Tahran Büyük Cezaevi'nde su ve hijyen krizi: Uyuz vakaları arttı

İran'daki Tahran Büyük Cezaevi'nin 1 No'lu Birimi'nde su yetersizliği, hijyen eksikliği ve uyuz salgını yaşandığı belirtildi.

Haber Merkezi- İran'daki Tahran Büyük Cezaevi'nin 1 No'lu Birimi'ne ilişkin yayımlanan bilgiler, cezaevinde su sıkıntısı, yetersiz hijyen koşulları ve bulaşıcı hastalıkların yayılması nedeniyle ciddi bir insani krizin yaşandığını gösteriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan bir avukat, yaşananları tutsakların suya, sağlık hizmetlerine ve hijyen koşullarına erişim hakkının ihlali olarak nitelendirerek, yetkilileri acil önlem almaya ve bağımsız kurumları cezaevlerini denetlemeye çağırdı.

Cezaevinden bilgi aktaran kaynaklara göre, 1 No'lu Birim'deki birçok duş ve tuvalete su ulaşmıyor. "Sağlık Koğuşu" olarak adlandırılan bölümün de aynı sorunla karşı karşıya olduğu belirtilirken, tutukluların su ihtiyaçlarını diğer bölümlerden kova ve bidonlarla taşımak zorunda kaldıkları, banyo yapmak için ise plastik kaplar kullandıkları aktarıldı.

Uyuz vakaları arttı

Anlatımlara göre su ve hijyen eksikliği nedeniyle cezaevinde uyuz hastalığı yaygınlaştı. Çok sayıda tutuklu aylardır şiddetli kaşıntı ve deri lezyonlarıyla mücadele ettiği, ilaç ve tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle hastalığın yayılmaya devam ettiği ifade edildi. Uzmanlar, uyuzun özellikle kalabalık ve hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda hızla bulaşabilen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, mevcut koşulların daha fazla tutuklunun sağlığını riske atabileceği uyarısında bulunuyor.

Cezaevi birimleri arasında eşitsizlik iddiası

Raporda ayrıca Tahran Büyük Cezaevi'nin 5 No'lu Birimi'nin, ağırlıklı olarak mali suçlardan hüküm giyen tutukluların kaldığı bölüm olması nedeniyle daha iyi barınma ve hijyen imkanlarına sahip olduğu ifade edildi. Bu durumun cezaevi içindeki imkanların dağılımı konusunda ayrımcılık iddialarını gündeme getirdiği ve tutsaklar arasında eşitlik ilkesinin uygulanmasına ilişkin soru işaretleri doğurduğu kaydedildi.

Bağımsız denetim çağrısı

Açıklamada, deri hastalığı belirtileri gösteren tüm tutukluların acilen sağlık taramasından geçirilmesi, uyuz teşhisi konulanların tedavi edilerek diğer tutuklulardan ayrılması gerektiği belirtildi. Ayrıca bağımsız heyetlerin cezaevinde inceleme yapması, elde edilen bulguların kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması ve insan hakları kuruluşları ile sivil toplum temsilcilerinin cezaevi koşullarını denetleyebilmesine imkan tanınması çağrısı yapıldı.

Suçlama veya mahkumiyet durumundan bağımsız olarak tüm tutukluların suya, sağlık hizmetlerine, hijyen koşullarına ve insani yaşam standartlarına erişim hakkına sahip olduğu, bu hakların korunmasının devletin yükümlülüğü olduğu vurgulandı.