Özgürlük mücadelesinde çocuklarını kaybeden anneler: Önderimiz ve tüm tutuklular özgür olmalı

Barış Anneleri çatışmalı süreçlerde yakınlarını kaybetmelerine rağmen, “Kürt ve Türk anneleri ağlamasın” diye barışta ısrarcı olduklarını belirtti. Anneler, sürece olan inancın artması için “Önderimiz ve tüm tutuklular özgür olmalı” mesajını verdi.

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Wan - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin üzerinde bir yıldan uzun bir süre geçti. Kürtler tarafından ciddi somut adımlar atılarak barışa ivme kazandırılması amaçlanırken, devlet buna cevap olacak nitelikte bir adım atmış değil. Devlet çeşitli sözler vermek, barışa yönelik meclis konuşmaları yapmaktan öteye gitmemekte ısrarcı. Halk ise barış talebi, atılması gereken yasal adımlar ve Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne dair alanlarda haykırmaya ve buna yönelik çeşitli eylem ve etkinlikler yapmaya devam ediyor.

Savaş ve çatışmalı süreçlerde özgürlük mücadelesinde çocuklarını yitiren anneler, barış sürecinin öncüsü olarak görülüyor. Bazıları birden fazla çocuğunu ya da bir yakınını kaybetmesine rağmen barış ısrarından vazgeçmiyor.

Cezaevlerinin kapıları açılsın

 

Wan’daki Barış Anneleri’nden Zeliha Bor’un da bir oğlu siyasi nedenlerden dolayı cezaevinde. Zeliha Bor, sürece dair inancın artması için siyasi tutsakların serbest kalması gerektiğini vurguladı.

Zeliha Bor, “Cezaevlerinin kapıları açılsın artık, Önderimizi aramızda özgür olarak görmek istiyoruz. Süreç ilerlesin ve bir an önce barış sağlansın. Önderimizi yıllardır cezaevinde tutuyorlar artık yeter halkının arasında görmek istiyoruz” dedi.

‘Önderliğin fiziki özgürlüğünün sağlanması için geç bile kalındı’

 

Barış Annesi Emine Engüder de, barış sürecinin sadece Türkiye ile sınırlı kalmaması gerektiğini ifade ederek, “Çağrımız dünyayadır; başta kadınlar ve anneler bu sürece destek versinler. Süreç Önderlik tarafından bir buçuk yıl önce başlatıldı ama ne yazık ki devlet sürece dair hala bir adım atmış değil. Kadınların, annelerin ve halkın talebi Önderliğinin fiziki özgürlüğünün sağlanmasıdır. Bütün liderler gibi biz de liderimizin halkıyla birlikte olmasını istiyoruz. Halkının bütün kesimleriyle bir masada oturup görüşebilsin. Önderliğimizi özgür gördüğümüz gün bizim için özgürlük anlamı taşır. Fiziki özgürlüğü sağlanmadığı sürece bizim özgürlüğümüzden bahsedilemez. Artık yeter fiziki özgürlüğü sağlanması için geç bile kalındı” şeklinde konuştu.

‘En ağır bedeli biz ödüyoruz, Kürt ve Türk anneleri ağlamasın’

 

Gülbeyaz Mıhçı, Abdullah Öcalan için 4 kette yapılan mitinglere işaret ederek, “Kürt Halk Önderi kutsal bir süreç başlattı. Sürecin üzerinden bir buçuk yıl geçti ama maalesef devlet tarafından en ufak bir adım dahi atılmış değil. Hepimiz Önderliğimiz gibi barış istiyoruz. Önderlik artık savaş dursun istiyor. PKK fesih edildi, silahlarını yaktı artık devlette bir adım atmalı. Barış içinde Kürt ve Türk halkları bir arada yaşasın. Daha fazla kan akmasın ne Kürt ne Türk anneleri ağlamasın. Onlarda bizim gibi barış için el ele versinler. Barış anneleri olarak süreç başladığından beri bu doğrultuda ilerliyoruz. Çünkü en ağır bedeli biz ödüyoruz. Hiçbir anne evladını kaybetmesin” diye belirtti.

‘Hepimiz Önderliğin iradesine bağlıyız’

Barış Annesi Gülbeyaz Mıhçı sözlerine şöyle devam etti: “Bir an önce adım atılsın artık. Cezaevlerinin kapıları açılsın, hasta tutsaklar derhal serbest bırakılsın. Hiçbir tutsağın infazını yakmasınlar. Hepimiz Önderliğin iradesine bağlıyız. Kadınlara haklar sunan tek liderdir. Bu yüzden başta kadınlar sahip çıkıyor ve fiziki özgürlüğünü talep ediyor. Dünya üzerinde Önderliğin ortaya koyduğu fikir ve amaçları düşünebilen ortaya koyabilen bir kişi daha yok. Barış istiyoruz. Aşitî, aşitî.”

‘Başta Kürt halkı birlik olmalı’

 

Dört parça Kürdistan’a selam göndererek konuşmaya başlayan Haylaz Keserci, “Allah Kürt halkına özgürlük ve barış için kuvvet versin. Başta Kürt halkı birlik olmalı. Kimsenin aldatmacasına gelmeyiz artık. Gençlerimiz, çocuklarımız ömürlerini cezaevlerinde geçiriyor. İnsanlarımızın kemiklerini bile bulamıyoruz yıllardır. Yeter artık barış istiyoruz. Kürtler zulümkar bir halk değil, barıştan yanayız. Kendi ittifakımızı sağlayıp, barış ve özgürlüğü elde edeceğiz. Süreç sadece Kürtlerin üzerinde yürürse olmaz. Kürtler üzerinde yıllarca çok oyun oynandı ama artık öyle olmaz kimse kandırmaya çalışmasın. Biz Önderliğimizin elinden tutup barışı sağlamasında yanında duracağız, onlar da bir an önce fiziki özgürlüğünü sağlamak için adım atsınlar” sözlerini kaydetti.

‘Önderlik özgür olmadan kimse özgürleşemez’

 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ezilen tüm halklar için mücadele ettiğini kaydeden Emine Atak, “Şimdiye kadar Önderliğin fiziki özgürlüğünün sağlanmış olması gerekirdi. Önderlik özgür olmadan kimse özgürleşemez. Önderliğin özgürlüğü sağlanıp hasta tutsaklar cezaevlerinden çıkarılsaydı bir adım görmüş olurduk. Ama Önderliğimizin fiziki özgürlüğünü sağlamıyorlar. O özgür olmazsa biz de özgürleşemeyiz. Özgürlüğe yönelik bir adım atsınlar” dedi.

Emine Atak son olarak, “Adım atsınlar ki onlara inanabilelim. Onlar bir adım atmadığı sürece inancımız yoktur. Bir buçuk yıldır yeni yeni nefes alabiliyoruz Önderlik bir adım attı huzur geldi. Ama hala Önderliğin fiziki özgürlüğü sağlanmadı. Daha fazla gecikmeden fiziki özgürlüğü sağlanmalı ki hepimiz özgür olabilelim. Bijî azadî” diye vurguladı.