Savaşın ortasında ‘Barışın Fırçası’: Filistinli kadınlar umudu resmetti
Gazze’de üç yıldır süren savaşın yıkımına karşı 22 kadın sanatçı, “Barışın Fırçası” sergisinde 30 eserle barış, yaşam ve özgürlük özlemini tuvale taşıdı.
REFIF ESLEEM
Filistin - Filistinli Kadın Mezunlar Derneği, 22 kadın sanatçının katılımıyla “Barışın Fırçası” adlı sanat sergisini düzenledi. Sanatçılar, “Genç kadınlar fırçalarıyla umut ve barışı çiziyor” sloganıyla düzenledikleri sergide, duygu dünyalarını, vatanı sevgisini ve barışa olan özlemlerini ifade ettikleri eserlerini sergiledi.
22 kadın 30 eser
Üniversite Mezunları Derneği Programlar Müdürü Hayfa Şahbir, “Barışın Fırçası sergisi, Avrupa Birliği ve Fransız Vakfı tarafından finanse edilen, Filistinli Çalışan Kadınlar Kalkınma Derneği’nin de yer aldığı ‘Barışın İnşacısı Genç Kadınlar’ projesinden doğdu. Bu girişimin amacı Filistin kimliğini, direnişi ve toplumsal barışı güçlendirmektir. Sergiye 22 genç kadın katıldı ve 30 eser üretildi. Her biri, barış ve güven içinde yaşama dair kendi bakışını ve hayalini eserine yansıttı. İçinden geçtiğimiz ağır koşullar, yükler ve baskılar nedeniyle ‘Barışın Fırçası’nın sağladığı gibi sanat eğitimi ve psikolojik destek sunan alanların oluşturulması önemli hale geldi” dedi.
‘Fırçanın tercümana ihtiyacı yoktur’
Sergiyi ziyaret eden plastik sanatlar sanatçısı Tehani Sekik, sanatçıların yaşlarının ötesinde bir cesaretle konuşmalarını belirterek, “Belki de bunun nedeni üç yıldır savaşta yaşadıklarıdır. Korku ortadan kalktı, yerini cesarete ve kendilerini açıkça ifade etmeye bıraktı. Henüz başlangıç aşamasındalar ancak düşüncelerini son derece etkileyici bir şekilde ortaya koymuşlar. Sanat, yurttaşın kendisini ifade eden dilidir. Fırçanın tercümana ihtiyacı yoktur. Bu nedenle dünyaya ulaşan bütün mesajlar açıktır; yoruma ya da abartıya ihtiyaç duymaz” diye belirtti.
Saka kuşu ve Filistin bayrağı
Sergiye iki eserle katılan sanatçı Neda El Kuka ise, “İlk eserimin adı ‘Ruhun Kök Salışı’, ikincisinin adı ise ‘Doğuş’. İlk eser, Filistinli kadının toprağa ve kimliğe bağlılığının dilidir.
Çünkü kadın üç yıllık savaş boyunca acı çekti, hala acı çekiyor ve buna rağmen başladığı yolu sürdürüyor. Eserde gelincik çiçeğine de yer verdim. Çünkü gelincik, Filistin’in topraklarında ve kırlarında kendiliğinden yetişen yabani bir çiçektir. Kadın da böyledir” ifadelerini kullandı.
Eserleri hakkında bilgi vermeye devam eden Neda El Kuka, “Doğuş” adlı eserinde ise kuşlar arasında Filistin bayrağının renklerine en yakın renklere sahip olduğu için saka kuşunu seçtiğini ve yanına reyhan çiçeğini yerleştirdiğini söyledi.
Neda El Kuka, “Çalışmalar sırasında çeşitli zorluklarla karşılaştım. İsrail güçleri yanıcı özellik taşıyan her türlü malzemenin girişini engelliyor. ‘Barışın Fırçası’ bize içimizdekileri ve önümüzdeki günlerde gerçekleşmesini hayal ettiğimiz şeyleri ifade etme fırsatı verdi. Özellikle sanat, melodiye benzeyen ve herkesin anlayabildiği bir dildir. Resmin ‘Bırakın yaşayalım’ demesinin önemi de buradan geliyor” dedi.

Duygularını çizerek ifade ediyorlar
“Bir Vatanın Hafızası” adlı eserle sergiye katılan İnas El Reis, “Sergiye, sanat aracılığıyla kendimin bir parçasını ifade etmek ve sanat çalışmamı bir grup insanla paylaşmak için katıldım” dedi.
Sanatçı Esma Avad ise, “Sergiye, bir grup kadın sanatçının çabalarıyla düzenlendiği için katıldım. Kendi bakış açımı ‘Yeniden Doğuş’ adlı eserimle ortaya koydum. Eserde acıyı anlatmak için kafatası ve kuraklık imgelerini kullandım. Başka bir sahnede ise bunlar, içinden yeni bir ruhun ve mutluluk yaratan bir umudun filizlendiği bir kadına dönüşüyor. ‘Barışın Fırçası’ benim için, fırçamın izini tuvale her yansıttığımda hissettiğim rahatlık ve huzur anlamına geliyor” şeklinde konuştu.
Sanatçı Melek Ka'bar da eserlerinde 7 Ekim’de başlayan savaşın izlerini yansıttığını belirtti. Sanatçı, “ ‘Zaman Durduğunda’ adlı eserimde yalnızca iki malzeme kullandım: Kömür ve kağıt. Eserimde yer alan pusula hayatın durmasını, kadın içinde yaşadığım toplumu, zeytin ağacı ise kökünden sökülmüş ve üzerinde örümcek ağı oluşmuş olmasına rağmen toprağıma olan aidiyetimi temsil ediyor. Sanat bütün zorlukların üstesinden gelir ve bu eserler aracılığıyla izleyicileri ve insanları mutlu eder. Aynı zamanda bana psikolojik destek sağladı ve eski benliğime dönmemi sağladı” diye belirtti.
‘Bu başarı için onları alkışlamayı seçtim’
Sergiyi ziyaret eden Leyla El Caidi, “Sergiye kızımı ve sergiye katılan bütün genç kadınları desteklemek için geldim. Filistinli kadınların direnişinin eserler aracılığıyla somutlaştırılması ve Nekbe’den bugüne uzanan mücadelelerinin kayıt altına alınması çok güzel. İsrail saldırılarında öldürülen üç çocuğumun acısını taşıyorum ve yüreğim kederle dolu. Buna rağmen bugün kültürel mirasımı temsil eden geleneksel kıyafetimi giymeyi, genç kadınların yanında durmayı ve ortaya koydukları bu başarı için onları alkışlamayı seçtim” dedi.