ve kişiliğini yeniden düzenlemesine, duygularında ve insanlığında denge ve incelik geliştirmesine katkı sunduğunu düşünüyor.