Çocukluk melodilerinden savaşın hikayelerine: Rasha Rizk
Spacetoon’un unutulmaz şarkılarıyla kuşakların çocukluk hafızasında yer edinen Suriyeli sanatçı Rasha Rizk, operadan caz ve alternatif müziğe uzanan kariyerinde savaşın, kadınların ve çocukların hikayelerini müziğine taşıdı.
Haber Merkezi – Suriyeli şarkıcı ve besteci Rasha Rizk, 5 Mart 1976’da Şam’da dünyaya geldi. Müzik yolculuğu, ailesinin kendine özgü sesini ve melodileri doğru biçimde yakalama yeteneğini fark ettiği 9 yaşında başladı. İlk destekçisi olan annesi, eğitim ve okumayla yeteneğini geliştirmesine katkı sundu.
Rasha Rizk, 1988 yılında 12 yaşındayken, müzisyen Adnan Abu Al-Shamat’ın yönetimindeki “Tali'a Damascus” müzik grubuna katıldı. Bu deneyim onun için ilk müzik deneyimi oldu. Burada kudud, muvaşşah ve klasik Arap müziği başta olmak üzere Doğu müziğinin temel biçimleri üzerine eğitim aldı; aynı zamanda sahne duruşu ve seyirci karşısında performans sergilemenin temellerini öğrendi.
Rasha Rizk, gençlik yıllarında caz, rock ve Batı müziğinin melodik tarzlarına yoğun ilgi göstermeye başladı. Bu ilgi, Doğu müziğine duyduğu sevgiyi Batı müziğinin melodik tarzlarıyla harmanlama düşüncesinin ilk adımlarını oluşturdu.
1996 yılında müzisyen ve gitarist İbrahim Süleymani ile ilk caz grubu Eitar Al-Shama’yı (Balmumu Çerçeve) kurdu. İbrahim Süleymani daha sonra Rasha Rizk’in hayat arkadaşı oldu. Grup, Batılı müzik enstrümanlarını Suriye’nin Doğulu müzikal kimliği ve sözleriyle harmanlayan özgün bir indie müzik tarzı ortaya koydu.
Çocukluk şarkılarından operaya uzanan yolculuk
1990’lı yılların sonlarında Rasha Rizk’in Ortadoğu’daki milyonlarca çocuğun çocukluğuyla özdeşleşen bir sese dönüşmesini sağlayan dönüm noktası, Spacetoon kanalının yapım çalışmalarını yürüten Al-Zahra Dublaj Merkezi ile yaptığı anlaşma oldu. Ancak Rasha Rizk yalnızca şarkıları seslendiren bir sanatçı değildi; aynı zamanda besteci, söz yazarı ve şarkıcı olarak çalışmalar yürüttü.
Farklı çizgi dizi ve temalara uygun biçimde sesini kullanabilme yeteneğiyle öne çıktı. Hunter x Hunter ve Detective Conan gibi aksiyon ağırlıklı yapımlardan Remi ve Ahd Al-Asdiqa gibi duygusal yapımlara kadar çok sayıda eserin jenerik şarkısını seslendirdi. Bu şarkıların birçoğu kuşakların hafızasında yer edindi.
Jenerik şarkıları ve şiirleri seslendirmeye ve kayıt çalışmalarına devam ederken akademik olarak opera eğitimi almakta ısrar etti. Şam Yüksek Müzik Enstitüsü’ne girerek Rus opera sanatçısı Galina Khaledieva ve Suriyeli müzisyen Solhi Al-Wadi’nin de aralarında bulunduğu önemli isimlerden soprano eğitimi aldı.
2002 yılında enstitüden mezun olan Rasha Rizk, aldığı akademik eğitimi kısa sürede mesleki yaşamına taşıdı. Eğitim gördüğü enstitüde öğretim görevlisi olarak çalışmasının yanı sıra Şam Opera Binası’nda opera sanatçısı olarak görev yaptı. Paris, İtalya ve Amman’da düzenlenen uluslararası ve yerel konserlerde sahne aldı.
Bu dönem, hem opera alanında hem de çocuk kanalı Spacetoon açısından önemli bir dönem olurken, Rasha Rizk’in sesi de milyonlarca eve ulaştı. Hollandalı müzisyen Michiel Borstlap tarafından bestelenen ve Doha’da sahnelenen ilk Arapça opera İbn Sina’da (Avicenna) başrol üstlendi.
Rasha Rizk, ilk albümü Beitna’yı (Evimiz) 13 Mayıs 2007’de Şam’da yayımladı. Eşi ve birlikte kurdukları grupla gerçekleştirdiği çalışmaların ürünü olan albüm, Doğu müziği ile cazı harmanlayan bir anlayışla hazırlandı.
Albümde Matar(Yağmur), Kadhdhab (Yalancı) ve Isharat Istifham (Soru İşaretleri) gibi eserlerin de aralarında bulunduğu sekiz şarkı yer aldı. Albüm, alternatif müzik dinleyicileri arasında önemli bir ilgi gördü.
Suriye’deki savaş ve ağır koşullar nedeniyle Şam’dan ayrılan Rasha Rizk, Fransa’nın başkenti Paris’e yerleşti. Sanat yaşamını Fransa’da soprano ve çocuklara yönelik müzik danışmanı olarak sürdürdü. Çok sayıda tanınmış müzik grubuyla çalışan Rasha Rizk, özellikle Fransız müzik grubu ERA ile Prayers ve Reborn gibi şarkıları seslendirdi. Yönetmen Nadine Labaki’nin Caramelfilminin ünlü tema şarkısını da seslendirdi.
Sanat ve müzik kariyerinde ikinci dönüm noktası
Rasha Rizk, 2017 yılının başlarında Malak (Melek) adlı albümünü yayımladı. Albüm, sanatçının kariyerinde duygusal ve politik açıdan önemli bir dönüm noktası oldu. Rasha Rizk, albümde Ortadoğu’da yaşanan değişimlere ilişkin bakışını ortaya koyarken, çalışmasını kurbanların yalnızca sayılara dönüştürülmesine karşı insani bir çığlık olarak değerlendirdi. Albümü çocuklara, kadınlara ve sesini duyuramayan herkese adadı.
Albümdeki şarkıların gerçek yaşam öykülerinden esinlendiğini belirten Rasha Rizk, albümün taşıdığı düşünceyi şu sözlerle anlattı:
“Bu şarkılar, bombardımanların, adaletsizliğin, diktatörlüğün ve sefaletin ortasında seslerini duyamadığımız insanların sesidir.”
‘Nostalji’ konserleriyle geniş kitlelere ulaşıyor
Rasha Rizk son yıllarda Dubai, Riyad, Amman ve Doha’nın yanı sıra Suudi Arabistan’daki Ithra Center gibi önemli sahnelerde verdiği canlı konserlere ağırlık verdi.
Biletleri tamamen tükenen bu konserler, özellikle 1990’lı yıllarda büyüyen kuşaktan binlerce kişiyi bir araya getirdi. Rasha Rizk, konserlerinde Beitnave Malak albümlerindeki şarkıları, Spacetoon’un hafızalarda yer edinen jenerik şarkılarıyla buluşturuyor.
Spacetoon şarkılarını geniş orkestral düzenlemelerle yeniden yorumlayan Rasha Rizk, dinleyicilerini çocukluk anılarıyla yeniden buluşturuyor.