‘Zihniyet değişiminde basının rolü önemlidir’

YRJ Sözcüsü Emel Mihemed, özgür basının gerçeği aydınlattığını ve kadın kazanımlarını belgelediğini belirtti. Emel Mihemed, Rojava’da kadın gazetecilerin kalem ve kameralarıyla, gerçekleri belgelemesinin bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

NEXEM ÇAÇAN

Qamişlo – İktidar, kadın bedenini kontrol ederek yalnızca özgürlüğünü değil, aynı zamanda tüm toplum bilincini etkilemeye de çalışır. Bu çerçevede, kadın gazetecilerin gerçeği ortaya çıkarma, sessizliği kırma ve kadın haklarını koruma rolü önemlidir. Bu da özgür, bilinçli iletişim çalışmalarını ve kadın gazetecilerin baskı ile tehditlere karşı korunma yöntemlerinin geliştirilmesini zorunlu kılar.

Kadın Basın Birliği (YRJ) Sözcüsü Emel Mihemed, iktidar medyasının kadın bedeni üzerinden toplum üzerinde yarattığı etki hakkında sorularımızı yanıtladı.

* İktidar medyası kadın bedeni üzerinden toplumu nasıl etkiler?

Basın, toplum bilincinin oluşmasında, gerçeğin yayılmasında ve halkın sesinin aktarılmasında temel bir role sahiptir. Özgür medya, gerçeği ortaya çıkarma, halkın acılarını anlatma ve toplumsal değerleri koruma aracı olmalıdır. Ancak medya iktidar çıkarlarının kontrolüne girdiğinde temel amacından uzaklaşır ve toplum bilincini kontrol etme, gerçekleri değiştirme ve iktidar çıkarlarını gerçekleştirme aracına dönüşür.

Bu çerçevede iktidar medyası özellikle kadın bedeni üzerinden toplum bilincini etkilemeye çalışır. Kadın bedenini ana konu haline getiren görüntü, fotoğraf ve içerikler yayılarak kadın, bilinç sahibi, özgür iradeli ve toplumsal role sahip bir kişilikten, görünüm, güzellik ve iktidar medyasının belirlediği ölçütlere göre değerlendirilen bir nesneye dönüştürülür. Böylece kadın bedeni, hak ve karar sahibi bir varlıktan ayrılır; dikkat çekme, iktidarın çıkar ve zihin kontrolü aracına dönüşür.

Bu medya politikası yalnızca kadın rolüyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda kadınların özgürlük, kimlik ve varoluş anlayışını da etkisi altına almaya çalışır. Bir yandan kadın özgürlük, kimlik, kültür ve hakları üzerinde durduğunda bu, iktidar çıkarlarına karşı bir tehdit olarak görülür. Diğer yandan bireysel ve toplumsal değerler ile ortak mücadeleden koparılmış bir özgürlük, “kadın özgürlüğü” adı altında sunulur. Böylece özgürlük; bilinç, karar alma, hak ve özerklik içeren derin anlamından boşaltılır.

Özgürlük bilincini çarpıtma

Bu politikanın yöntemlerinden biri de kadınların bedenini çeşitli biçimlerde sunmayı bir özgürlük ölçütü olarak öne çıkarmaktır. Kadına, bedenini ne kadar çok gösterirse ve belirlenen ölçütlere göre ne kadar değişirse o kadar özgür olduğu söylenir. Ancak bu anlayış özgürlüğü görünüme sınırlar; hak, güvenlik, ekonomik bağımsızlık ve kadınların siyasi ile toplumsal yaşama katılımı gibi temel soruları göz ardı eder. Kadın özgürlüğü çıplaklıkta ya da iktidar medyasının dayattığı ölçütleri yerine getirmekte değildir; özgürlük, baskı ve dayatma olmadan kendi kararlarını verebilme ve hayatını kendi iradesiyle yönetebilme hakkındadır.

Gençlere bir hayal yaratılır

Özellikle dijital medyada sürekli olarak özgürlüğü görünüm ve dikkat çekme yeteneğine bağlayan görüntü ve sahnelerin yayılmasıyla gençleri de etkileyebilir. Bu yolla gençlere, özgürlüğün yalnızca kendini göstermek ve medyanın belirlediği ölçütleri yerine getirmek olduğu yönünde bir hayal yaratılır. Bu da eleştiriyi zayıflatır, gençlerin dikkatini toplumun temel sorunlarından uzaklaştırabilir ve kimliklerini değerlendirme ile korumaktan mahrum bırakabilir.

Aynı zamanda kadınların dikkati ve düşüncesi görünüm, güzellik ve dışarıdan dayatılan ölçütlerle meşgul edildiğinde; şiddet, baskı, ayrımcılık ve hak ihlalleri gibi kadınların temel sorunları arka plana itilir. Bu aynı zamanda kadınların ortak mücadelesini zayıflatabilir ve toplumun dikkatini temel sorunlardan uzaklaştırabilir.

Birlik içindeki kadınlar baskıya karşı durabilir

Kadın birliği güçlendiğinde ve kadınlar birlikte hak, özgürlük ve varlıkları üzerinde durduğunda, ortak mücadeleden koparılmış bireysel özgürlüğün öne çıkarılması onları bölme aracına dönüşebilir. Çünkü bilinçli ve birlik içindeki kadınlar baskıya karşı durabilir, haklarını koruyabilir ve özgürlüklerine karşı olan iktidar sistemini eleştirebilir. Bu nedenle kadın birliğini korumak ve bu anlayışı geliştirmek, özgür ve eşit bir toplum inşa etmek için önemlidir.

Gerçekte kadın, varlık, dil, kültür ve toplumsal değerlerin korunmasının temel güçlerinden biridir. Bu nedenle kadını kimlik, tarih ve toplumsal mücadeleden uzaklaştırmaya çalışan her girişim toplumun geleceğini de etkiler. Medya, özgür bir bilinç oluşturmada, gerçeği korumada ve kadınların sesini yükseltmede önemli bir rol oynayabilir; ancak aynı araç iktidar çıkarları için kullanıldığında gerçeğin bastırılmasına, özgürlük anlamının değiştirilmesine ve toplum bilincinin zayıflatılmasına yol açabilir.

Bu nedenle medyanın görevi yalnızca görüntü ve sahneleri yaymak değil; aynı zamanda gerçeği ortaya çıkarmak, toplum bilincini güçlendirmek, kadın sorunlarını öne çıkarmak ve kadın bedeninin çıkar aracı olarak her türlü kullanımına karşı durmaktır.

* Kadın gazetecilerin kadın hakları ihlallerini ortaya çıkarmadaki rolü ne kadar önemlidir?

Kadın gazeteci, kadınların acı ve ızdırabını görüp belgelememesi halinde kalemini ve kamerasını bırakmalıdır. Çünkü hak ihlallerini, kadınlara yönelik zorluk ve baskıyı, çektikleri acı ve ızdırabı belgeleyeceğimize ve gerçeği topluma ulaştıracağımıza söz verdik.

Rojava’da zor koşullarda gazeteciliğe başladık. DAİŞ saldırırken kadınlar kaçırılıyor, gençlerin başları kesiliyordu. O zor günlerde bu vahşi eylemleri belgelemek ve gerçeği aktarmak önemli bir görev ve büyük bir sorumluluktu.

Son savaşlarda bazı gerçekler topluma zor ve inanılmaz görünebilir; ancak onları belgeleyip yazmazsak tarih, sessizliğimizden dolayı bizi affetmeyecektir. Bu nedenle inancım şudur: Kalemlerimizle gerçeği yazmalı, kameralarımızla belgelemeliyiz.

Her adımda ve her anda, nerede bir kadın baskı, hak ihlali veya acı ile karşı karşıya kalırsa orada olmalı ve kadınların sesi olmalıyız. Çünkü kadınların sesi olacağımıza söz verdik; bu sözü yalnızca sözle değil, gerçekleri belgeleyerek ve onların sesini aktararak yerine getirmeliyiz.

* İktidar medyası ile özgür medya arasında kadınlara bakış açısından ne fark vardır?

İktidar medyası kadını görünüm ve kendi çıkarları için bir nesne olarak kullanır; özgür medya ise kadının varlığını, düşüncesini ve mücadelesini öne çıkarır. Elbette Rojava’da bir kadın devrimi gerçekleşti ve her adımda, her anda kadınlarla birlikte yürüdük, seslerini yükselttik ve kazanımlarını belgeledik.

İktidar medyası her zaman kadın bedenini reklam olarak kullanır. Özgür basın ise kadının düşüncesini, bilincini, gücünü ve iradesini öne çıkarır; bilinciyle yaşayan, toplum yaşamında aktif rol oynayan ve değişim için mücadele eden kadını gösterir.

Kadının özü özgür düşüncelerde, bağımsız iradede ve değişim yaratma gücündedir. Kadını yalnızca bir görünüm olarak sunmak, onu varlığından ve gerçekliğinden uzaklaştırır. Bu nedenle özgür medyanın görevi, kadının kişiliğini, mücadelesini ve toplum değişimindeki rolünü gerçekçi biçimde göstermektir.

Özgür medya kadınlara kendi sesleriyle konuşma imkânı verir

İktidar medyası kadınlara ne söyleyeceklerini ve kendi çıkarlarına göre nasıl konuşacaklarını öğretmeye çalışır; özgür basın ise kadınlara kendi sesleri, düşünceleri ve yüreklerinden konuşma, gerçeklerini anlatma ve korku ile baskı olmadan varlıklarını ifade etme imkânı verir.

Elbette gazetecilik yalnızca bir meslek değildir; aynı zamanda gerçeği koruma ve susturulmak istenenlerin sesini aktarma sorumluluğudur. Gerçek için yüreği çarpan herkes bu yolda yürüyebilir; ancak gerçek bir gazeteci, bilinç, sorumluluk ve cesaretle gerçekleri belgeleyen ve gerçeğin susturulmasına karşı duran kişidir.

* Kadın gazeteciler çalışmalarını baskı ve saldırılardan nasıl koruyabilir?

Gazetecilerin zorluk ve tehlikelere karşı korunması çok önemlidir. Özerk Yönetim sürecinde güvenlik koşulları gazetecilere işlerini yapma ve olay yerindeki gerçekleri belgeleme imkânı veriyordu. Ancak birçok gazeteci olayların gerçeğini ortaya çıkarmak, halkının sesini ulaştırmak ve kadın kazanımlarını korumak için çalışırken hedef alındı ve şehit oldular. Gazetecilere yönelik saldırılar yalnızca onları susturmayı değil, aynı zamanda gerçeğin gizlenmesini ve halkın sesinin susturulmasını da amaçlıyor. Bunlara karşı mücadele etmek önemlidir.