Stîvan Îbo: Önder Öcalan’ın felsefesi halkların yeniden canlanmasında etkili oldu
Ermeni, Kürt, Êzidî ve Süryani halklarının tarih boyunca katliam ve asimilasyon politikalarına maruz kaldığını belirten Stîvan Îbo, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesinin halkların yeniden canlanmasında etkili olduğunu söyledi.
RONÎDA HACÎ
Hesekê – Tarih sayfaları incelendiğinde Ermeni, Kürt, Êzidî ve Süryani halklarının ağır katliamlara maruz kaldığı ve farklı coğrafyalara dağıtılarak parçalandığı ortaya çıkıyor. Aynı zamanda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşünce ve felsefesinin, bu halklar için bir ilke oluşturduğu; anadil ve kadim kültürlerin yeniden canlandırılmasına yönelik güçlü bir irade ortaya çıkardığı görülüyor. 24 Nisan 1915’te Ermeni halkı Osmanlı İmparatorluğu tarafından katliama uğradı. Bu süreçte bir buçuk milyondan fazla Ermeni hayatını kaybetti ve göç etmek zorunda bırakıldı. Tarihsel olarak zengin bir kültüre sahip olan Ermeniler, kendi topraklarından sürülerek dünyanın farklı bölgelerine dağılmış bir topluluk haline geldi. Konuyla ilgili Ermeni Kadın Meclisi Koordinasyonu’ndan Stîvan Îbo, ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
‘Ermeni halkına karşı büyük soykırım gerçekleştirildi’
Stîvan Îbo, Ermeni toplumuna karşı tarih boyunca birçok asimilasyon ve yok etme politikası yürütüldüğünü belirterek, “Tarih boyunca Osmanlı İmparatorluğu, Ermeni halkına karşı büyük bir soykırım gerçekleştirdi. Hayatta kalan Ermeniler, bölgedeki farklı nüfuslar içinde asimile edildi; kimliklerini, dillerini, kültürlerini ve dinlerini kaybettiler. Ermeniler olarak, yok etmeyi ve bizi silmeyi amaçlayan bu tarihi asla unutmuyoruz. Bu politikalarla birlikte Ermenilerin geçmişte yaşadığı acıları da unutmuyoruz” ifadelerinde bulundu.
Yeniden örgütlenme çalışmaları
Kadınların ve çocukların savaşlardan ve katliamlardan en çok etkilenen kesimler olduğunu kaydeden Stîvan Îbo, Rojava Devrimi’nden sonra kadınların tüm alanlarda yeniden örgütlenme çalışmalarını üstlendiğini dile getirdi. Stîvan Îbo, “Devrimin başlangıcında Kuzey ve Doğu Suriye’de Özerk Yönetim altında farklı toplulukların rolü aktif hale getirildi ve 2017 yılında Ermeni Toplumu Meclisi kuruldu. Amacı, bölgede farklı toplumlar içinde asimile olan Ermeni diasporasını yeniden bir araya getirmekti. Bu da Ermeni kadınlarının tüm yaşam alanlarındaki varlığıyla gerçekleşti” şeklinde konuştu.
Stîvan Îbo, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesinin soykırım, katliam ve göçün yaşandığı toplumların yeniden canlanmasına damga vurduğunu belirterek, “Ermeniler olarak, halkların özgürlüğünü, eşitliği ve adaleti savunan Önder Öcalan’ın düşüncesinden çok etkilendik. Artık Önder Öcalan’ın umut hakkının sağlanmasının zamanı geldiğini görüyoruz, böylece bu tehlikeli süreç barışa ve demokratik topluma dönüşebilir” diye belirtti.
‘Devrimle birlikte güçlü bir başlangıç yaptık’
Suriye’nin kadın aklına ve halkların çeşitliliğine ihtiyacı olduğunu söyleyen Stîvan Îbo, sözlerinin sonunda şöyle konuştu:
“Bölgemizin çok renkli olduğunu hepimiz biliyoruz. Suriye genel olarak inanç, dil ve din açısından çeşitlidir. Şu anda çok hassas bir siyasi süreçten geçiyoruz. Bu süreçte her halkın yasal ve meşru haklarının güvence altına alınması ve Suriye’nin geleceğinde rolünün belirlenmesi gerekir. Ermeniler büyük acılar yaşadı ve birçok şeyden mahrum kaldı. Devrimle birlikte biz de katıldık ve güçlü bir başlangıç yaptık. Suriye’nin tüm toplumların katılımıyla yazılmış bir anayasayla demokratik olacağına ve kadın aklıyla aydınlanacağına inanıyoruz.”