Sudanlı kadın gazeteciler hedefte: En az 680 ihlal belgelendi
Sudan’da çatışmaların başlamasından bu yana kadın gazetecilerin öldürme, gözaltı, zorla kaybetme, fiziksel şiddet gibi çok sayıda ihlalle karşı karşıya kaldığını belirten İman Fadl El Seyyid, sendikanın en az 680 ihlal vakasını belgelediğini söyledi.
MERVAT ABDÜLKADİR
Sudan- Sudan’da devam eden çatışmaların ortasında onlarca trajik hikaye kamuoyuna ulaşırken, yüzlercesi ise sessizliğe gömülmüş durumda. Anlatılan her haberin ardında çatışmanın yükünü taşıyan kadınlar bulunurken, bu hikayeleri ağır risklere rağmen dünyaya aktarmaya çalışan kadın gazeteciler de giderek hedef haline geliyor. Nisan 2023’ün ortasında çatışmaların başlamasından bu yana gazeteciler, gerçeklerin gizlenmesi ve kamuoyunun bilgiye ulaşmasının engellenmesi amacıyla sistematik biçimde hedef alındı. Kadın gazeteciler ise seslerini susturmak ve mesleklerini yapmalarını engellemek amacıyla çeşitli ihlallere maruz kaldı. Gazeteci Halime İdris’in, gelişmeleri takip ettiği sırada Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından katledilmesi, bu saldırıların en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
Çok sayıda ihlal belgelendi
Bazı kadın gazeteciler “karşı tarafla iş birliği yapmak” suçlamasıyla gözaltına alınırken, çalışma izinleri iptal edildi ve mesleklerini yapmaları engellendi. Sudan Gazeteciler Sendikası ile Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından hazırlanan ortak raporda; öldürme, keyfi gözaltı, zorla kaybetme, işkence ve cinsel şiddetin yanı sıra bilgiye erişimin engellenmesi ve gazetecilik faaliyetlerinin suç sayılması gibi çok sayıda ihlal belgelendi. Geçtiğimiz mart ayında HDK, Nyala kentinde kadın örgütleri tarafından kadın hakları konusunda düzenlenen bir çalıştaya katıldıkları gerekçesiyle çok sayıda kadın gazeteciyi gözaltına aldı. Bunlardan üçü hala gözaltında tutuluyor. Sudan Gazeteciler Sendikası’nın serbest bırakılmaları yönündeki çağrılarına rağmen üç kadın, herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeden veya mahkeme karşısına çıkarılmadan tutulmaya devam ediyor.
Kadınlar sistematik olarak hedef alınıyor
Konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulunan Sudan Gazeteciler Sendikası Özgürlükler Sekreterliği üyesi İman Fadl El Seyyid, kadın gazetecilere yönelik ihlallerin boyutunu ve sendikanın koruma çalışmaları kapsamında belgelediği vakaları anlattı. Gazetecilerin genel olarak çatışmanın her iki tarafı tarafından sistematik biçimde hedef alındığını belirten İman Fadl El Seyyid, bu nedenle gazetecilerin kendilerinin ve ailelerinin güvenliğini sağlamak amacıyla seyahat ederken kimliklerini gizlemek zorunda kaldığını ifade etti. İman Fadl El Seyyid, çok sayıda gazetecinin kontrol noktalarında kimlikleri tespit edildikten sonra gözaltında katledildiğine dikkat çekti.
Kadın gazeteciler gözaltına alınıyor
Kadın gazetecilerin maruz kaldığı ihlallere de değinen İman Fadl El Seyyid, kadın gazetecilerin suikast, zorla kaybedilme ve uzun süreli gözaltının yanı sıra kısa süreli gözaltı ve tutuklamalara maruz kaldığını belirtti. Gözaltı koşullarının son derece kötü olduğunu dile getiren İman Fadl El Seyyid, gözaltı merkezlerinde temel sağlık ve çevre koşullarının dahi bulunmadığını, salgın hastalıkların yaygın olduğunu ve bunun gözaltındaki kadınların yaşadığı mağduriyeti daha da artırdığını söyledi.
‘En az 680 ihlal vakasını belgeledik’
Sendikanın çatışmaların başlamasından bu yana çatışmanın her iki tarafının gerçekleştirdiği ihlalleri izlemeye ve belgelemeye başladığını belirten İman Fadl El Seyyid, sözlerine şöyle devam etti:
“Ayrıntılı raporlar hazırlayarak suikast, gözaltı, zorla kaybetme ve tehditlerin de aralarında bulunduğu en az 680 ihlal vakasını belgeledik. Bu kapsamda, komşu ülkelerde mülteci olarak bulunan gazetecilere yönelik baskılar ve medya platformlarına yönelik müdahaleler gibi sınır ötesi ihlalleri de kayıt altına aldık. Bir kadın gazeteci, evine girmeye çalıştığı sırada saldırıya uğradı. Telefonuna ve tabletine el konuldu, tehdit ve şantaja maruz bırakıldı, eli kırıldı. Tehditler yalnızca gazeteciyle sınırlı kalmadı. Telefonunda bulunan kendisine ve çocuklarına ait kişisel fotoğraflar şantaj ve tehdit amacıyla kullanıldı. Ayrıca telefonunda bilgileri bulunan diğer kişiler de tehdit edildi.”
Kadın gazeteciler taciz edildi, cinsel saldırıya maruz kaldı
Kadın gazetecilere yönelik dijital tehditlerinde giderek arttığını aktaran İman Fadl El Seyyid, bu tehditlerin kadın gazeteciler üzerinde baskı oluşturmak ve onları kendi kendilerine sansür uygulamaya zorlamak amacıyla kullanıldığını ifade etti. Cinsel ihlallere de değinen İman Fadl El Seyyid, bazı kadın gazetecilerin taciz ve cinsel saldırıya maruz kaldığını, sendikanın bu vakaların bir bölümünü belgelediğini aktardı. Ancak mağdurların toplumsal damgalanma ve güvenlik endişeleri nedeniyle yaşadıklarını açıklamaktan çekindiğini belirten İman Fadl El Seyyid, gerçek ihlal sayısının belgelenen vakalardan çok daha fazla olduğunu söyledi. İman Fadl El Seyyid, bazı medya kuruluşlarının da kadın gazetecilerin güvenliğini korumak amacıyla bu olayları isim vermeden haberleştirdiğini sözlerine ekledi.
‘Yasa gazetecileri susturmak için kullanılıyor’
Sudan’daki Bilişim Suçları Yasası’na değinen İman Fadl El Seyyid, “Yasa gazeteciler üzerinde baskı kurmak için kullanılıyor. Yetkililer bu yasayı gazetecilerin üzerinde bir Demokles’in kılıcı gibi tutuyor. Yasa, dijital ortamda hakaret ve benzeri suçlarla mücadele amacıyla uygulanması gerekirken, özellikle kadın gazeteciler hakkında yayın suçlamaları üzerinden basın özgürlüğünü kısıtlamak ve gazetecileri susturmak için kullanılıyor. Gazeteci Hacer Süleyman da kısa süre önce bu yasa kapsamında gözaltına alındı. Hacer Süleyman hakkında çok sayıda şikayet başvurusu yapıldı ve ardından evine baskın düzenlenerek gözaltına alındı. Yasanın uygulanma biçimi ve gazetecilerin bu kapsamda maruz kaldığı işlemler son derece sert. Bu uygulamalar, gazetecilere yönelik açık ve doğrudan bir hedef almanın göstergesidir. Sudan’da yasama organı ve parlamento bulunmamasına rağmen Bilişim Suçları Yasası’nda yakın dönemde değişiklik yapıldı. Yayın suçlarına bir yıl hapis cezası getirildi. Bu yasa kapsamında yargılanan ilk gazeteci Reşan Uşi oldu ve bir yayın davası nedeniyle bir yıl hapis cezasına çarptırıldı” diye belirtti.
‘Belgeler adaletin sağlanması için önemli’
Sendikanın belgelediği ihlallerin adaletin sağlanması ve hesap verebilirlik açısından önemine değinen İman Fadl El Seyyid, kanıtların kayıt altına alınmasının gazetecilere yönelik suç ve ihlallerde cezasızlığın önlenmesi açısından temel unsurlardan biri olduğunu belirtti. Sendikanın ihlalleri ayrıntılı ve titiz biçimde belgelediğini aktaran İman Fadl El Seyyid, kayıtların ihlalin gerçekleştiği yer ve zamanı, olayın koşullarını, vakanın ayrıntılarını ve ihlale maruz kalan gazeteciye ilişkin bilgileri içerdiğini ifade etti. İman Fadl El Seyyid, “Belgelenen bu bilgiler, adalet ve hesap verebilirlik süreçlerinde önemli deliller oluşturabilir. Bu belgeler uluslararası düzeyde de büyük önem taşıyor. Uluslararası kurum ve kuruluşlar, Sudan’daki insan hakları, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğüne ilişkin raporlarını hazırlarken bu kayıtlardan yararlanıyor. Sendikanın gazetecilere yönelik ihlallere ilişkin raporları, Sudan’da basın, ifade ve yayın özgürlüğünün mevcut durumunu ortaya koyuyor; basın özgürlüğüne ilişkin göstergelerin belirlenmesine ve bu özgürlüklere ne ölçüde saygı gösterildiğinin değerlendirilmesine katkı sunuyor” dedi.