‘Ulusal birlik çatısı altında bizi bir araya getirecek olan çok güçlü nedenimiz var’
Barış sürecinde Kürt ulusal birliğinin hayati önem taşıdığını belirten Demokratik Birlik İnisiyatifi’nden Nevin Daşdemir Dağkıran, “Kürtleri bu anlamda geriye iten ayrılıklar var. Bunun bize bundan sonra getirisi kayıptır” dedi.
ARJİN DİLEK ÖNCEL
Amed - Ortadoğu’da yaşanan yeniden dizayn ve bölgesel gelişmelerin yaşanmasıyla birlikte, Kürt siyasi hareketi içinde ulusal birlik çağrıları da yeniden gündeme geldi.
Kürtlerin statü kazanarak, kimliğini kabul ettirme mücadelesi ve birlik arayışları zaman zaman kesintiye uğrasa da Ortadoğu’da değişen dengeler bu birliği zorunlu kılıyor.
Kürdistan’ın dört bölgesinde yaşanan gelişmeler de, her bölgenin hem kendi içine birliğini oluşturmasını hem de diğer parçalar ile ulusal birlik ruhuyla yan yana gelmesinin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Kürtlerin merkezinde olduğu gelişmeler
Türkiye’de Kürt sorunun kalıcı çözümü ve onurlu bir barış için başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” süreci belli bir aşamaya geldi. Suriye’de ise geçici yönetim ile Demokratik Suriye Güçleri (SDG) arasında yürütülen askeri, güvenlik ve idari entegrasyon süreci devam ediyor. Askeri alanda her ne kadar bir süreç olsa da entegrasyonun toplumsal ayağının henüz oluştuğu sözlenemez.
Şengal’de yaşanan entegrasyon sürecinde ise Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve kadın birliği YJŞ güçlerinin Irak güvenlik sistemine katılmasıyla hayata geçirildi.
Tüm bu gelişmeler Kürtler için yeni bir dönemi de beraberinde getirirken, süreçler kendi içine çeşitli tehlikeler de barındırıyor.
Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB / YNK) Genel Başkanı Bafil Talabani, Kürdistan Parlamentosu’nun 4 Kasım 2026’daki oturumunun ve bu süreçte alınan kararların tanınmadığını belirterek partisinin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) hükümetinden çekildiğini açıkladı.
Bu gelişme ile birlikte yaşanan krizden yine Kürtlerin zarar göreceği, Kürdistan’ın bir parçasında statüyü tehdit eden bir krizin tüm bölgeleri de etkileyeceği uyarıları yapılıyor.
‘En büyük sorun birlik ruhunun yakalanmamış olması’
Tüm bu gelişmeler ışığında Demokratik Birlik İnisiyatifi, hem Türkiye hem de Kürdistan kentlerinde ulusal birlik çalışmalarını sürdürüyor. İnisiyatifin Ege Sözcüsü Nevin Daşdemir Dağkıran, tarihi bir süreçten geçilirken, daha fazla sorumluluk alarak, birlik çalışmalarını başarıyla sonuçlandırmak gerektiğini belirtti.
Ulusal birlik çalışmalarının her dönemin en önemli çalışmalarından olduğunu söyleyen Nevin Daşdemir, “Çünkü yıllara yayılan en büyük sıkıntımız Kürtlerin o birliktelik ruhunu yakalayamamış olmasıdır” dedi.
Kürtlerin yaşadığı kayıpların, diğer bölgenin de kaybı anlamına geldiğini, bu nedenle kazanımlar için mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Nevin Daşdemir, “Kürtler için kayıp her bölge için geçerli. Rojava'da yaşanan acı Wan'da da hissediliyor. Buna rağmen birliğin sağlanamaması bizler açısından ciddi bir kayıp. İnisiyatif bu anlamda yeni bir ruh yaratmaya çalıştı. Yeni bir heyecan yarattı. Metropolde yaşayan Kürtler açısından da bir heyecan yarattı. Çünkü özlenen ve beklenen bir şeydi. Temas kurduğumuz, gittiğimiz her yerde bu özlem duygusunu görüyoruz zaten. Kürtlerin yaşamdaki duruşu ne olursa olsun, fikri ne olursa olsun, kendini aynı karede görebilmek, Kürt olmanın verdiği o ruh ile aynı duyguda birbirine dokunabilmek, birbirine temas edebilmek çok kıymetli” ifadelerini kullandı.
“Tabii ki temennimiz, çabamız ve çalışmamız o birlikteliğin olabildiğince sağlanabileceği daha güçlü çalışmalar yaratmak” diyen Nevin Daşdemir, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ruhuna denk düşen bir birlikteliğe ihtiyaç duyulduğunu ekledi.
‘Her Kürt bu yükümlülüğü kendinde hissetmeli’
Nevin Daşdemir, şöyle devam etti: “Gerek metropollerde gerek Kürdistan'da her Kürt bunun yükümlülüğünü hissetmeli kendinde. Kürtler yüz yıllardır kaybetti. Bu yok sayılma, muhatap alınmama, dilini tanımama, rengini tanımama bizler açısından ciddi kayıplar getirdi. Ama bizim bundan sonraki temennimiz ve çabamız bu coğrafyada hep bir arada yaşamanın da verdiği güvenceyle, renklerimiz farklı olsa da aynı duyguda birlikteliği, barışı, dayanışmayı konuşuyor olabilmek.”
Dört parça Kürdistan’da ulusal birliğin önemli olduğunu ancak Bakur’da birliğin sürece güç katacağın belirten Nevin Daşdemir, “Kürtler arasında hala fikir ayrılıkları var” diye belirtti.
‘Bizi bir araya getirecek çok güçlü bir nedenimiz, dayanağımız var’
Nevin Daşdemir, “Ulus, ulusal bilinci ve ulusal dayanışmayı esas almayan ayrılıklar bunlar. Olabildiğince Kürtlerin elini zayıflatan, olabildiğince Kürtleri bu anlamda geriye iten ayrılıklar var. Yani biz sohbetlerimizde de ve toplantılarımızda da dile getiriyoruz. Bunun bize bundan sonraki getirisi kayıptır, getirisi yok kaybı var. Bu saatten sonra kayıplarımız üzerinden bir ortaklaşma esas almamız gerekiyor. Ne kaybettik ne kazandık dönüp bakmak lazım. Evet, yaşamda fikir ayrılıkları olabilir, siyaseten duruşumuz farklı olabilir ama bizi bir araya getirecek çok güçlü bir dayanağımız, nedenimiz var. O açıdan bakmak gerekiyor meseleye. Zorlanıyoruz bazen çünkü gerçekten alışılagelmiş bir dil ve anlayış var kimi yerlerde ve kimi şahsiyetlerde. Ama ben bunun da bu süreçle beraber açılacağına inanıyorum” yorumunda bulundu.
52 yıla yakın süren çatışmalı sürecin Türkiye haLklarına ciddi kayıplar verdiğini kaydeden Nevin Daşdemir, artık dayanışmayı esas alan, ulusal bilinci esas alan ve bu temelde de ortaklaşan bir dilin geliştirilmesi gerektiğini söyledi ve şöyle devam etti:
“Biz yaşam koşulları oluşturulmuş, refah seviyesi yüksek, ekonomik koşulları iyi, hak ihlalinin olmadığı, eşitliğin olduğu ve hukukun işletildiği bir anlayışla yaşamak istiyoruz.”
‘Kürtler dört parçada da aynı ruhta’
Kürtlerin bu süreçten başarıyla çıkabilmesi için çağrı yapan Nevin Daşdemir, “Kürtler ulusal bilinci esas alan sorumlulukla hareket ederse, Kürtlerin süreçten çok daha güçlü çıkacağına inanıyorum. Kürtler dört parçada da aynı ruhta. Yani Başur'da yaşanan bir acı Bakur’u derinden etkiliyor. Rojava'da yaşanan bir acı Rojhilat’ı etkiliyor. Çünkü bizi ortaklaştıran duygularımız var. Acılarımız, sevinçlerimiz, ortak kaygımız var. Ama gelin görün ki tüm süreçlerde egemen güçlerin de etkisiyle ayrıştıran parçalayan bir müdahale oluyor. Temennimiz bundan sonraki süreçlerde sadece fotoğraflarda değil, gerçek bir araya gelişlerin olması” ifadelerini kullandı.
Ulusal bilincin güçlendiği, diyalog dilinin açığa çıkması için çalışmalara devam edeceklerini belirten Nevin Daşdemir, şöyle konuştu “Ben de bir Kürt kadını olarak koşulların Kürtlerin lehine döneceğine inanıyorum. Zorlu süreçler yaşandı evet ama bizim birlik için çok ciddi ve hayati gerekçelerimiz var. Bizleri buluşturacak, bizleri ortaklaştıracak çok ciddi gerekçelerimiz var. Bu saatten sonra birliğin gücünün ne kadar hayati olduğunu ortaya koyan diyalogların gelişmesi gerekiyor.
‘Kürt kadınların barış ısrarı var’
Nevin Daşdemir, Kürt kadınların barış ve ulusal birlik için mücadele ettiğini ve ısrarlı olduklarını söyleyerek, “Kadınlar zaten cins olarak her zaman barışı, güzelliği savunan bir yerde durdu. Ama özelde Kürt kadınların geçmişten bugüne barışta ısrarı var. Her şeye rağmen yaşadıkları tüm acıya rağmen, tüm kayıplarına rağmen, evlat acısına rağmen, sevdiklerini yıllarca görememeye rağmen bugün yaşamın her alanında barış diyorlar. Bu çok kutsal, çok kıymetli. Yani bizler yaşadık, bizden önceki nesil yaşadı ama bundan sonra başka insanlar yaşamasın diyoruz. Yani iki cins arasında ama bir hakikat var ki kadınlar her zaman yara alan taraf. Kürt annelerinin bu yönüyle feraseti, dirayeti, barıştaki ısrarı gerçekten dünyada örnek olunacak bir durum. Bugün birçok barış annelerinden tutun cumartesi annelerine evlatlarını yetiren birçok annenin yaşadığı ne olursa olsun tek dileği ve talebi barış” dedi.
“Kadınların inancı bu barış sürecinin de elini güçlendirecek” diyen Nevin Daşdemir, diyalog dilini kadınların kuracağını söyledi.
Nevin Daşdemir, “Savaşı reddeden ama barışta ortaklaşmayı esas alan ve sadece bunu Kürt kadınlarından bekleyen bir dille değil, bu coğrafyada yaşayan bütün kadınlardan bekleyen bir dil geliştiriyoruz. Kürt anneler elini diğer bütün annelere uzatıyor e ‘Ben acı yaşadım. Sizler yaşamayın’ diyor. Dolayısıyla da umuyorum ve diliyorum ki Kürt annelerindeki bu feraseti, bu barışçıl dilini tüm anneler, tüm kadınlar görür” şeklinde konuştu.
Nevin Daşdemir, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bu süreç her kesimden, her cenahtan insanlarla güçlenir. Artık kalıcı bir barışın, demokrasinin, eşitliğin esas alındığı bir süreç gelişmeli. Herkes ‘ben bu sürecin bir parçası olmalıyım’ demeli. Yükümlülüğünü kendinde görmeli.”