‘Kürtçe halk deyişleri yazılı hale getirilmeli’

Cizîr Kantonu’nun Amûdê ilçesinde yaşayan Şehnaz Çolî, Kürt tarihinin halk deyişleri açısından zengin bir kültüre sahip olduğunu ancak kaybolmaması için yazılı hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

SORGÜL ŞÊXO

Amûdê – Kuzey ve Doğu Suriye’nin Cizîr Kantonu’nun Amûdê ilçesinden Şehnaz Çolî, her dönemin kendine özgü halk deyişleri olduğunu anlattı. Deyişlerin sözlü olarak kuşaktan kuşağa aktarılarak bugüne kadar geldiğini ancak binlerce deyişin ise unutulduğunu belirten Şehnaz Çolî, Kürt tarihinin de halk deyişleri açısından zengin bir kültüre sahip olduğunu vurguladı.

Kadınlarla ilgili cinsiyetçi deyişlere işaret ederek, “Jin dara riziyayî ye” örneğini veren Şehnaz Çolî, bu deyişle kadınların zayıf olarak yansıtıldığını buna benzer deyişleri, sözleri yeniden düzenlediğini söyledi. Halk deyişlerinin yer aldığı kitap gibi çalışmaların çok az olduğunu belirten Şehnaz Çolî, "Bizler şimdi toplumdan, öğrencilerden, dedelerimizden, nenelerimizden bu deyişleri duyuyoruz. Ben deyişleri çocuklarıma, torunlarıma aktarıyorum ve onlar da günlük yaşamlarında kullanıyorlar. Böylece deyişleri aktarmış oluyoruz” diye konuştu.

‘Evlerimiz yüzlerce hikayeden oluşan gizli hazine’

Kürt edebiyatçılarının sözlü tarih olan halk deyişlerini toplayarak kitap haline getirmesi gerektiğini belirten Şehnaz Çolî, “Edebiyatımızı ve kültürümüzü kaybetmemeliyiz. Dedelerimizin ve nenelerimizin yaşadığı evler, yüzlerce hikâyeden oluşan gizli bir hazinedir. Bu evlerde yaşanmışlıklar, tarihi bilgiler ve deyişler vardır. O evin torunları sadece dinlemekle kalmamalı, aynı zamanda yazıp geleceğe taşımalıdır" dedi.