Kirmanşan'da çocuklar arasında bağımlılık alarmı

Kirmanşan'da özellikle kız çocukları arasında sigara ve uyuşturucu kullanım yaşının giderek düştüğü belirtiliyor. Uzmanlar, yoksulluk, toplumsal baskılar ve denetim eksikliğinin bağımlılığı artırdığına dikkat çekiyor.

SARE PORHEZRÎ

Kirmanşan - Ellerinde kalem ya da kitap olması gereken yaşta, parmaklarının arasında ince ve beyaz bir nesne taşıyorlar. Kaleme benzeyen bu nesne yazmak ya da öğrenmek için değil… Gençler, sonuçlarını düşünmeden ve büyük bir özgüvenle tütün ürünleri kullanıyor.

Yıllardır bağımlılık, yoksulluk, imkansızlık, çarpık kentleşme ve aile içi şiddet gibi sorunlarla gündeme gelen Kirmanşan, şimdi de ergenlik çağındaki kız çocuklarının tütün ve uyuşturucu kullanımına yönelmesinin yarattığı yeni bir krizle karşı karşıya.

Raporlar, Kirmanşanlı kız çocukları arasında tütün kullanım yaşının endişe verici biçimde düştüğünü gösteriyor. Kız çocukları arasındaki kullanım oranına ilişkin resmi ve kapsamlı veriler bulunmasa da, haber kaynakları sigara ve nargile tüketiminin arttığını, bunun yanında daha tehlikeli kullanım biçimlerinin de yaygınlaştığını aktarıyor. Uzmanlara göre bu durum, daha ağır bağımlılıklara giden yolu açabilecek bir risk oluşturuyor.

Bağımlılık yaşı düşüyor

Muhammed Kirmanşahî Hastanesi çalışanlarından Şahin R., ergen yaştaki başvurulara ilişkin şunları söyledi:

“15 yaş altındaki kız çocukları arasında sigara kullanımı endişe verici düzeyde arttı. Hastaneye başvuran 12-16 yaş arasındaki kızların yüzde 60'ından fazlası haftada en az 20 sigara tüketiyor; bu da günde ortalama üç sigaraya denk geliyor. Çoğu sigarayı ev dışında içiyor ve büyük bölümü bağımlı bireylerin bulunduğu ailelerde büyüdüğü için tütün kullanımı onlar açısından normal bir davranış olarak görülüyor. Ancak daha kaygı verici olan, kullanımın sadece sigarayla sınırlı olmaması. Bu kızların önemli bir kısmı esrar da kullanıyor. Bu son derece tehlikeli ve daha ağır bağımlılıkların başlangıcı olabilir.”

Mevcut verilere göre İran'da bağımlılık yapan madde kullananların yüzde 50'den fazlası 15-29 yaş arasında bulunuyor. Bu durum, özellikle öğrenciler arasında sigara ve uyuşturucu kullanımına ilişkin kaygıları artırıyor.

Uzmanlar; maddelere kolay ulaşılabilmesi, okullar çevresindeki denetim eksikliği, eğitim ve aile kaynaklı baskılar ile etkili psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliğini bu eğilimin başlıca nedenleri arasında gösteriyor. Bazı gençler kaygıdan uzaklaşmak, heyecan yaşamak ya da sosyal çevre tarafından kabul görmek için madde kullanımına yönelirken, kız çocuklarında toplumsal baskılar, iletişim kısıtlamaları ve kimliklerini kanıtlama isteği bu eğilimi güçlendirebiliyor. Koruyucu eğitim çalışmalarının yetersizliği ise sorunun büyümesine zemin hazırlıyor.

 

Yoksulluk ve toplumsal baskılar gençleri madde kullanımına itiyor

Kirmanşan'da psikoloji öğrencisi olan Fernaz F. ise durumu şöyle değerlendirdi:

“Ergenlik dönemi yaşamın en hassas evresidir ve kişilik ile eğilimler bu dönemde şekillenir. Kirmanşan'daki en büyük kriz ekonomidir. Öğrencilerin önemli bir bölümü yoksul ailelerden geliyor. Bu yaşta gençlerin heyecana ve yeni deneyimlere ihtiyaç duyduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Kız çocukları aile içinde yoğun baskı görüyor, yoksulluk da bu baskıyı artırıyor. Bu nedenle okula sığınıyorlar. Ancak okul ortamı da İran İslam Cumhuriyeti'nin kuralları nedeniyle korkutucu bir hapishaneden çok farklı değil ve kızlar üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor. Kendilerini güvende hissedebilecekleri hiçbir alan kalmıyor. Sonuçta ulaşabilecekleri en kolay kaçış yolu olarak bağımlılığa yöneliyorlar. Kirmanşanlı kız öğrenciler arasında uyuşturucu ve tütün kullanımının artmasının temel nedeni de budur.”

Devlet kurumlarının rolü

Kirmanşan'da gençlerin uyuşturucu kullanımındaki artış değerlendirilirken devlet kurumlarının rolü de tartışma konusu oluyor. Her ne kadar yasak olsa da, bazı arazi sahipleri bölgede bağımlılık yapan ürünlerin yaygın şekilde ekildiğini ve güvenlik güçlerinin zaman zaman tarlaları imha etmek için geldiğini belirtiyor. İddialara göre bazı durumlarda güvenlik güçleri rüşvet talep ediyor ya da karakol için ekipman sağlanmasını istiyor. Ayrıca, eyalette bazı uyuşturucu satıcılarının görmezden gelindiği ya da korunduğuna ilişkin iddialar da bulunuyor. Bölge sakinlerinin aktardıklarına göre, bazı tütün ürünleri satan dükkanlarda sigara ve tütünün yanı sıra gizlice uyuşturucu ve sentetik maddeler de satılıyor.

Eşiyle birlikte Kirmanşan'da dükkan işleten Mestane H., yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Temmuz ayının başında dükkanımızı yeni bir yere taşıdık. Hemen yanımızda bir tütün dükkanı vardı. İlk günlerden itibaren çok sayıda genç kız ve erkek buraya gelip gidiyordu. Çoğu lise hatta ortaokul öğrencisi gibiydi. Bir iki hafta sonra bu dükkanda tütün ürünlerinin yanı sıra sentetik uyuşturucuların da açıkça satıldığını fark ettik. Bundan emin olunca karakolu arayıp şikayet ettik. Yaklaşık bir saat sonra bir polis aracı geldi. İri yapılı bir polis dükkanımıza girerek samimi ama tehditkar bir tavırla, 'Yeni gelmişsiniz, misafirsiniz diye duydum. Yan dükkan bizim dostumuzdur. Ona sahip çıkın, yoksa siz bizim misafirimiz olursunuz' dedi. O anda bu dükkanın polislerin koruması altında faaliyet yürüttüğünü ve bu yüzden hiçbir endişe duymadan uyuşturucu sattığını anladık.”

Mestane H.'nin anlatımı, Kirmanşan'da gençler arasında bağımlılığın yalnızca psikolojik ve sosyal nedenlerle açıklanamayacağını, devlet kurumlarının işleyişine ilişkin ciddi iddiaların da bulunduğunu ortaya koyuyor.