Amal Al-Mudarris: Iraklıların hafızasında yankılanan 64 yıllık bir ses

“Studio Ten” programıyla tanınan ve 60 yılı aşkın medya kariyerine sahip Amal Al-Mudarris, dinleyiciler tarafından “Iraklıların Annesi” olarak anılan ve suikast girişimine rağmen mesleğine dönerek yayıncılığa devam eden bir isim olarak öne çıkıyor.

RAJA HAMİD RASHİD

Irak – Altmış yılı aşan medya kariyeri boyunca radyo ve televizyon alanında önemli izler bırakan 79 yaşındaki Amal Al-Mudarris, Irak’ın en tanınmış medya figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Güçlü sesi ve etkileyici sunumuyla geniş kitlelerin hafızasında yer edinen Amal Al-Mudarris’in adı, 35 yılı aşkın süre boyunca her cuma dinleyicilerle buluşan ve büyük ilgi gören “Studio Ten” programıyla özdeşleşti.

Suikast sonucu yüzde 90 oranında engelli kaldı

Amal Al-Mudarris, 2007 yılında uğradığı bir suikast girişimi sonucu yüzde 90 oranında engelli kalmasının ardından yaklaşık on yıl boyunca ekran ve mikrofonlardan uzak kaldı. Buna rağmen mesleğinden vazgeçmeyen Amal Al-Mudarris, 2017 yılında yeniden “Studio Ten” programına döndü. Kalan yüzde 10’luk gücünün bile ülkesine hizmet etmeye devam etmesi için yeterli olduğunu belirten Amal Al-Mudarris, yıllardır “Bağdat’tan Irak Cumhuriyeti Radyosu” anonsuyla özdeşleşen medya kimliğini yeniden dinleyicileriyle buluşturdu.

Amal Al-Mudarris, yıllar süren bir aranın ardından popüler programının ilk bölümünü sunmak üzere yeniden dinleyici karşısına çıktığında büyük bir ilgiyle karşılandı; çok sayıda dinleyici telefonla programa bağlanarak kendisine duydukları sevgiyi ifade etti ve onu “Iraklıların Annesi” olarak nitelendirdi. Amal Al-Mudarris, bu unvanı kariyerinde aldığı en değerli övgülerden biri olarak gördüğünü ve bunu gerçek bir başarı olarak kabul ettiğini belirtti.

‘Yüzyılın Spikeri’ adayı gösterildi

Altmış yılı aşkın medya kariyerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Amal Al-Mudarris, mesleğe çok genç yaşta başladığını ifade ederek, “1962’de medya alanına girdiğimde çok gençtim ve henüz reşit değildim. Ailemden izin alındıktan sonra radyoda çalışmaya başladım. Annem onay formunu imzaladı ve her zaman benimle birlikte işe geldi” dedi.

Amal Al-Mudarris, spiker departmanının başına geçen ilk kadın yayıncı ve 1980’li yıllarda spiker seçim komitesinde görev alan ilk kadın yayıncılardan biri olarak kabul ediliyor. “Radyo ve Televizyonun Bülbülü” lakabıyla anılan Amal Al-Mudarris, 2000 yılında El-Şebab TV tarafından düzenlenen bir kamuoyu anketinde “Yüzyılın Spikeri” adayı gösterildi. 2017 yılında Kahire’de Arap Birliği tarafından en iyi Iraklı medya kişiliği olarak onurlandırılan Amal Al-Mudarris, Londra’da bir İngiliz kuruluşu tarafından da Yılın Kadını seçildi.

‘Suikaste uğradım ayakta kaldım, bana ‘Demir Kadın’ denildi’

Karşılaştığı en önemli zorluklara ilişkin olarak Amal Al-Mudarris, “Zorluklar çok sayıda, ancak en acı verici olanlar yakın çevreden veya profesyonel olmayan kişilerden gelenlerdir. Medyada profesyonel olmayan yöntemlerle rekabet etmeye çalışanlar var. Ben sessiz kalarak karşılık verdim ve bugün bile onlarla karşılaşıyorum. Bir diğer zorluk ise 2007’de atlattığım suikast girişimiydi; buna rağmen güçlü bir şekilde ayakta kaldım ve 2017’de yeniden işe döndüm. 2018’de Londra’daki ‘Yılın Kadını’ seçildiğimde bana ‘Demir Kadın’ denildi” ifadelerinde bulundu.

Medya alanında kadın ve erkek eşitliğine ilişkin olarak Amal Al-Mudarris, “Kişisel deneyimim, yayıncı ve televizyon sunucusu olarak yaptığım çalışmalar sonucunda medya profesyonelinin erkek veya kadın olmasına bakılmaksızın başarının özveri, mükemmellik ve yaratıcılığa bağlı olduğunu gördüm. Yetenek, medya çalışmalarının temelidir. Günümüzde medya alanı önemli krizler ve zorluklarla karşı karşıya, ancak bu sektörde çalışan herkesin niteliksiz olduğu anlamına gelmiyor. Genç yetenekler kendilerini geliştirerek ve başarılı bir medya profesyonelinin gerekliliklerini karşılayarak bu alanda başarıyla ilerleyebilir” dedi.

‘Yetenek beslenmeli, geliştirilmeli ve becerilerle desteklenmeli’

Amal Al-Mudarris, bir medya profesyonelinin başarısı için belirli koşullar bulunduğunu belirterek, bunların başında yetenek geldiğini söyledi. Amal Al-Mudarris, bu yeteneğin beslenmesi, geliştirilmesi ve becerilerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Başarı için dil yeterliliği, etkili konuşma ve mesleğe uygun bir kişilik de büyük önem taşır. Kariyerimi şekillendiren deneyimlerden biri, radyo yayıncılığının tüm yönlerini öğrendiğim drama ve özel programlar bölümüdür; bunu bir üniversite gibi görüyordum. Bu bölümde eğitim çok titizdi; yayıncılar kayıtlı programlarla başlar, hatalar incelenir, telaffuz, ton ve sunum sürekli düzeltilirdi. Sonunda haber okuyabilecek seviyeye gelirdik” sözlerine yer verdi.

Ayrıca Amal Al-Mudarris, şarkıları ve radyo programlarını tanıtan sunucu olarak çalıştığı ilk günlerden utandığı bir anısını da anlatarak, “Irak makamları üzerine bir program sunarken anlamını bilmediğim bir ifadeyle karşılaştım ve bunu bir şarkı adı sandım. Anlamını öğrenmek için dışarı çıkıp bir meslektaşıma sordum. O da bana anlamını açıkladı ve bu olay bana yayında hata yapmadan önce soru sormanın ne kadar önemli olduğunu öğretti” diye belirtti.

‘Yayıncıların yeterli eğitim almadan stüdyoya yönlendirilmesi doğru değil’

İki yıl çalıştıktan sonra haber bültenlerini sunmaya hazır hale gelerek sunucular bölümüne geçtiğini kaydeden Amal Al-Mudarris, doğrudan haber yayınlarına atanmadığını, günümüzdeki gibi titiz bir mesleki eğitim sürecinden geçtiğini ifade ederek, “Bazı yayıncıların yeterli eğitim almadan doğrudan haber stüdyosuna yönlendirilmesini doğru bulmuyorum, bu meslek için haksızlıktır” diye konuştu.

Amal Al-Mudarris, hızlı teknolojik gelişmeler ve bazı haber kanallarında robotik haber sunucularının kullanılmasına ilişkin olarak, kadın sunucuların insan emeğiyle üretilen içeriklerle teknolojik ürünlerle karşılaştırılmasının zor olduğunu vurguladı. Teknolojinin herkes için önemli olduğunu, ancak doğru kullanılmasının şart olduğunu belirten Amal Al-Mudarris, “Modern teknoloji kavramı bazıları tarafından yanlış anlaşıldı. Bazı medya profesyonelleri doğru telaffuza dikkat etmeden cep telefonlarından metin okuyor. Bu nedenle medya çalışanlarının Arap dilini ve aksanlarını iyi öğrenmeleri şarttır” dedi.

Gazeteci Amal Al-Mudarris’in deneyimi yalnızca bir meslek tarihi değil, irade gücü, derin yetenek ve gazetecilik misyonuna bağlılığın somut bir göstergesi niteliğindedir. Zorlu engellere ve onu susturma girişimlerine rağmen daha güçlü bir şekilde geri dönen Amal Al-Mudarris, etkisini ve varlığını artırmayı başardı. Uzun yıllara dayanan başarıları, acı dolu deneyimleri ve edindiği unutulmaz derslerle Amal Al-Mudarris, sıkı çalışma ve sürekli gelişim sayesinde adını duyuran medya profesyonelleri için bir rol model haline geldi.