‘Yasaların yetersizliği kadın katliamlarının artmasına neden oluyor’

İnsan hakları aktivisti Evîn Cuma, Suriye’de kadın katliamlarının arttığına dikkat çekerek, yasaların yetersizliği ve sorumlu kurumların etkisizliğinin bu ihlallerin devam etmesine zemin hazırladığını ifade etti.

NEXEM ÇAÇAN

Qamişlo- 2026 yılının başından bu yana Suriye’de kadın katliamları devam ediyor. Kaydedilen olayların sayısı, yaşam hakkı, kadınların korunması ve ilgili tarafların sorumluluğu konusunda ciddi soru işaretleri ortaya çıkarıyor. Bu durum karşısında olayların belgelenmesi, gerçek sayıların açığa çıkarılması ve hedef alınan kadınlar ile aileleri için adaletin sağlanması giderek daha fazla önem kazanıyor.

İnsan hakları aktivisti Evîn Cuma, 2026 yılında kadın katliamlarının artmasının nedenleri hakkında ajansımıza konuştu. Suriye’de kadın katliamlarının arttığına dikkat çeken Evîn Cuma, yaşamın birçok alanında kadınların haklarının kısıtlandığını belirterek, “2026 yılında yaptığımız takibe göre Suriye’de kadın katliamları arttı. Kadınlara yönelik şiddet ve tecavüz olayları önceki yıllara göre çoğaldı. Çok sayıda kadın da yaralandı. Kadınlara yönelik çok katı yaklaşımlar dayatılıyor. Hatta Suriye’deki bazı üniversitelerde kadınların eğitim görmesine izin verilmiyor ya da yalnızca erkeklere bazı fırsatlar tanınıyor” dedi.

Şiddet ve katliamlar artıyor

Suriye’de kadın katliamlarının nedenlerini anlatan Evîn Cuma, “Maddi sorunlar, uyuşturucu maddelerin etkisi ve ‘namus’ adı altında işlenen kadın katliamları gibi birçok neden var. Kadınlar çoğu zaman çalışma alanlarında kabul görmedikleri için şiddete maruz kalıyor ve bu şiddet, kadınların yaşamını yitirmesine kadar varabiliyor. Aynı zamanda bazı kadınlar geçici yönetim tarafından katledildi. Eşleri tarafından ‘namus' adı altında katledilen kadınlara yönelik bu suçlar, toplumda gurur duyulacak bir şeymiş gibi görülüyor. Sivil toplum kuruluşları da bu olaylar karşısında oldukça yetersiz kalıyor” ifadelerinde bulundu.

‘Yasalar yetersiz’

Evîn Cuma, yasaların yetersizliğinin ve mahkemelerin çalışmalarını durdurmasının kadın katliamlarını artırdığını belirterek, şöyle devam etti:

“Kadınları katleden kişilere verilecek cezaları belirleyen yasalar oldukça yetersiz. Ayrıca birçok bölgede mahkemelerin çalışmaları durduruldu. Bazı olaylar da sonuçsuz kaldı ve sorumluların cezalandırılıp cezalandırılmadığı bilinmiyor. Bu durum, yasalar uygulanmadığı için kadın katliamlarının artmasına neden oluyor. Her zaman erkeğin aileyi yöneten kişi olduğu söyleniyor ve şiddet uygulaması onun hakkıymış gibi görülüyor. Kadınları katledenlere ağır cezalar verilmesi gerekiyor.”

‘Sessiz kalmamalı ve yaşanan her olayı açığa çıkarmalıyız’

Kuzey ve Doğu Suriye’nin kadın mücadelesi ve kazanımları konusundaki deneyimine dikkat çeken Evîn Cuma, “Kuzey ve Doğu Suriye deneyimi başarılı oldu, çünkü kadınlar her alanda kendi rollerini kanıtlayabildi ve onlara birçok fırsat sunuldu. Elbette bu, kadınların mücadelesinin sonucudur. İnsan hakları aktivistleri olarak sessiz kalmamalı ve yaşanan her olayı açığa çıkarmalıyız. Gizlemek utanç verici olmalı, olayları açığa çıkarmak ise gurur duyulacak bir şeydir. Aileler de toplumun yarattığı korku anlayışından kurtulmalı ve kadınlara yönelik şiddet artık normal bir durum olarak görülmemelidir” diye belirtti.