Tunus eleği sanatsal dokunuşla yeniden yorumlanıyor

Tunuslu zanaatkar Dua Ceradi, geleneksel Tunus eleğini sanatsal dekorasyon ürünlerine dönüştürerek hem kültürel mirası yaşatıyor hem de yok olma tehlikesi altındaki bu zanaatı geleceğe taşımayı amaçlıyor.

İHLAS HAMRUNİ

Tunus - Genç Tunuslu zanaatkar Dua Ceradi, geleneksel el sanatlarını çağdaş bir anlayışla yeniden yorumlayarak Tunus kültürel mirasını yaşatmayı hedefliyor. Uzun yıllar boyunca Tunusluların günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası olan geleneksel Tunus eleğini sanatsal bir dekorasyon ürününe dönüştüren Dua Ceradi, bu çalışmasıyla hem kültürel mirası koruyor hem de ona yeni bir kimlik kazandırıyor. Böylece gelenek ile yaratıcılığı buluşturan Dua Ceradi, geleneksel bir el sanatını kültürel ve sanatsal bir projeye dönüştürüyor.

Dua Ceradi, elekle kurduğu bağın tesadüf olmadığını belirterek, bu geleneksel objenin Tunus halkının ortak hafızasında önemli bir simgesel değere sahip olduğunu söyledi. Eleğin eski gelenek ve inanışlarda sıkça yer aldığını ifade eden Dua Ceradi, geçmişte bazı insanların onun olumsuz enerjiyi uzaklaştırdığına ve güzel şeyleri muhafaza ettiğine inandığını aktardı. Bu inancın kendisine ilham verdiğini belirten Dua Ceradi, "Neden eleği hem estetik yönünü öne çıkaran hem de sembolik değerini koruyan bir sanat eserine dönüştürmeyelim?" düşüncesiyle yola çıktığını dile getirdi.

Eleği geleneksel kullanım alanının dışına çıkardı

Dua Ceradi, bu düşüncenin kendisini eleği geleneksel kullanım alanının dışına çıkararak yeni bir biçimde sunmaya yönelttiğini belirtti. Eleği, sahiplerinin isimlerini, kendilerine özel ifadeleri ya da seçtikleri motifleri taşıyan dekoratif bir parçaya dönüştürdüğünü söyleyen Dua Ceradi, her çalışmasının diğerinden farklı olmasına özen gösterdiğini vurguladı. Dua Ceradi, "Benim için her eleğin kendine özgü bir hikayesi ve büyüsü var. Çünkü onun her ayrıntısını sahibinin kişiliğine ve isteklerine göre şekillendiriyorum; renklerinden motiflerine ve yazılarına kadar" dedi.

Hazır kalıplar kullanmadığını aktaran Dua Ceradi, her müşterisiyle istediği tasarımı ve tercih ettiği renkleri ayrıntılı olarak görüştüğünü, ardından çalışmayı tamamen onun zevkine uygun şekilde hazırladığını ifade etti. Dua Ceradi, “Böylece ortaya çıkan her eser, sahibinin kimliğini ve kişisel izlerini taşıyan özgün bir sanat eserine dönüşüyor” diye belirtti.

Üretim sürecinin ilk olarak orijinal bir Tunus eleğinin seçilmesiyle başladığını anlatan Dua Ceradi, modern alternatifleri kullanmayı reddettiğini ve kültürel mirasın korunmasının öncelikle özgün malzemenin yaşatılmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Daha sonra özellikle süslemeler olmak üzere gerekli tüm unsurları hazırladığını belirten Dua Ceradi, tasarım, montaj, dikiş ve yazı aşamalarının ardından tüm parçaları büyük bir titizlikle bir araya getirerek eleği bütünlüklü bir sanat eserine dönüştürdüğünü söyledi.

‘Amacım mirası değiştirmek değil, onu yeni bir bakış açısıyla görünür kılmak’

Her zanaatkarın kendine özgü bir çalışma yöntemi olduğunu belirten Dua Ceradi, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben geleneksel eleğe saygıyı esas alan ve onun özüne dokunmadan sanatsal bir dokunuş ekleyen bir yaklaşım benimsedim. Amacım mirası değiştirmek değil, onu yeni bir bakış açısıyla görünür kılmak. En büyük sıkıntımız, geleneksel Tunus eleğini artık çok az sayıda zanaatkarın üretiyor olması. Bu durum, bu zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Bu nedenle bu sanatın devamlılığını korumak amacıyla yalnızca orijinal Tunus eleğiyle çalışmaya özen gösteriyorum. Daha fazla zanaatkarın yeniden elek üretimine yönelmesini umut ediyorum. Böylece bu gelenek Tunus kültürel mirasının bir parçası olarak yaşamaya devam edebilir.”

Çalışmalarının büyük bölümünü Tunus’un kültürel mirasından ilham aldığını sözlerine ekleyen Dua Ceradi, “Özellikle geleneksel motifler ile Tunus cübbesi ve diğer geleneksel kıyafetlerde kullanılan işlemeler benim için önemli bir esin kaynağı. Ancak aynı zamanda sanatsal hayal gücüme de geniş bir alan tanıyorum. Çünkü bir esere özgünlüğünü kazandıran ve onu farklı zevklere hitap eder hale getiren şey, gelenek ile yeniliği bir araya getirmektir" şeklinde konuştu.

‘Markamın kültürel mirasını temsil eden bir simgeye dönüşmesini istiyorum’

Eleği dekoratif bir objeye dönüştürme fikrinin başlangıçta alışılmışın dışında karşılandığını ve birçok kişinin bu fikre şaşırdığını kaydeden Dua Ceradi, ancak insanların eleğin yeni görünümünü gördükten sonra çalışmalara büyük ilgi gösterdiğini söyledi. Zamanla Tunus'ta talebin arttığını ve yurt dışından da siparişler almaya başladığına dikkat çeken Dua Ceradi, bunun Tunus'un geleneksel el sanatlarının hem korunup hem de geliştirilmesi halinde uluslararası alanda da ilgi görebileceğinin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.

En büyük hayalinin kendi markasının hem Tunus'ta hem de yurt dışında tanınması olduğunu söyleyen Dua Ceradi, Tunus eleğinin dünyanın farklı ülkelerine ulaşarak ülkesinin kültürel mirasını temsil eden bir simgeye dönüşmesini istediğini belirtti. Tunus'un daha fazla ilgi ve desteği hak eden çok sayıda geleneksel zanaata sahip olduğunu vurgulayan Dua Ceradi, bu mirasın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, geleneksel zanaatların ülkenin kimliğinin ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu, bu nedenle gelecek nesillere aktarılması gerektiğini dile getirdi.