'Süveyda'da adalet için uluslararası soruşturma şart'

Süveyda katliamlarını soruşturan Ulusal Soruşturma Komisyonu'nun tarafsızlığını sorgulayan Basma El-Akbani, açıklanan gözaltıların adalet için yeterli olmadığını belirterek, tüm sorumluların uluslararası mekanizmalarda yargılanmasını istedi.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda - Suriye'de Temmuz 2025'te Süveyda'da yaşanan katliamları soruşturmak üzere kurulan Ulusal Soruşturma Komisyonu, 23 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Ancak komisyonun tarafsızlığı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Askeri operasyonun yürütülmesinde rol oynayan geçici yönetim tarafından oluşturulan komisyonun, taraf olduğu bir olayı bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturup soruşturamayacağı sorgulanıyor.

Ağır suçlar ve ciddi hak ihlallerinde bağımsızlık ile tarafsızlık, güvenilir bir soruşturmanın temel koşulları arasında gösteriliyor. Ancak Süveyda halkı, geçici yönetim tarafından oluşturulan soruşturma komisyonuna güven duymuyor. Bu nedenle kent sakinleri komisyonun Süveyda'ya girişine izin vermedi. Halk, daha önce sahil bölgesinde yaşanan olaylara ilişkin yürütülen soruşturmaların adaleti sağlamadığını belirterek, Süveyda'daki katliamların bağımsız ve tarafsız bir mekanizma tarafından soruşturulması çağrısını yineledi.

‘Komisyon şeffaflık ve tarafsızlık ilkelerini karşılamıyor’

Kadın hakları aktivisti Basma El-Akbani, birkaç gün önce yayımlanan Süveyda katliamına ilişkin Ulusal Soruşturma Komisyonu raporunu değerlendirerek, komisyonun "ulusal" olarak adlandırılmasının bu tür soruşturmalarda gerekli olan şeffaflık ve tarafsızlık ilkelerini karşılamadığını söyledi. Süveyda'da yaşananların açıklanan adımlardan çok daha kapsamlı olduğunu belirten Basma El-Akbani, komisyonun yapısı, yetkileri ve kim tarafından oluşturulduğunun sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Komisyonun yeterli tarafsızlığa sahip olmadığını dile getiren Basma El-Akbani, bunun nedeninin "öldürme ve terörle dolu bir geçmişe sahip bir otorite tarafından kurulmuş olması" olduğunu dile getirdi. Ağır hak ihlallerine ilişkin soruşturmaların uluslararası standartlara göre bağımsız ve tarafsız mekanizmalar tarafından yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Basma El-Akbani, ancak bu şekilde kamuoyunun sonuçlara güven duyabileceğini belirtti.

‘Saldırıya çok sayıda kişi katıldı’

Basma El-Akbani, Süveyda halkının önemli bir bölümünün komisyonun kente girişini reddettiğini, bunun temel nedeninin daha önce sahil bölgesinde yaşanan olaylara ilişkin yürütülen soruşturmalara duyulan güvensizlik olduğunu söyledi. Bu soruşturmaların mağdurlar ve yakınları açısından adaleti sağlamadığını belirten Basma El-Akbani, bu nedenle bağımsız ve tarafsız bir soruşturma talebinin giderek güçlendiğini ifade etti.

Ulusal Soruşturma Komisyonu'nun 23 kişiyi yargıya sevk ettiğini açıklamasını da eleştiren Basma El-Akbani, bu sayının "Süveyda'ya yönelik saldırının boyutuyla örtüşmediğini" söyledi. Saldırıya çok sayıda kişinin katıldığını belirten Basma El-Akbani, dijital medyada paylaşılan görüntü ve paylaşımlarda bazı kişilerin saldırıya katıldıklarını açıkça dile getirdiğini ya da bununla övündüğünü ifade etti. Yalnızca 23 kişinin Suriye ceza mahkemelerine sevk edilmesinin yaşananların niteliğini yansıtmadığını savunan Basma El-Akbani, olayların münferit suçlar olarak değerlendirilemeyeceğini, çok daha kapsamlı ve organize bir dosya niteliği taşıdığını belirtti.

‘Bu dosyaların yerel mahkemelerde görülmesi yeterli değildir’

Basma El-Akbani, "Birleşmiş Milletler Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Süveyda'da yaşanan ihlallerin savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamına girebileceğini belirtti. Yaşananları savaş suçu olarak değerlendiriyoruz. Bu kadar ağır suçların neden resmi olarak bu şekilde tanımlanmadığını sorguluyoruz. Bu tür dosyaların yalnızca yerel mahkemelerde görülmesi yeterli değildir. Hesap verebilirlik, saldırıyı planlayanlardan emir verenlere ve uygulayanlara kadar tüm sorumluları kapsamalıdır" dedi.

Süveyda'ya yönelik saldırının aylar öncesinden nefret söylemleriyle hazırlandığını kaydeden Basma El-Akbani, "Saldırıya güvenlik ve askeri yapılarla birlikte yabancı gruplarda katıldı. Bu nedenle sorumluluk yalnızca saldırıyı gerçekleştirenlerle sınırlı tutulamaz; tüm komuta ve uygulama zinciri yargılanmalıdır" ifadelerini kullandı. Soruşturma Komisyonu Sözcüsü'nün bazı şüphelilerin firari, bazılarının ise maskeli oldukları için kimliklerinin belirlenemediği yönündeki açıklamalarını da eleştiren Basma El-Akbani, "Bu açıklama ikna edici değil. Dijital medyada dolaşan çok sayıda görüntü ve paylaşım, hem ihlalleri hem de bazı kişilerin kimliklerini açıkça ortaya koyuyor" diye konuştu.

‘Yargıya sevk edilen kişilerin isimlerinin kamuoyuna açıklanmaması kabul edilemez’

Basma El-Akbani, "Kadınların kaçırılması ve çeşitli ihlallerle suçlanan Kusay eş-Şuveymeri'nin daha sonra kamuya açık etkinliklerde ve bazı bakanlarla birlikte görüntülenmesi, hesap verebilirlik sürecinin ciddiyetini sorgulatıyor. Yargıya sevk edilen kişilerin isimlerinin kamuoyuna açıklanmaması da kabul edilemez. Mağdurların ve ailelerinin yargılama sürecini bilmesi en temel haklarından biridir. Açıklanan bu adımlar, özellikle Süveyda olaylarının birinci yıl dönümü yaklaşırken uluslararası kamuoyuna hesap verebilirlik görüntüsü vermeyi amaçlıyor. Ancak bunlar mağdurların adalet talebini karşılamıyor. Bu, adalet devleti yönünde ilerledikleri izlenimini yaratmaya yönelik başarısız bir imaj düzeltme çabasıdır" sözlerine yer verdi.

‘Gerçek adalet, tüm sorumluların hesap vermesiyle sağlanabilir’

Komisyonun açıklamalarında, ihlallere karıştığı belirtilen bazı kişilerin hala Savunma Bakanlığı bünyesinde görev yaptığının yer aldığını hatırlatan Basma El-Akbani, "Bu kişilerin görevlerini sürdürmesi, hesap verme sürecinin ne kadar ciddi yürütüldüğüne dair soru işaretlerini artırıyor" diye konuştu. Süveyda halkının yaşananların etkisini hala her gün hissettiğini belirten Basma El-Akbani, "Aradan bir yıl geçmiş olması acıları sona erdirmedi. Mağdurlar ve aileleri hala adalet bekliyor, yerlerinden edilenler ise evlerine dönebilmeyi umut ediyor" şeklinde konuştu.

Değerlendirmesinin sonunda uluslararası soruşturma çağrısını yineleyen Basma El-Akbani, "Bu kadar geniş kapsamlı ihlaller ancak uluslararası yargı mekanizmaları tarafından etkin biçimde soruşturulabilir. Süveyda halkı yaşadığı katliamları, zorla yerinden edilmeyi ve diğer ihlalleri unutmayacaktır. Gerçek adalet, tüm sorumluların hesap vermesi ve mağdurların zararlarının giderilmesiyle sağlanabilir" ifadelerini kullandı.