Gazze’de savaşın öldürdüğü insanların hikayeleri ‘Yaşam Arşivi’nde yaşatılıyor
Filistin’de Untold Palestine platformunun başlattığı “Yaşam Arşivi” projesi, Gazze’de savaşta yaşamını yitirenlerin hikayelerini ailelerinin ve yakınlarının anlatımlarıyla kayıt altına alıyor.
NAGHAM KARAJEH
Filistin - Filistin’in Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkım, binlerce insanın yaşamını sona erdirirken geride kalan ailelerin anılarını ve yarım kalan hayallerini de derinden etkiliyor. Yaşamını yitirenler çoğu zaman ölüm haberlerinde bir isim ya da sayı olarak yer alırken, “Yaşam Arşivi” projesi onların yaşamlarını, hayallerini ve sevdikleriyle kurdukları bağları görünür kılmayı amaçlıyor.
“Untold Palestine” platformu, Filistinli Gazeteciler Sendikası işbirliğiyle hayata geçirdiği projede, savaşta yaşamını yitiren Filistinlilerin hikayelerini ailelerinin ve yakınlarının anlatımlarıyla belgeliyor. Çalışma, platform ekibinin Kasım 2023’te başlattığı “Biz Sayı Değiliz” kampanyasının devamı niteliğini taşıyor. Kampanya kapsamında çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık bin kişinin hikayesi kayıt altına alındı. Projede, savaşta yaşamını yitiren kadın gazeteciler için de özel bir alan oluşturuldu.
Kardeşinin hikayesi bir sayıya indirgenmesin istedi
On yaşındaki kardeşi Muhammed’in fotoğrafını elinde tutan Yara Hassan, Yaşam Arşivi panolarının önünde onun yaşamını anlatıyor. Yara Muhammed, yerinden edilenlerin kaldığı bir barınma merkezinin girişinde su bidonunu doldurmaya çalışırken İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybetti.
Kardeşinin öldürüldüğü günü anlatan Yara Hassan, onun hatırasının yaşatılması için hikayesinin arşive alınmasını istediğini belirtiyor. Muhammed’in öldürüldüğü günün aynı zamanda doğum günü olduğunu söyleyen Yara Hassan, o gün yeni kıyafetler giydiğini ve bu ayrıntıları hiçbir zaman unutmayacağını dile getiriyor.
Yara Hassan, “İnsanların Muhammed’i bizim tanıdığımız gibi tanımasını istedim. O, kurbanlar arasında bir sayıdan ibaret değildi; kendi yaşamı ve anıları olan bir çocuktu” sözleriyle, kardeşinin yaşamının yalnızca ölüm haberiyle hatırlanmasına karşı çıkıyor.
Sayılardan yaşam öykülerine
Savaşın ilk günlerinden itibaren yaşamını yitirenlerin sayısının artması ve sahadaki ağır insani koşullar, Untold Palestine ekibini kurbanları farklı bir yöntemle belgelemenin yollarını aramaya yöneltti. Ekip, yalnızca insanların nasıl öldürüldüğünü anlatmak yerine, kim olduklarını, hangi hayalleri kurduklarını ve geleceğe dair neler planladıklarını da kayıt altına almaya başladı.
Yaşam Arşivi projesinin hazırlıklarını yürüten İman Cadullah, fikrin savaşın ilk günlerinde ortaya çıktığını belirtiyor. İman Cadullah, kurbanların sayısının her geçen gün artması üzerine ailelerle iletişime geçerek onların hikâyelerini farklı bir yaklaşımla anlatmaya çalıştıklarını söylüyor.
İman Cadullah, amaçlarının yalnızca ölüm koşullarını aktarmak olmadığını vurgulayarak, “Kim olduklarını, hangi hayalleri kurduklarını ve gelecekte neler yapmayı planladıklarını öğrenmek istedik. ‘Biz Sayı Değiliz’ kampanyası böyle başladı” diyor.
Gönüllülük temelinde yürütülen çalışma sırasında hikayelerin toplanması ve belgelenmesi konusunda çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını belirten İman Cadullah, projenin en önemli özelliklerinden birinin ailelere sevdiklerinin hikayelerini kendi istedikleri biçimde anlatma hakkı tanıması olduğunu ifade ediyor.
İman Cadullah, “Hikayeleri kendi bakış açımızdan yazmıyor, ailelere sevdiklerini anlatmaları için belirli bir yöntem dayatmıyoruz. Paylaşmak istedikleri bilgi ve ayrıntıları alıyor, bunları belgeliyor ve platform üzerinden yayımlıyoruz” sözleriyle çalışmanın yaklaşımını anlatıyor.
Ailelerin projeyle daha fazla iletişim kurmasıyla çalışma zaman içinde Yaşam Arşivi’ne dönüştü. Ekip, artık yalnızca ailelerden gelen başvuruları beklemekle kalmıyor; yaşamını yitirenlerin yakınlarını ziyaret ediyor, meslektaşları ve tanıdıklarıyla görüşüyor. Dijital medya üzerinden iletilen fotoğraf, hikaye ve anılar da arşive ekleniyor.
Yaklaşık bin kişinin hikayesi kayıt altına alındı
Untold Palestine ekibinden Vefa Ebu Haccac, “Biz Sayı Değiliz” kampanyasının temel amacının yaşamını yitiren insanları insani yönleriyle anlatmak ve ailelerine kendi hikayelerini aktarma olanağı sunmak olduğunu belirtiyor.
Kampanya kapsamında çoğunluğu sivil kurbanlardan oluşan yaklaşık bin kişinin hikayesini belgelediklerini aktaran Vefa Ebu Haccac, çalışmalarında insanların öldürülmeden önceki yaşamlarına, sevdikleri şeylere ve gelecek için kurdukları hayallere odaklandıklarını söylüyor.
Vefa Ebu Haccac, her kurbanın ölüm anını aşan bir hikayesi bulunduğuna dikkat çekerek, “Kim olduklarını ve gelecekte ne yapmayı düşündüklerini öğrenmek istedik. Her kurbanın, öldürüldüğü anın ötesine geçen bir hikayesi var. Bu hikayeyi anlatabilecek en doğru kişiler de ailesi ve sevdikleridir” ifadelerini kullanıyor.
Katledilen kadın gazetecilerin mesleki hafızası da korunuyor
Yaşam Arşivi’nde savaş sırasında yaşamını yitiren Filistinli kadın gazeteciler için de özel bir bölüm bulunuyor. Meryem Ebu Dakka, Hibe el-Abadile ve Merve Müslim’in de aralarında bulunduğu gazetecilerin yalnızca öldürülme koşulları değil, yaşamları, mesleki deneyimleri ve kişisel ilişkileri de anlatılıyor.
Bu hikayeler, gazetecilerin birlikte çalıştığı meslektaşlarının tanıklıkları üzerinden aktarılıyor. Meslektaşları, birlikte geçirdikleri günleri, kişilik özelliklerini, anılarını ve mesleki deneyimlerini paylaşarak yaşamını yitiren gazetecilerin hafızasını korumaya katkıda bulunuyor.
Böylece arşiv, yalnızca savaşta kaybedilen meslektaşların ardından tutulan bir yasın değil, Filistin medyasının parçası olmuş kadınların mesleki ve insani mirasının da kaydına dönüşüyor. Savaşın ve tehlikenin ortasında çalışmalarını sürdüren gazeteciler, ölüm istatistiklerinde yer alan isimler olmaktan çıkarak sesleri, deneyimleri, anıları ve çevrelerinde bıraktıkları izlerle yeniden hatırlanıyor.