Direniş, adalet ve özgürlüğün sembolü: Newroz
Newroz özce bir uyanış ancak sadece baharın bayramı değil büyük bir halkın adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolüdür.

SARYA DENİZ
Haber Merkezi- Bahar her toplum için doğanın bir döngüsü aynı zamanda bir dirilişi temsil eder. Bu diriliş Mezopotamya’da çetin geçen bir kışın ardından topraktan tüm gücüyle fışkıran tohumların direnişidir. Kürt halkı sadece bir döngüyü değil uzun yıllar içinde tüm baskı, yok sayma, katliam ve mücadelenin bir nişanesi olarak Newroz’da adeta topraktan var olmak için tüm gücüyle yaşama tutunan fidanlar gibi alanlara akar. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dediği gibi Kürt Halkı Newrozlarda kendi dirilişlerinin bilincinde sokaklarda bir gün ışığı gibi umut saçar.
Newroz, Kürt halkının yazdığı tarihi boyunca esasen tüm karanlıklara rağmen umutlarını yitirmediğinin ve mücadelenin devam ettiğinin de bir kanıtıdır. Newroz özce bir uyanış ancak sadece baharın bayramı değil büyük bir halkın adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolüdür. Kimlik mücadelesi içinde olan Kürt halkı her zaman yaşananlara karşı cevabını Newroz alanlarından vermiştir. Özgürlük mücadelesinin sembolü olan bugün devletlerin yasaklamalarıyla karşılık buldu. Özellikle Türkiye’de uzun yıllar boyunca Newroz kutlamalarına izin verilmedi. Ancak halk her zaman engelleri aşarak alanlarda olmaya devam etti. Bu durum Kürt halkının direniş gücünü de her defasında ortaya koydu ve yok sayılmaya karşı verilen güçlü cevap görmezden gelinemedi.
Peki 90’lardan bu yana Newroz kutlamalarında neler yaşandı? Faili meçhul cinayetlerden köy yakmalarına, hukuksuzluğun en ağır yaşandığı dönemlerden bugüne Newroz’da Kürt Halkı nasıl bir irade koydu? 2013 yılındaki tarihi Newroz’dan bu yıl yapılacak kutlamalarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan bir mesaj bekleyen halk, bir kez daha iradelerini ortaya koyacak.
Mazlum Doğan’ın yaktığı ateş
Türkiye’de devletin Newroz’a yaklaşımı her zaman Kürt halkına yaklaşımıyla aynı ilerledi. Newroz için bilinen ilk yasaklama 1924 yılındaydı. Newroz 1982’de Mazlum Doğan’ın Diyarbakır Cezaevi’nde 21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan gece bedenini ateşe vermesiyle bundan sonraki Newrozların bir direniş gününe dönüşeceğinin en önemli işaretiydi. 90’lı yıllarla beraber Newroz kitlesel olarak kutlanmaya başlandı. İlk kitlesel kutlama 1991 yılında yapıldı. Newroz politik bir kimlik kazandı. Nusaybin, Cizre, Amed, İstanbul, Adana’da binlerce kişi yasağa rağmen Newroz alanlarına aktı. Esnafların kepek kapattığı o gün okullar da boykot edildi. Nusaybin’in Kışla Mahallesi’nde yaşamını yitiren savaşçıların mezarlıklarını ziyaret ettikten sonra yürüyüş gerçekleştiren 10 bin kişilik kitlenin üzerine ateş açıldı. Burada çok sayıda sivil yaşamını yitirdi. Birçok kentte de kutlamalara saldırılarla karşılık verildi. Saldırıların bilançosu ise 31 sivilin yaşamını yitirmesiydi.
94 kişi hayatını kaybetti
1992 yılı bir katliam olarak tarihteki yerini aldı. 20 Mart akşamı Şırnak’ta saldırılar gerçekleştirildi. 3 gün boyunca çatışmalar yaşandı. 12 kişi yaşamını yitirirken onlarca kişi de yaralandı. 1992 Newrozu’nda Şırnak gibi savaş alanına dönen diğer bir yer de Cizre’ydi. 21 Mart günü yapılan kutlamaya polis saldırdı. 23 Mart gününe kadar olaylar devam etti. Olayları takip eden gazetecilerin kaldığı otel de kurşunlandı. Polisin açtığı ateş sonucu Sabah gazetesi muhabiri İzzet Kezer hayatını kaybetti. 5 gün sonra 12 bin asker ve bin 500 polis ile devlet tek tek ev araması yaptı. 94 kişi yaşamını yitirdi. İdil, Kulp ve Adana’daki kutlamalarda da çatışmalar yaşandı. Devlet yetkilileri yaşamını yitirenlerin PKK’li olduğunu açıkladı. Ancak hayatını kaybedenler arasında 5 yaşındaki Hatice Katar ve 9 yaşındaki Mehdi Güngen de vardı.
Görkemli mitingler
1995 yılına kadar Newroz salon etkinlikleri ile kutlandı. Ancak 1996 yılında bu kutlamalar için artık salonlar yetmiyordu. Polis engellemelerine ve saldırılarına rağmen birçok kentte Newroz kutlamaları yapıldı. Bu kutlamalarda yine polis şiddeti yaşandı. 1997, 1998 ve 1999 yıllarında da birçok kentte görkemli mitingler gerçekleşti. 2000’de Newroz gösterileri için izin verildi. Amed ve İstanbul başta olmak üzere pek çok kentte binlerce kişinin katıldığı mitingler yapıldı. 2001 yılında Amed’de 500 bini aşkın kişi bir araya gelerek hiçbir yasağın onlara geri adım attıramayacağını gösterdi.
2003 yılı Kürtler ve Türklerin birçok kentte güçlü bir ortaklıkla kutladıkları bir Newroz olarak kayıtlara geçti. 2005 yılında Mersin’deki bayrak provokasyonu Kürtlere yönelik linç kampanyasına dönüştürülmek istendi. 2008’e gelindiğinde ise yıllardır kısmen ‘olaysız’ ve izinli geçen Newroz’da polis müdahalesi yaşandı. Wan’da polisin saldırısı sonucu Ramazan Dal ve Zeki Erinç yaşamını yitirdi. Colamerg’de de 20 yaşındaki İkbal Yaşar hayatını kaybetti.
Tarihi bir an
2009, 2010 ve 2011 Newrozlarında halk barış taleplerini daha yüksek sesle dile getirdi. Amed başta olmak üzere dört bir yanda milyonlarca kişi sokağa çıktı ve sözünü söyledi. 2012 Newroz’unda AKP iktidarının yasakçı Kürt politikasına bağlı olarak kutlamalar engellenmeye çalışıldı. 2013 Newroz’u gelişen çözüm sürecinde önemli bir eşikti. Yıllarca tecrit altında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın süreçle ilgili açıklamalarını takip eden Kürt Halkı 2013 Newroz’unda tarihi bir ana şahitlik etti.
27 Temmuz 2011 tarihinden itibaren Abdullah Öcalan ile görüşemeyen avukatları, süren açlık grevleri sonrasında 2 Mayıs’ta Öcalan ile görüştü. Avukatları, Abdullah Öcalan'ın "Bizlerin İmralı’daki duruşu, 2013 Newroz Bildirgesi’nde belirttiğimiz ifade tarzının daha da derinleştirerek ve netleştirerek sürdürme kararlılığındadır. Bizim için onurlu bir barış ve demokratik siyaset çözümü esastır” mesajını paylaştı. Amed’de milyonlarca insanın katıldığı Newroz mitinginde Abdullah Öcalan'ın mesajını Kürtçe olarak BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, Türkçe olarak ise HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder okudu.
Geleceğe dair umutlar yeşerdi
Bu mesaj Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözümüne ilişkin kaleme aldığı bir manifestoydu. Tarihi Amed Newrozu’nu unutulmaz kılan bu mesajla alanlarda tek bir ses yoktu. Herkes virgülü ve noktasına kadar Abdullah Öcalan’a dikkat kesildi. Yıllarca yapılan en büyük Newrozlardan birine tanıklık edildiği bugün de herkes Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla birbirine daha sıkı kenetlendi. Barışa ve geleceğe dair umutların en diri halinin yaşandığı bu Newroz’da halklar büyük bir coşku ve heyecanla süreci sahiplendi. Ancak yapılan çağrılar atılan adımlara rağmen barış çabası karşılık bulmadı. 2013’ten itibaren Newroz alanları barışın daha da yüksek bir şekilde dile getirildiği alanlar oldu.
Bodrumlar ve katliamların gölgesinde Newroz
2016 yılında öz yönetim ilanından sonra başlayan çatışma ve yıkım Newroz kutlamalarına damgasını vurdu. Bodrumlarda katledilenler, sokak ortasında günlerce cenazesi bekletilen Taybet İnan, cenazesi bir buzdolabında korunmaya çalışılan Cemile ve daha niceleri… savaşla birlikte sürdürülen OHAL elbette Newroz’un önüne geçemedi. 2017 yılına gelindiğinde de meydanlar doldu. Amed’de Newroz alanına girmek isteyen Kemal Kurkut üzeri yarı çıplak olmasına rağmen “canlı bomba şüphesi” iddiasıyla katledildi.
Yeni bir doğuşa tanıklık edilecek
2013 yılında Amed’de açıklamayla yeşeren filiz tüm saldırılara rağmen kök tuttu. 2015’ten sonra her ne kadar barış olmayacağına dair umutlar kırılsa da o umut Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta paylaşılan 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'yla tekrardan canlandı. Bugün Kürt halkı başta olmak üzere Ortadoğu halkları, barış umuduyla alanlarda Newroz’u karşılıyor. Bir kez daha Abdullah Öcalan’dan gelecek mesajı bekleyen halklar daha güçlü bir şekilde 21 Mart günü Amed Newrozu’nda bir araya gelecek ve bir kez daha alandan tek bir sesle barışı haykıracak. Newroz, bu yıl “Özgürlük İçin Demokratik Toplum" ve "Rêbertiya Azad Civaka Demokratîk" sloganıyla kutlanacak. İlk Newroz ateşi Licê'de yakıldı. En az 89 merkezde kutlama yapılacak. Kürt halkı kayıplarının yasını tutarken bir yandan da başka acıların yaşanmaması yine ve yeniden bir doğuşa tanıklık edecek. İradesini bir kez daha dünyaya ilan edecek olan Kürt halkı, aynı zamanda mücadelelerinde rehber edindikleri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü isteyecek.