Yemen’de kadın gazeteciler dijital şiddetin hedefinde
Yemen Medya Özgürlükleri Gözlemevi, 2026’nın ilk altı ayında gazeteciler ve medya çalışanlarına yönelik 42 ihlal tespit etti. Raporda 2 gazetecinin katledildiği belirtilirken, kadın gazetecilere yönelik 19 dijital şiddet vakası kaydedildi.
RANİA ABDULLAH
Yemen - Yemen Medya Özgürlükleri Gözlemevi (Marsadak), 2026’nın ilk altı ayında gazeteciler ve medya çalışanlarına yönelik 42 ihlal vakası belgeledi. İhlaller arasında 2 gazetecinin öldürülmesi ve 11 gazetecinin keyfi biçimde gözaltına alınması yer aldı.
Gözlemevi, 26 Ağustos’ta “Korumasız Gazeteciler” başlıklı altı aylık raporunu açıkladı. Etkinliğe Hollanda’nın Yemen Misyonu Başkan Yardımcısı Bart Veenstra, El Arabiya’nın Yemen dosyasından sorumlu temsilciler, UNESCO Körfez Ülkeleri ve Yemen Ofisi’nden iletişim ve bilgi uzmanları ile yaklaşık 80 gazeteci yüz yüze ve çevrim içi katıldı.
Gazetecilere yönelik takip ve baskılar
Raporda öldürme ve gözaltıların yanı sıra çağrı, sorgulama, güvenlik ve yargı takibi, saldırı, tehdit, hedef gösterme, gazetecilik faaliyetlerinin engellenmesi ve medya kurumlarına yönelik ihlaller de yer aldı.
Kadın gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik 19 dijital şiddet vakası da kaydedildi. Vakaların karalama, şantaj, hakaret ve özel hayatın ihlali biçiminde gerçekleştiği belirtildi.
Belgelenen ihlaller arasında 2 gazetecinin öldürülmesi, bir gazetecinin yaralanması, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle 7 çağrı veya güvenlik ve yargı takibi, 5 saldırı, 5 gazetecilik faaliyetini engelleme, 4 hedef gösterme ve 3 tehdit vakası yer aldı. Medya kurumlarına yönelik ihlallerin yanı sıra bir elektronik şantaj vakası da kaydedildi.
Hadramut 10 vakayla en fazla ihlalin kaydedildiği bölge olurken, Aden’de 8, Taiz’de 7 vaka tespit edildi.
Rapora göre ihlallerin 18’i hükümet veya hükümete bağlı kurumlara, 10’u nüfuz sahibi kişi ve aktivistlere, 6’sı Husilere, 6’sı kimliği belirsiz kişi veya gruplara, 2’si ise Güney Geçiş Konseyi’ne atfedildi.
Gözlemevi, Husi kontrolündeki bölgelerde belgelenen vaka sayısının düşük olmasının medya özgürlüğünün geliştiği anlamına gelmediğine dikkat çekti. Bağımsız ve parti bağlantılı medya kuruluşlarının faaliyetlerinin sınırlı olması, bilgiye erişimdeki güçlükler ve gazeteciler ile ailelerinin ihlalleri bildirmekten çekinmesi nedeniyle birçok olayın belgelenemediği kaydedildi.
‘Gerçeği aktarmanın bedeli gazetecinin yaşamı’
Gazeteci Neaim Xalid, Yemen’de gazetecilerin karşı karşıya olduğu tabloya ilişkin şunları söyledi: “Altı ay gibi kısa bir sürede 42 ihlalin kaydedilmesi ve gazeteci Muhammed Ayda’nın öldürülmesi, ifade özgürlüğünün içinde bulunduğu tehlikeli durumu açıkça gösteriyor. Gazeteciler bugün gerçeği aktarmanın bedelini yaşamlarıyla ödeyebiliyor.”
Uluslararası ve Arap kurumlarına çağrıda bulunan Neaim Xalid, gazeteciler için acil koruma mekanizmalarının oluşturulmasını istedi.
Kadın gazetecilerin durumuna da dikkat çeken Neaim Xalid, “Kadın gazeteciler yalnızca doğrudan saldırıların değil, sistematik dijital kampanyaların da hedefi oluyor. Yeni ihlallerle karşı karşıya kalmamak için giderek daha fazla otosansür uygulamak zorunda kalıyorlar” dedi.
‘Otosansür zorunlu bir yönteme dönüştü’
Gazeteci İlham El Faqih de gazetecilerin kendilerini ve ailelerini korumak için otosansüre yöneldiğini belirterek, “Otosansür, kendimizi ve ailelerimizi siyasi etiketleme ve tehditlerden koruyabilmek için zorunlu bir yönteme dönüştü” dedi.
Kendi yaşadıklarına da değinen İlham El Faqih, “Eşim gazeteci Abdulsamed El Qadi, mesleki faaliyetleri nedeniyle öldürüldü” diye konuştu. Gazetecilik mesleğinin Yemen’de giderek daha ağır koşullarda sürdürüldüğünü belirten İlham El Faqih, “Cinayetler, gözaltılar ve korku ortamı nedeniyle gazetecilik artık insanların uzak durmaya başladığı bir meslek haline geliyor. Üniversite öğrencileri bile bu alanda eğitim görmekten kaçınıyor” ifadelerini kullandı.
‘Kadın gazeteciler medya alanından uzaklaştırılıyor’
Yemen Medya Özgürlükleri Gözlemevi Sekretaryası’ndan Buşra El Ağbari ise raporda belgelenen ihlallere ilişkin, “Öldürme, keyfi gözaltı, doğrudan tehditler ve yasal ya da güvenlik mekanizmalarının gazetecilik faaliyetlerini baskı altına almak için kullanılması en ciddi ihlaller arasında” dedi.
Kadın gazetecilere yönelik 19 dijital şiddet vakasına dikkat çeken Buşra El Ağbari, “Bu vakaların önemli bir bölümü özellikle kadın gazetecileri hedef alan karalama ve dijital baskı kampanyalarından oluşuyor” diye konuştu.
Kadınların medya alanındaki çalışmalarının toplumsal baskıyla da karşı karşıya kaldığını belirten Buşra El Ağbari, “Muhafazakar toplumsal yapı içinde kadınların medya alanında çalışmasına yönelik olumsuz bakış, dijital saldırıların etkisini daha da ağırlaştırıyor. Bu baskılar birçok kadın gazeteciyi mesleğini bırakmaya zorluyor” dedi.
2015’ten bu yana 2 bin 717 ihlal
Gözlemevinin verilerine göre, 2015’ten bu yana gazeteciler ve medya çalışanlarına yönelik toplam 2 bin 717 ihlal belgelendi. Bunlar arasında 72 gazeteci ve medya çalışanının öldürülmesi, 540 keyfi gözaltı ve medya kurumlarını hedef alan 320 ihlal bulunuyor.
Marsadak, yetkililere ve çatışmanın taraflarına gazetecilerin güvenliğini sağlama, keyfi gözaltılara son verme, yargı kararlarını uygulama, ihlaller hakkında etkili soruşturmalar yürütme ve sorumluları hesap vermeye çağırdı.
Gözlemevi ayrıca kadın gazetecilerin dijital şiddetten korunması, medya kurumlarının bağımsızlığının güçlendirilmesi ve cezasızlık politikasına son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Raporda, Yemen’de gazeteciler ve özellikle kadın gazetecilerin öldürme, gözaltı, tehdit, hedef gösterme ve dijital şiddetle karşı karşıya olduğu belirtilerek, daha güvenli bir medya ortamı için acil önlem alınması çağrısı yapıldı.