Yemen’de su mücadelesi: Kadınlar kilometrelerce yük taşıyor

Yemen’de su kıtlığı, kadın ve kız çocuklarının günlük yaşamını derinden etkiliyor. Uzun mesafeler kat ederek su taşıyan kadınlar sağlık sorunları yaşarken, kız çocukları eğitimlerini sürdürmekte zorlanıyor.

RAHMA SHANZOUR

Yemen - Yemen’in kırsal bölgelerinde suya ulaşmak, kadın ve kız çocukları için her gün tekrarlanan zorlu bir mücadeleye dönüşüyor.

Uzun ve engebeli yolları aşarak su taşımak, saatler süren bekleyişlerle birleşirken, bu durum hem kadınların sağlığını olumsuz etkiliyor hem de kız çocuklarının eğitimden uzaklaşmasına neden oluyor. Samîra Ali’nin su getirmek için günde üç kez kat ettiği zorlu yol ile su taşıma sorumluluğu nedeniyle eğitimini bırakmak zorunda kalan 18 yaşındaki Emel Halid’in hikayesi, Yemen’de su krizinin kadın ve kız çocuklarının yaşamını nasıl doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.

Su krizi ve neden oldukları

Su kıtlığı, ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılama yükünü kadınların omuzlarına bırakırken onların zamanından, sağlığından ve eğitim olanaklarından da götürüyor.

33 yaşındaki Samîra Ali, son 10 yıldır ailesinin su ihtiyacını karşılamak için her gün zorlu bir yolculuk yapıyor. Yemen’de “debbe” olarak bilinen geleneksel su kabını başının üzerinde taşıyan Samîra Ali, Sayahi bölgesindeki su kaynağından Makheye köyündeki evine su götürüyor. Yaklaşık bir kilometrelik gidiş-dönüş yolu günde üç kez kat eden Samîra Ali, her seferinde yaklaşık 20 litre su taşıyor. Yolun engebeli olması, su taşımak için kat ettiği mesafeyi daha da zorlu hale getirirken, bu günlük görev ailesinin ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra ev işlerini de sürdürebilmesi için zamanının önemli bir bölümünü alıyor. Su kaynağına ulaşmakla da işi bitmeyen Samîra Ali, özellikle kaynağın yoğun olduğu zamanlarda su alabilmek için uzun süre beklemek zorunda kalıyor.

‘Başka seçeneğim yok, su getirmek zorundayım’

Yaşadığı zorluğu anlatan Samîra Ali, “Her gün su kaynağına gidiyorum ve bu yolu günde üç kez kat ediyorum. Yol yorucu ve engebeli. Buna rağmen başka seçeneğimiz yok, su getirmek zorundayız. Eve döndüğümde de ev işlerine devam ediyorum. Bu şekilde yaşayalı yıllar oldu, artık zorluklara alıştık. Bazen su alabilmek için kaynağın başında saatlerce bekliyoruz. Köyümüze bir su projesinin ulaşmasını umut ediyoruz. Böyle bir proje hayata geçerse hem benim hem de köydeki diğer kadınların günlük su taşıma yükü hafifler. Böylece ailelerimize ve işlerimize daha fazla zaman ayırabiliriz” diyor.

Çocuklar eğitimden kopuyor

Henüz 18 yaşındaki Emel Halid ise su taşımanın eğitimini ve günlük yaşamını nasıl etkilediğini şöyle anlatıyor:

“Okulda olmamız gereken zamanda su kaynağına gidiyoruz. Böylece zaman geçiyor ve biz hala su kaynağında oluyoruz. Savaş ve yaşanan tüm krizler bunun nedeni oldu. Sağlık ve eğitim açısından durumumuz zor. Su taşımak çok yorucu. Uzun mesafeler yürüyor ve debbeyi taşıyoruz. Bazen taşıdığımız ağırlık ve bu yolculuğu tekrar tekrar yapmak nedeniyle sırtımızda ve vücudumuzda ağrı hissediyoruz. Su getirmekten döndüğümüzde çok yorgun oluyoruz. Ardından dinlenmek için zamanımız olmuyor; ev işlerine ve sorumluluklarımıza devam ediyoruz.”

Yemen’de 14.5 milyondan fazla kişi güvenli içme suyu ve sanitasyon hizmetlerine erişemiyor. Bu kişilerin büyük bölümü kırsal ve ulaşılması zor bölgelerde yaşıyor. Su kıtlığının etkileri yalnızca hanelerle sınırlı kalmazken, yerel su kaynaklarına bağlı tarım da krizden doğrudan etkileniyor. Kahve ve sebze üretimi zarar görürken, bazı ailelerin geçim kaynaklarını koruma imkanı da giderek azalıyor. Çatışma, yoksulluk ve su kıtlığının gölgesinde su arayışı her gün devam ederken, bu krizin en ağır yükünü kadınlar ve kız çocukları taşıyor. Suya ulaşmak için harcadıkları zaman ve fiziksel emek; sağlıklarını, eğitimlerini ve çalışma olanaklarını etkilerken, güvenli ve daha iyi bir yaşam sürme haklarını da sınırlandırıyor.