Kürt kadınlarının sürgündeki kitabı: Sleeping in the Courtyard

Kürt-Amerikalı yazar Holly Mason Badra’nın hazırladığı “Avluda Uyumak: Diasporadaki Çağdaş Kürt Yazarlar”, Kürt kadın ve non-binary yazarların eserlerini bir araya getirerek göç, sürgün, kimlik, aşk ve umut gibi temaları ele alıyor.

Haber Merkezi- “Sleeping in the Courtyard: Contemporary Kurdish Writers in Diaspora - Avluda Uyumak: Diasporadaki Çağdaş Kürt Yazarlar”, Kürt kadın ve non-binary yazarların yer aldığı bir antolojidir ve 2025 yılında University of Arkansas Press tarafından yayımlandı. Kitap, Kürt-Amerikalı yazar Holly Mason Badra tarafından hazırlandı ve şiir, öykü, kurgu dışı yazılar ve grafik çalışmaları içeriyor.

Kitabın sayfalarında Kürdistan’da ve diaspora ülkelerinde yaşayan Kürt yazarların sesleri bir araya geliyor. Kitap İngilizce yayımlandı, ancak bu yalnızca İngilizce yazan Kürt yazarların antolojisi değil. Bazı eserler Kürtçe, Arapça, Türkçe, Farsça ve İsveççeden çevrildi. Aynı zamanda Kürtçenin farklı lehçelerinde yazılmış bazı metinler, İngilizce çevirilerinin yanında orijinal halleriyle de yer alıyor. Bu tercih, Kürtçenin korunması ve yasaklama ile dilsel silme tarihine karşı durmak amacıyla yapıldı. Antolojide Meral Şimşek, Choman Hardî, Nazand Begixanî, Jîla Huseynî, Narîn Rustem, Hîva Panahî, Pinar Banu Yaşar, Meryem Rabîa Uzumcu, Roj Muhammed ve Hero Kurda gibi isimler yer alıyor.

Farklı temalarla okuyucuyla buluşuyor

“Sleeping in the Courtyard” yalnızca edebi bir derleme değil, göç, sürgün, savaş, katliam ve kültürel silinme nedeniyle birbirinden uzaklaşan sesleri yeniden bir araya getirme çabası olarak öne çıkıyor. Kitabın Kürtçe “Di hewşê de razan” olan adı da kendine özgü bir anlam taşıyor: Avlu bir ev değil, ancak ev özleminin, anıların ve güven duygusunun mekanı olabilir. Bu derlemedeki yazarlar, sözleriyle insanın ülkesinden uzaklaşabileceğini, ancak dilinden ve anılarından uzaklaşamayacağını söylüyor. Bu sayfalarda edebiyat, susturulmuş seslerin yeniden duyulabildiği bir alana dönüşüyor.

Kitap yalnızca savaş, göç ve Kürt halkının acıları üzerinde durmuyor. Yazılarda aşk, kadın dostluğu, aile, arzu, kimlik, hayal ve umut gibi konulara da yer veriliyor. Bu, derlemenin önemli yönlerinden biri: Kadın yazarlar yalnızca “tarihin kurbanları” olarak gösterilmiyor. Kendi sesleriyle, bedenleriyle, hayalleri ve arzularıyla tarihe bakıyorlar. Kitaba ilişkin değerlendirmelere göre, konuların bu çeşitliliği, Kürt kadınlarının deneyiminin yalnızca siyasi bir deneyim olarak değil, aynı zamanda insani bir deneyim olarak okunmasını sağlıyor.

Proje 2019 yılında başladı

Holly Mason Badra, bu antolojinin hazırlanmasına ilişkin projesinin 2019 yılında başladığını söylüyor. Medya ve Rojava’daki askeri faaliyetlerin Kuzey Amerika kamuoyunun dikkatini Kürtlere çekmesinin ardından birçok kişi ona Kürt edebiyatını İngilizce çevirileriyle nereden okuyabileceklerini sordu. Holly Mason Badra, İngilizce okurlar için Kürt edebiyatına ilişkin kaynakların hala sınırlı olduğunu gördü ve o dönemden itibaren bu sesleri bir araya getirmeye başladı.

Holly Mason Badra, “Sonuçta bu antolojiyi önemli bir eser yapan şey, ‘Kürt kadınları yalnızca acıları hakkında yazmıyor, yaşam hakkında yazıyor. Aşık oluyor, arzuluyor, konuşuyor, yas tutuyor, hayal ediyor ve kendi dilleriyle başka bir dünya kuruyor.’ Sleeping in the Courtyard bu sesleri okumanın merkezine taşıyor ve silinmeye karşı yaşayan bir arşiv oluşturuyor” diyor.