Suriye Kadın Meclisi: Kadın mücadelesini birleştiren ve geleceğe taşıyan güç

Suriye Kadın Meclisi, 2025’te ülke genelinde yüzlerce konferans ve seminer düzenleyerek kadınların karar alma süreçlerine katılımını güçlendirdi, toplumsal sözleşme taslağı üzerinde çalışmalarını sürdürdü, ulusal ve uluslararası alanda etkisini artırdı.

ASMA MUHAMMED

Qamişlo- Suriye’nin farklı şehirlerinde kadınların çalışmalarını genişletmek, yüzlerce konferans ve farkındalık semineri düzenlemek, yerel ve uluslararası işbirliklerini güçlendirmek ve Suriye kadınları için bir anayasa niteliğinde olacak toplumsal sözleşme taslağını tamamlamak, 2025 yılında Suriye Kadın Meclisi’nin öncelikli faaliyetleri arasında yer aldı. Bu yıl, Meclis’in hem ulusal hem de uluslararası etkisini artırdığı ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın mücadelesinde bir dönüm noktası oluşturduğu bir süreç oldu. Esad rejiminin yıllarca uyguladığı kısıtlamalar ve baskılardan sonra, birçok şehirde kadın hareketleri yeniden güç kazandı.

Ancak 8 Aralık 2024’te Esad rejiminin düşmesiyle birlikte kadın hareketleri, yeni kurulan geçici hükümetin politik yönelimlerinden bağımsız olarak, Suriye tarihinin bu kritik döneminde güçlü bir toplumsal dayanak oluşturma iradesi ortaya koydu. Bu kapsamda farkındalık çalışmaları hız kazanırken, Suriye Kadın Meclisi öncülüğünde ulusal forumlar ve konferanslar düzenlendi. Yürütülen çalışmalar, kadınların karar alma mekanizmalarında güçlendirilmesini hedefleyen somut planların hazırlanmasına ve Suriye kadınları için bir toplumsal sözleşme taslağının oluşturulmasına zemin hazırladı. Böylece Meclis, kadınların onurunu esas alan, aktif ve eşit katılımını güvence altına almayı amaçlayan kapsamlı bir feminist vizyonun somut bir örneği haline geldi.

‘Derin bir dönüşüm yaşandı’

Suriye Kadın Meclisi yöneticilerinden Mona Youssef, 2025 yılının Suriye’de kadın mücadelesi açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Mona Youssef, yıllar boyunca kadın haklarını savunduğunu iddia eden ancak kadınları fiilen karar alma mekanizmalarından dışlayan, katılımlarını sembolik rollerle sınırlayan Esad rejiminin çöküşünün ardından, ülkede derin siyasi ve toplumsal dönüşümlerin yaşandığını ifade etti.

Bu sürecin, kadınlara ilişkin kamu politikalarının yeniden ele alınmasını ve kadınların güçlendirilmesine yönelik çerçevelerin acilen geliştirilmesini zorunlu kıldığını vurgulayan Mona Youssef, kadınların siyasi ve toplumsal karar alma süreçlerinin tüm aşamalarına entegre edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Mona Youssef, “Geçici hükümetin iktidara gelişi başlangıçta Suriyeli kadınlar için bir umut yaratmıştı. Ancak izlenen politikalar zamanla kadınları dar ve geleneksel roller içine hapsetmeye, kamusal alandaki etkinliklerini sınırlandırmaya yöneldi” dedi.

Bu yaklaşımın, adalet ve eşitlik ilkeleri göz ardı edilerek yasa taslaklarında dini söylemin seçici biçimde kullanılmasıyla hayata geçirildiğini belirten Mona Youssef, bunun en somut göstergesinin kadınların resmi kurumlardaki temsil oranının yüzde 4’ü dahi geçmemesi olduğunu ifade etti. Mona Youssef’a göre bu tablo, kadınların kamu politikalarını etkileme gücünü zayıflatırken, haklarını ve kazanımlarını savunmalarını da ciddi biçimde sınırlandırıyor.

‘Meclis kritik bir rol oynuyor’

Mona Youssef, Suriye Kadın Meclisi’nin 2017 yılında gerçekleştirilen kuruluş konferansından bu yana güçlü bir örgütsel zemin oluşturduğunu vurguladı. Bu yapının, Suriye kadın hareketinin yeniden örgütlenmesini hedefleyen hak temelli ve kapsayıcı bir çerçeve sunduğunu belirten Mona Youssef, Meclis’in bu yönüyle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Mona Youssef, “Bu örgütsel temel sayesinde Meclis, rejimin düşüşünün hemen ardından hızlı ve etkili bir şekilde hareket edebildi. Suriye’nin farklı şehirlerindeki kadınların mücadelesini bir araya getirmeyi, kadın haklarını ve kazanımlarını savunabilecek birleşik bir kadın cephesi oluşturmayı ve kadınların kamu politikalarının şekillendirilmesine katılımını güçlendirmeyi hedefledik” ifadelerinde bulundu.

‘Kadınların rolünü güçlendirmek için çalıştık’

Mona Youssef, ilk birkaç ay içinde Meclis’in, çeşitli sosyal ve siyasi geçmişlerden kadınların katıldığı onlarca ulusal forum düzenlediğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Bu forumlarla hem Meclis’in vizyonunu ve hedeflerini tanıttık hem de yeni anayasanın hazırlanma sürecinde kadınların rolünü, kadın haklarının anayasal çerçeveye nasıl entegre edilmesi gerektiğini tartıştık. Çalışmalarımız yalnızca başkentle sınırlı kalmadı, farklı şehirlerde ve kırsal alanlarda da forumlar gerçekleştirdik. Bu sayede adalet ve eşitliği güvence altına alacak politika ve yasaların hazırlanmasına katkı sunabilecek nitelikli kadın liderlerden oluşan geniş bir ağ oluşturduk. Meclis olarak faaliyetlerimizi yalnızca ülke içinde yürütmedik. Özellikle Avrupa başta olmak üzere yurt dışında düzenlenen toplantılara da katıldık. Parlamenterler, siyasi parti temsilcileri ve insan hakları alanında etkili isimlerle bir araya gelerek Suriyeli kadınların yaşadığı gerçekliği ve karşılaştıkları zorlukları doğrudan aktardık. Uluslararası toplumun Suriyeli kadınları desteklemesi, kadınların haklarını tam olarak kullanabilmesi ve seslerinin uluslararası karar alma mekanizmalarına taşınması gerektiğini bu görüşmelerde açıkça dile getirdik.”

Temel başlıklara odaklanıldı

Mona Youssef, Meclisin ayrıca Kuzey ve Doğu Suriye bölgesindeki kadınların deneyimlerini, örgütsel, siyasi ve sosyal kazanımlarıyla birlikte, çeşitli Suriye şehirlerine aktarmak için çalıştığını aktardı. Mona Youssef, “Bu deneyimi, kadınların rolünü yeniden inşa edebilecek ve onların ulusal düzeyde kamusal hayata ve karar alma süreçlerine etkin biçimde katılımını güçlendirebilecek canlı bir model olarak görüyoruz. Bu nedenle yalnızca siyasi değil, toplumsal alanda da kapsamlı çalışmalar yürüttük. Suriye Kadın Meclisi olarak farklı şehirleri ve kırsal alanları da kapsayan, yüzlerce etkinliği aşan geniş çaplı bir konferans ve farkındalık semineri programı başlattık. Bu çalışmalarımızda nefret söylemiyle mücadele, geçiş dönemi adaletinin anlaşılması, kadınların yasa ve anayasa taslağı hazırlama süreçlerindeki rolü, üreme sağlığı, dijital şiddet dahil olmak üzere kadınlara yönelik her türlü şiddetle mücadele ve toplum genelinde kadın haklarına dair farkındalığın artırılması gibi temel başlıklara odaklandık” diye kaydetti.

‘Kadınlar için net siyasi tutum alındı’

Mona Youssef, Meclisin rolünün yalnızca farkındalık ve eğitim çalışmalarıyla sınırlı olmadığını belirtti. Kadın haklarını doğrudan etkileyen politika ve uygulamalara karşı açık ve net siyasi tutumlar aldıklarını ifade eden Mona Youssef, bu kapsamda resmi açıklamalarla kadınların iradesini savunduklarını söyledi. Mona Youssef, yeni hükümetin kadınlar üzerinde vesayet kurmayı hedefleyen genelgesini reddettiklerini vurgulayarak, söz konusu genelgeyi temel hak ve özgürlüklerin açık bir ihlali ve Suriyeli kadınların kamusal hayata ve karar alma süreçlerine gerçek ve eşit katılım taleplerine aykırı, geriye dönük bir adım olarak değerlendirdiklerini dile getirdi.

Mona Youssef, Meclisin 2025 yılı boyunca makaleler yayınlayarak, sivil toplum kuruluşlarıyla ortak forumlara katılarak ve işgal altındaki bölgelerde kadınların zorla alıkonulması gibi hassas konularla ilgili etkinlikler düzenleyerek kamuoyundaki varlıklarını güçlendirdiğini belirtti. Mona Youssef, bu çalışmalar sırasında kadınlara yönelik sistematik ihlallerin öne çıkarıldığını ve toplumsal farkındalığı artırarak kadınları ayrımcılık, sosyal ve siyasi dışlanma ve diğer tüm istismarlardan korumayı hedeflediklerini söyledi.

Mona Youssef, Meclisin insani yardım çalışmalarına da öncelik verdiğini belirtti. Mona Youssef, “Meclis, Suriye'nin çeşitli bölgelerinde savaş ve katliamların kadınlar üzerindeki etkilerini göz ardı etmedi. Savaştan etkilenenlere maddi ve manevi destek sağlamak için dayanışma kampanyaları başlatıldı. Kadın haklarını savunmak, kriz dönemlerinde onlara destek olmakla doğrudan bağlantılıdır. Kadınların güçlendirilmesi, her koşulda korunmaları, onurları ve güvenliklerinin sağlanmasıyla mümkündür” diye ekledi.

Konferans planlanıyor

Mona Youssef, Meclis’in 2024 yılında Halep’te düzenlediği ilk konferansta aldığı kararlar arasında ulusal bir kadın diyaloğu konferansına hazırlık yapmanın ve tüm Suriye şehirlerinde barış konferansları düzenlemenin yer aldığını belirtti. Mona Youssef, “Bu konferansın amacı, farklı sosyal ve siyasi geçmişlerden gelen kadınları bir araya getirip Suriye toplumunda varlıklarını ve iradelerini ortaya koymalarını sağlamak, haklarını ve statülerini garanti altına alan bir gelecek inşa etmelerine katkıda bulunacak pratik öneriler geliştirmektir. Mevcut güvenlik ve siyasi durum nedeniyle konferans bugüne kadar gerçekleştirilemedi. Ancak Kadın Lobisi, Barış İçin Suriyeli Kadınlar ve diğer birçok kadın girişimiyle işbirliği içinde hazırlıklarımız sürüyor ve konferansın en kısa sürede yapılmasını hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

Genç kadınlarla çalışma

Mona Youssef, Meclisin bu yıl tüm ofislerinde Genç Kadınlar Komitesi’ni aktif hale getirmeye çalıştığını belirtti. Bazı ofislerde komitenin kısmen faaliyete geçtiğini, ancak mevcut koşulların diğer ofislerde etkinliğini engellediğini aktaran Mona Youssef, bu komitenin Meclisin geleceği açısından dinamik ve kritik bir güç olduğunu vurguladı ve önümüzdeki dönemde çalışmaların güçlendirilmesi ve faaliyetlerin genişletilmesi gerektiğini söyledi.

Mona Youssef ayrıca, Meclisin Almanya’da temsilcilik ofisleri açmayı ve mevcut işbirliklerini sürdürmeyi planladığını, Kanada ve diğer şehirlerde temsilciler bulunduğunu belirterek, bu adımların Meclisin hem Arap dünyasında hem de küresel ölçekte etkisini artırmayı amaçladığını ifade etti. Meclisin, Suriyeli kadınların taleplerini ve haklarını yansıtan anayasal bir çerçeve ve toplumsal sözleşme hazırlama çalışmalarına devam ettiğine dikkat çeken Mona Youssef, sözleşmenin tamamlanmasının kadınların gerçeklerini ve özlemlerini eksiksiz temsil etmesini sağlayacağını kaydetti.

‘Eylem özgürlüğü sınırlandı’

Suriye Kadın Meclisi’nin bu yıl 300’ün üzerinde konferans düzenleyerek, Şam ve diğer kentler dahil olmak üzere çeşitli Suriye şehirlerindeki binlerce kadına ulaştığını söyleyen Mona Youssef, “Meclisin her ofisi, farkındalık ve güçlendirme çalışmalarını mümkün olan en geniş kadın kitlesine ulaştırmak için aylık 15 ila 20 konferans düzenledi. Önceki yıllarda, Şam, Halep ve Homs’ta temsilcilerimiz olmasına rağmen, güvenlik kısıtlamaları ve rejim zulmü nedeniyle çalışmalarımız sınırlıydı. Ancak rejimin düşmesi, faaliyetlerimizi genişletmemize ve kadınların etkin katılımını artırmamıza olanak sağladı. Geçici hükümet kadınlara göreceli bir özgürlük tanısa da bazı kararlar İslam hukukuna dayalıydı, bu durum eylem özgürlüğünü tamamen kısıtlıyordu. Ancak kadınların faaliyetlerinin önüne doğrudan engeller koymadı" ifadelerine değindi.

‘Meclisin etkisi güçlendi’

Mona Youssef, Meclisin, haklarını talep edebilecek kadın liderlerden oluşan bir kadro oluşturmakta başarılı olduğunu ve farklı şehirlerden kadınları bir araya getirerek sahada somut bir varlık gösterdiğini vurguladı. Mona Youssef, “Son dönemdeki genişleme, Efrîn, Cerablus ve İdlib gibi daha önce erişilemeyen bölgelere ulaşmamızı sağladı. Düzenlenen konferanslar ve diyalog oturumları, her ildeki kadınların ihtiyaç ve taleplerini anlamamıza ve tüm kadınların ortak talepler paylaştığını görmemize yardımcı oldu. Bu süreç, Meclisin kadın hareketini birleştirmesini ve önceki yıllara kıyasla etkisini güçlendirmesini sağladı” dedi.

Mona Youssef, Suriye Kadın Meclisi’nin son dönemdeki çalışmalarının farklı şehirlerdeki kadınların ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha iyi anlamalarını sağladığını belirterek, “Örneğin Daraa’daki kadınlar, haklarını talep etme konusunda güçlü bir duruş sergiledi ve kalkınma, siyasi güçlenme ile farkındalığın artırılmasını istediklerini açıkça dile getirdiler. Meclisin erişimi, tüm sosyal geçmişlerden ve farklı bölgelerden kadınları kapsayacak şekilde genişledi. Bu da önceki ve mevcut çalışmalar arasında net bir fark yaratıyor ve Meclisin sahadaki kadınları güçlendirme kapasitesini gösteriyor” diye kaydetti.

‘Ortak bir vizyon oluşturacağız’

Mona Youssef, sözlerinin sonunda Meclisin 2025 hedeflerini ise şöyle açıkladı:

“Suriyeli kadınlar için bir anayasa işlevi görecek toplumsal sözleşmenin tamamlanmasına odaklandık. Bu süreçte, farklı geçmişlerden gelen tüm kadınların ve feminist örgütlerin görüşlerini bir araya getirerek ortak bir vizyon oluşturacağız. Amacımız, kadınların karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarını sağlamak, anayasanın kurucu ve taslak komitelerine katılımlarını garanti altına almak ve Suriye’nin geleceğinin kadınların mücadelesini ve onurlarını yansıtmasını temin etmektir. Meclis ayrıca kadın örgütleriyle birlikte Ulusal Kadın Diyaloğu Konferansı’nı düzenleyerek, kadınların vizyonlarını birleştirecekleri ve hak ettikleri yeri güvence altına almak için yetkililere baskı uygulayacakları kapsamlı ve net bir platform oluşturmayı hedefliyor.”