Tunus'ta ırkçılık karşıtı yürüyüş

Tunus'un başkentinde düzenlenen yürüyüşte yüzlerce kişi ırkçılığı protesto ederek insan haklarına saygı gösterilmesi ve uluslararası sözleşmelere uyulması çağrısında bulundu. Eylemde, nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı sloganlar öne çıktı.

Tunus- Tunus'un başkentinde bulunan Mandela Meydanı'ndan Tunus Gazeteciler Sendikası'na kadar düzenlenen yürüyüşte, ırkçılığa karşı mücadele ve insan haklarına saygı talepleri dile getirildi.

20 Hazirani akşamı gerçekleştirilen yürüyüşte katılımcılar, “Nefret söyleminin normalleşmesine son verin”, “Irkçılığa ve ayrımcılığa hayır”, “Ülke vahşet ve baskı altında” ve “Hepimiz göçmeniz” sloganları attı. Özellikle “Hepimiz göçmeniz” sloganı yürüyüş boyunca sıkça dile getirildi.

‘Günlük dilde bile ırkçılık var’

Sendikacı ve eski “Manamti” Derneği üyesi Semira Trablusi, Tunus toplumunda ırkçılığın ulaştığı seviyeye dikkat çekerek günlük yaşamda kullanılan birçok ifadenin bile ayrımcı anlamlar taşıdığını söyledi. Yeni nesillerin insanları ten rengine göre değil, insan oldukları için değerlendirmesi gerektiğini belirten Semira Trablusi, siyah ve beyaz ayrımının toplumsal yaşamda yeniden üretilmemesi çağrısında bulundu.

Irkçılıkla mücadele eden kişilerin “ajanlıkla” suçlanmaması gerektiğini vurgulayan Semira Trablusi, kendisinin de ayrımcı uygulamalara maruz kaldığını ve bu nedenle birçok kez protestolara katıldığını ifade etti.

Tunus'un tarih boyunca misafirperverliği ve farklı inançlarla bir arada yaşama kültürüyle tanındığını hatırlatan Semira Trablusi, “Yahudiler ve Hristiyanlarla birlikte yaşayabilen bir toplumun siyahlarla birlikte yaşamayı sorgulaması kabul edilemez” dedi.

‘Tunuslular sosyal medyada gösterildiği gibi değil’

Gazeteci Neval Buzeyd ise yürüyüşe katılmasının nedenini, Tunus halkının sosyal medyada çizilen olumsuz tabloyla örtüşmediğini göstermek olarak açıkladı.

Tunus toplumunun hoşgörülü olduğunu belirten Neval Buzeyd, siyah Tunusluların ülkenin doğal ve ayrılmaz bir parçası olduğunu, farklı toplumsal kesimlerin uzun yıllardır birlikte yaşadığını söyledi.

Düzensiz göç olgusunun kimi zaman bireylerin ötesinde idari ve siyasi nedenlerden kaynaklandığını ifade eden Neval Buzeyd, Tunuslular arasında ırkçılığın reddedilmesi konusunda ciddi bir görüş ayrılığı bulunmadığını kaydetti.

Neval Buzeyd, asıl tehlikenin ırkçı söylemlerin devlet ve iktidar çevrelerinden gelmesi halinde ortaya çıktığını belirterek bunun tüm toplumu etkileyen derin bir soruna dönüşebileceğini söyledi.

‘İnsan hakları bölünemez’

Sivil toplum aktivisti Naile Zeglami de yürüyüşe katılımının amacının her türlü ırkçılığı reddetmek ve ayrımcılığa maruz kalanlarla dayanışma göstermek olduğunu ifade etti. İnsan haklarının bölünemez olduğunu vurgulayan Naile Zeglami, insan onuru, yurttaşlık hakkı, ifade özgürlüğü ve var olma hakkının herkes için güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Yasal belgelere sahip olmayan kişilerin durumunun insan hakları temelinde ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde çözülebileceğini belirten Naile Zeglami, bu konuların ayrımcılık ve karşılaştırma mantığıyla ele alınmaması gerektiğini kaydetti.

Tunus'ta siyah yurttaşların uzun yıllardır toplumun bir parçası olduğunu hatırlatan Naile Zeglami, farklı toplumsal kesimler arasında bir arada yaşama kültürünün köklü bir geçmişe sahip olduğunu sözlerine ekledi.