Yemen’de 222 çocuk savaşta katledildi
Yemen’de çocukların çatışmalarda kullanılmasına ilişkin SAM Hak ve Özgürlükler Örgütü’nün yayımladığı rapora göre, yılın üçüncü çeyreğinde silahlı gruplara katılan 222 çocuğun yaşamını yitirdiğini belgeledi.
Haber Merkezi- Yemen’de yıllardır devam eden savaş, çocukların yaşamını tehdit etmeyi sürdürüyor. Açlık, ağır yetersiz beslenme, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yoksunlukla mücadele eden çocuklar, aynı zamanda silahlı gruplar tarafından çatışmalara sürükleniyor. Dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin yaşandığı ülkede, çocukların savaşta kullanılması ve yaşamını yitirmesi, hak ihlallerinin boyutunu gözler önüne seriyor.
SAM Hak ve Özgürlükler Örgütü'nün yayımladığı rapora göre, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde Yemen'deki çatışmalar kapsamında silahlı gruplara katılan ve yaşamını yitiren 222 çocuk tespit edildi. Raporda, Husilerin kontrolündeki bölgelerde çocukların okullardan ve yaşadıkları yerlerden alınarak askeri eğitim kamplarına ve çatışma cephelerine gönderildiği belirtildi.
16 vilayette 222 çocuk yaşamını yitirdi
Rapora göre, belgelenen vakalar Yemen'in 16 vilayetine yayıldı. Çocukların silahlı gruplara katılmaya yönlendirilmesinde okulların ve yerel toplulukların kullanıldığı, ardından çocukların askeri eğitim alanlarına ve çatışma bölgelerine sevk edildiği kaydedildi.
En fazla ölümün kaydedildiği vilayet 37 çocukla Zamar oldu. Zamar'ı 34 çocukla Sana, 33 çocukla Hacce, 25 çocukla Saada, 24 çocukla İbb ve 21 çocukla Amran izledi. Bu altı vilayette kaydedilen toplam 174 ölüm, belgelenen vakaların yüzde 78,4'ünü oluşturdu.
Örgüt, çocukların silahlı çatışmalarda kullanılmasının yalnızca yaşam haklarını tehdit etmediğini, aynı zamanda eğitimden uzaklaşmalarına ve güvenli bir ortamda büyüme haklarının ellerinden alınmasına yol açtığını vurguladı.
Yaşamını yitirenlerin 69'u 12-14 yaşlarında
Raporda, yaşamını yitiren 222 çocuktan 147'sinin yaşının belirlenebildiği aktarıldı. Bunlardan 69'unun 12-14, 78'inin ise 15-17 yaş aralığında olduğu, 75 çocuğun yaşına ilişkin bilgiye ulaşılamadığı belirtildi.
Örgüt, açıklanan verilerin ön bulgulara dayandığını ve yalnızca silahlı gruplara katılmalarıyla bağlantılı olarak yaşamını yitiren çocukları kapsadığını bildirdi. Hayatta olan çocuklar da dahil edildiğinde silahlı gruplara katılan toplam çocuk sayısının çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekildi.
Çocuklar okullardan alınarak cephelere gönderiliyor
Raporda, çocukların silahlı gruplara katılmaya zorlanmasına ilişkin somut örneklere de yer verildi. Sana'nın Et-Tiyal ilçesine bağlı El-Merbek köyünde, eylül ayının başından 16 Ekim'e kadar 13-15 yaşlarındaki beş çocuğun silahlı gruplara götürüldüğü belgelendi.
Çocuklardan üçünün Kaa es-Sabla ve Halid bin Velid okullarından, diğer ikisinin ise köydeki yerel bir merkezden alındığı belirtildi. Çocuklardan birinin Marib cephesine gönderildiği, diğerlerinin nereye götürüldüğünün ise belirlenemediği aktarıldı. Bazı çocukların akıbetinin hala bilinmediği kaydedildi.
Dini söylemler ve maddi vaatlerle yönlendiriliyorlar
Örgütün görüştüğü, küçük yaşlarda silahlı gruplara katıldığını belirten çocuklar, bu sürecin nasıl işlediğine ilişkin tanıklıklarını paylaştı. İfadelerde, çocukların kültürel ve dini eğitim adı altında düzenlenen etkinlikler ile yerel bağlantılar aracılığıyla silahlı gruplara yönlendirildiği belirtildi. Çatışmalara katılmanın dini bir görev olarak sunulduğu, ailelere maddi yardım ve çocuklara cephe gerisinde iş imkanı vaat edildiği aktarıldı.
Çocukların silah kullanma, atış ve fiziksel dayanıklılık eğitimlerinden geçirildiği, ardından çatışma, nöbet ve güvenlik görevlerine ayrılarak cephe hatlarına gönderildiği ifade edildi.
Çocuklara bilinmeyen maddeler verildiği iddiası
Raporda, bazı çocuklara algı ve davranışlarını etkilediği düşünülen kimliği belirsiz maddeler verildiğine ilişkin iddialara da yer verildi. Ancak örgüt, söz konusu maddelerin niteliğini doğrulayacak laboratuvar incelemelerinin veya tıbbi raporların bulunmadığını belirtti. İddiaların açıklığa kavuşturulması için bağımsız ve uzmanlar tarafından yürütülecek bir soruşturma yapılması gerektiği vurgulandı.