Kürdistan ve Türkiye kentlerinde Helebce anmaları: Hesap soracağız
Helebce Katliamı'nın yıldönümünde yaşamını yitirenler anıldı. Anmada Türkiye'nin katliamı “soykırım” olarak kabul etmesi ve 16 Mart'ın "Kürt Soykırım Günü" olarak tanınması istenildi.
Haber Merkezi - Irak'ın idam edilen devlet başkanı Saddam Hüseyin'in talimatıyla Federe Kürdistan Bölgesi'nin Helebce kentine düzenlenen ve yaklaşık 5 bin kişinin katledildiği kimyasal saldırıda yaşamını yitirenler anıldı. Anmada, 16 Mart'ın “Kürt Soykırım Günü” olarak tanınması çağrısı yapıldı.
Şirnex
Şirnex Demokratik Kurumlar Platformu, Sanat Sokağı'nda anma düzenledi. Anmaya siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Kürtlerin varlığı için yüzyıllardır birçok katliam ve sürgün ile karşı karşıya kaldığını belirtti. Şirnex ve farklı kentlerde geçmiş dönemlerde yaşanan katliamları hatırlatan Newroz Uysal Aslan, Şirnex'te 14 Mart 2016'da ilan edilen sokağa çıkma yasağına değinerek, "Katliamlarda yaşamını yitirenleri saygı ile anıyoruz. Helebce katliamı insanlık tarihinde kara bir sayfa. Kürtlerin benzer katliamlar ile karşı karşıya kalmaması için Kürtlerin birlik olması elzem. Enfal katliamı insanlığa karşı bir suç olmasına rağmen hala böyle kabul edilmedi. Helebce anmasında bir kez daha Kürtlerin birliği, halkların birliğinin katliamlara karşı gereklidir. Uluslararası yargılamalar yapılmalı. Kürtler, Helebce'yi unutmayacak, hesap soracak" diye konuştu.
Mêrdîn
Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu, gerçekleştirdiği açıklama ile anma programı düzenledi. Karayolları Parkında gerçekleştirilen anma programına çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile siyasi parti temsilcileri katıldı. Platform adına basın açıklamasını dönem sözcüsü Gülbin Öner okudu.
Anmada konuşan DEM Parti Milletvekili Beritan Güneş Altın da; katliamda milyonlarca insanın etkilendiğini hatırlatarak, "Orada da amaç Kürtlerin yok edilmesi, varlığına son verilmesiydi. Saddam tarafından Enfal suresi ile Kürtler'in katliamı dünyaya duyuruldu. Bugün ise, aynı şeyi Suriye hükümeti yapmak istedi. Yine Enfal suresi ile başladılar ve Kürt halkının katliamını kutsal göstermek istediler" dedi.
Kürt halkının katliamlarla çevrili hale getirildiği belirten Beritan Güneş, Kürtlerin katliamlardan geçmesini önlemek amacıyla Kurt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum" çağrısının önemli olduğunu söyledi. Kürtlerin katliamlardan kurtulmasının yolunun demokratik toplum ile mümkün olduğunu dile getiren Beritan Güneş, "Bunun için Kürtler dört bir yanda demokratik toplumu, ulusal birliğini ve demokratik birliği inşa etmelidir" dedi.
Adana
Adana Emek ve Demokrasi Platformu, İnönü Parkı'nda yaptığı açıklamada yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker açıklama yaptı. Katliamların halkların özgürlük ve adalet mücadelesini bastırmak amacıyla gerçekleştirildiği vurgulayan Yasemin Dora Şeker, yayılmacı katliamın emperyalist savaş politikalarının ve bölgesel iktidarların halkları nasıl hedef aldığının en acı örneklerinden biri olduğunu söyledi. Benzer katliamları sıralayan Yasemin Dora Şeker, 16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü'nde gerçekleştirilen ve 7 öğrencinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırıya işaret ederek, "Helebce’nin ve Beyazıt'ın hesabı sorulana kadar mücadelemiz sürecek. Savaşa hayır, barış hemen şimdi" dedi.
Hatay
İHD İskenderun Şubesi, dernek önünde açıklama yaptı. Açıklamayı yapan İHD İskenderun Şube Başkanı Ayten Kılınç, İHD, tüzüğündeki ilkesel tutumu nedeni ile nerede ve ne zaman yapılırsa yapılsın soykırıma karşı olduğundan Türkiye'nin Kürt Soykırımı'nı tanıması için mücadelesini sürdürecektir.
Mersin
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Özgür Çocuk Parkı'nda açıklama yaptı. "Katliamlar insanlık suçudur" pankartının yer aldığı açıklamada, İHD Mersin Şube Eşbaşkanı Zeynep Kaya yaptı. Birleşmiş Milletler Roma Statüsü'nde soykırımın tanımı hatırlatan Zeynep Kaya, 16 Mart Helebce Katliamı’nın Kürtleri tamamen ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu belirterek, "16 Mart gününü, 'Kürt Soykırımı Günü' olarak tanınmasını talep etmekteyiz" dedi.
Riha
Riha Emek ve Demokrasi Platformu, Haliliye ilçesinde Novada Park AVM'nin önünde açıklama yaptı. Açıklamada “Bütün insanlık tarafından lanetlenmesi gereken Helebce Soykırımını, Beyazıt ve Gazi Katliamını unutmayacağız, Unutturmayacağız!" denildi.
Riha Demokratik Kurumlar Platformu da, DEM Parti Riha İl Örgütü önünde açıklama yaptı. Açıklamanın Kürtçesini Özgür Kadın Hareketi'nden (Tevgera Jinên Azad-TJA) Adalet Eriş, Türkçesini ise DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Nihat Demirbilekli yaptı. Açıklamada, "İnsanlık düşmanı bu saldırıyı gerçekleştirenleri bir kez daha lanetliyor, yaşamını yitirenleri saygı, minnet ve derin bir hüzünle anıyoruz. Dünya tarihinde iz bırakan bu büyük acının unutulmaması ve bir daha asla hiçbir gücün Kürt halkına karşı böyle bir girişimde bulunulmaması için mücadelemiz sürecek" denildi.
Ankara
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), ise yazılı açıklama yaptı. Atılan kimyasal silah ile Kürt halkının hedef alındığı ve katledildiği belirtilen açıklama, "Kürtlerin hedef alındığı bu soykırım, insani değerlerden, demokrasiden ve evrensel hukuk normlarından nasibini almamış zamanın Dehaqlarının işlediği bir insanlık suçu olarak tarih sayfalarındaki yerini almıştır" denildi.
Açıklamada Baas Rejimi’nin zulüm politikalarına karşı Kürt halkının direnişi sürdürdüğü ve mücadeleye devam ettiği altı çizilen açıklamada, “İnsanlık tarihinin en acımasız katliamlarından biri olan Halepçe’yi unutmayacağız. Katliamla yok edilmek istenen Kürt halkı, Baas rejiminin yürüttüğü zulüm politikalarına karşı direnişini sürdürmüş; bugün tüm dünyada var olduğunu ve hakları için mücadeleye devam ettiğini göstermiştir. Katliamı gerçekleştirenler ise amacına ulaşamadığı gibi tarih sahnesinden de silinmiştir” ifadelerine yer verildi.
Zulüm politikaları ile sonuç alınamayacağı belirtilen açıklamada, “Bu zulüm politikalarına karşı haklı mücadele yürüten ezilen halklar ise mutlaka kazanacaktır. DEM Parti olarak, Helebce Katliamı’nın 38. yılında, yitirdiğimiz binlerce canımızı bir kez daha saygıyla anıyor; başta Kürt halkı olmak üzere bu topraklarda yaşayan tüm halkların eşit, özgür ve birlikte yaşayacağı bir dünyayı mutlaka inşa edeceğimizin sözünü veriyoruz” diye kaydedildi.
Kanun teklifi verildi
DEM Parti Wan Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit de Meclis Başkanlığı’na katliama ilişkin kanun teklifi verdi. Teklifte, yapılan katliamın soykırım olarak kabul edilmesi istendi.
Kürt Kadın Birliği Platformu, dijital medya hesaplarından açıklama yayımladı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "16 Mart 1988'de, Güney Kürdistan'ın Helebce kentinde, Irak BAAS rejimi Saddam Hüseyin'in talimatıyla kimyasal silahlar kullanarak sivillere yönelik vahşi bir saldırı gerçekleştirdi. Bu katliamda, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere binlerce insan birkaç saat içinde katledildi. Genel tahminlere ve uluslararası araştırmalara göre yaklaşık 5 bin kişi şehit düştü, on binlerce kişi ise yaralandı ya da uzun süreli acı ve hastalıklarla yüz yüze kaldı.
Bu saldırı, Enfal çerçevesinde gerçekleştirildi ve insanlık tarihinin en büyük kara lekelerinden biri olarak kabul ediliyor. Enfal, on binlerce sivil Kürdün yok edildiği, yüzlerce köyün yıkıldığı ve sistematik katliamların gerçekleştirildiği bir soykırım olarak tanımlandı. Helebce yalnızca bölgesel bir trajedi değildi; aynı zamanda Kürt halkının acısının ve yaşadığı ağır yıkımın güçlü bir hafızasıdır. Aynı zamanda imha ve yok etme politikalarına karşı güçlü bir uyarıdır. Dünya o dönemde çoğu kez sessiz kalmayı seçti, ancak bugün bizim bunu unutmamamız ve unutturulmasına izin vermememiz gerekiyor. Helebce’yi saygıyla anıyor, şehitlerini minnet ve hürmetle hatırlıyoruz. Kürt halkının varlığını, onurunu ve özgürlüğünü korumak için Halepçe'nin hafızası, mücadelemizin ve birliğimizin en büyük gücü olmalıdır."