Şiddet suçları tekrarlanıyor: Suriye’de çocukları kim koruyacak?

Suriye’de çocuklara yönelik şiddet ve istismar vakaları artarken, koruma mekanizmalarının yetersizliği endişeleri büyütüyor. Psikolog Rim El-Gaceri, çocuklar için güvenli merkezler ve etkin hukuki mekanizmalar çağrısı yaptı.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda- Suriye’de yaklaşık bir yıldır çocuklara yönelik şiddet, istismar ve saldırı vakalarına ilişkin haberlerin arttığı görülüyor. Çocukların veya ailelerinin saldırı durumunda başvurabileceği açık ve etkin mekanizmaların bulunmaması, sorunun boyutuna ilişkin endişeleri artırıyor. Vakaların tekrarlanması, olayların münferit vakalar olarak değil, psikolojik, toplumsal ve hukuki boyutlarıyla ele alınması gereken bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle tehlikenin çocuğun yakın çevresinden geldiği durumlarda, çocuğu kimin koruyacağı sorusu önem kazanıyor.

Psikolog Rim El-Gaceri, çocuklara yönelik şiddet ve istismar vakalarının tekil olaylar olarak değil, müdahale gerektiren bir sorun alanı olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Çocukların çoğu zaman daha savunmasız konumda olduğunu ifade eden Rim El-Gaceri, faillerin çocukların güvenini, korkularını veya kendilerini ifade etmekte yaşadıkları güçlükleri istismar edebildiğini söyledi. Rim El-Gaceri, bu nedenle çocuklarla açık iletişim kurulması, davranışlarındaki değişimlerin yakından takip edilmesi ve çocukların bilinçlendirilmesinin temel koruma yöntemleri arasında yer aldığını kaydetti.

‘Şiddetin normalleşmesi riskleri artırıyor’

Rim El-Gaceri, savaş, yoksulluk, yerinden edilme ve aile yapısındaki parçalanmanın çocukları ciddi psikolojik ve toplumsal baskı altında bıraktığını belirtti. Koruma ve destek mekanizmalarının zayıfladığı ortamlarda çocukların şiddet ve istismara maruz kalma riskinin arttığını ifade eden Rim El-Gaceri, şiddetin bir eğitim yöntemi olarak normalleştirilmesinin de bu riski derinleştirdiğini söyledi. Rim El-Gaceri, şiddetin olağan bir davranış olarak kabul edilmesinin istismar vakalarının fark edilmesini ve çocukları korumaya yönelik müdahaleleri zorlaştırdığına dikkat çekti.

‘Çok sayıda vaka raporlara yansıyor’

Rim El-Gaceri, son dönemde çocuklara yönelik saldırılarla ilgili, aralarında ev içinde veya çocuğun yakın çevresindeki kişiler tarafından gerçekleştirilen cinsel saldırıların da bulunduğu çok sayıda vakanın gündeme geldiğini kaydetti. Bu sorunla mücadelede yalnızca gündeme gelen bir vakaya geçici tepki vermenin yeterli olmadığını aktaran Rim El-Gaceri, “Çocuklar için sadece adı olan değil, gerçekten müdahale edebilen ve vakaları takip edebilen koruma merkezleri ve mekanizmaları oluşturulmalı” diye belirtti.

‘Çocukları korumak herkesin sorumluluğu’

Çocukların korunmasının yalnızca ailenin sorumluluğu olmadığını dile getiren Rim El-Gaceri, “Anne, baba ve kardeşlerin yanı sıra okulun, kurumların ve çocuklarla çalışan herkesin ortak sorumluluğudur. Çocukların ve ailelerinin başvurabileceği sabit ve güvenli bir merkezin bulunması gerekiyor. Çocuklara yönelik şiddet, bir suç işlendiğinde açılıp ardından kapatılacak bir dosya değil, çocuklar ve toplum üzerinde uzun vadeli psikolojik ve toplumsal etkiler bırakan bir sorun” şeklinde konuştu.

‘Medya korkutmak yerine bilinçlendirmeye odaklanmalı’

Rim El-Gaceri, çocuklara yönelik şiddet suçlarına ilişkin haberlerin, özellikle sık tekrarlanması ve korkutucu ayrıntılar içermesinin çocuklarda kaygıyı artırarak güvenlik duygusunu zayıflattığını dile getirdi. Rim El-Gaceri, “Bu nedenle haberler bilinçli şekilde takip edilmeli, çocuklar psikolojik olarak taşıyamayacakları ayrıntılara maruz bırakılmamalı ve korkutmak yerine bilinçlendirmeye odaklanılmalı” diye kaydetti.

‘Güvenli kurumlar oluşturulmalı’

Sözlerinin sonunda ailelere ve topluma çağrıda bulunan Rim El-Gaceri, “Çocuklarda görülen korku belirtilerinin veya ani davranış değişiklikleri küçümsenmemeli, çocuklara suçlama ve tehditten uzak, güvenli bir konuşma alanı sunulmalı. Çocuklara yardım istemenin utanılacak bir şey olmadığı öğretilmeli. Çocuğun korunması onu dinlemek ve söylediklerine inanmakla başlar. Bunun yanında çocukların başvurabileceği güvenli kurumların ve açık bir hukuki mekanizmanın oluşturulması gerekiyor” ifadelerinde bulundu.