NADA’dan Kürt kadın aktivist Bahar Ali'ye destek

Ortadoğu ve Kuzey Afrika Demokratik Kadın Koalisyonu, feminist aktivist Bahar Kuşad Ali Kadir hakkında başlatılan hukuki sürece tepki göstererek ifade özgürlüğünün korunması çağrısında bulundu.

Haber Merkezi - Ortadoğu ve Kuzey Afrika Demokratik Kadın Koalisyonu (NADA) Kürt kadın hakları savunucusu ve "Eme" adlı kuruluşun başkanı Bahar Kuşad Ali Kadir'e yönelik hukuki süreç nedeniyle dayanışma açıklaması yayımladı.

Açıklamada, Bahar Ali hakkında bir televizyon programında yaptığı ve Kürdistan Bölgesel Parlamentosu tarafından çıkarılan bir yasal düzenlemeyi savunduğu ifadeleri nedeniyle yapılan şikayet sonrası hukuki süreç başlatıldığı hatırlatıldı. Açıklamada Bahar Ali’ye tam destek verilirken, yıllardır kadın haklarının savunulması, şiddet ve ayrımcılıkla mücadele edilmesi, adalet, eşitlik ve insan hakları değerlerinin güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüğü ifade edildi.

‘Hukuki süreç endişe verici bir mesaj taşıyor’

Açıklamada Bahar Ali'nin gözaltına alınmasının ve daha sonra kefaletle serbest bırakılmasının, düşünce ve ifade özgürlüğünün korunması konusunda ciddi kaygılar oluşturduğu belirtildi. Bu tür uygulamaların insan hakları savunucuları, araştırmacılar, akademisyenler, gazeteciler ve fikirlerini ifade eden herkes açısından endişe verici bir mesaj taşıdığı kaydedildi.

‘Haklar korunmalı’

NADA, temel ilkenin düşünce, kanaat ve ifade özgürlüğünün insanın temel haklarından biri olması olduğunu ifade ederek demokratik toplumların korku ve baskı yoluyla değil; diyalog, çoğulculuğa saygı ve bireylerin barışçıl şekilde görüşlerini ifade etme hakkının korunmasıyla inşa edildiği bildirdi.

Açıklamada Bahar Ali için özel bir ayrıcalık talep edilmediği, yalnızca ulusal yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan haklarına saygı gösterilmesini, adil yargılanma hakkının korunmasını, onurunun güvence altına alınmasını ve fikir ayrılıklarının cezai bir meseleye dönüştürülmemesinin istendiği ifade edildi.

Açıklamada, "özgürlüklerin, çoğulculuğun, hukukun üstünlüğünün ve insan onurunun korunduğu bir Kürdistan" çağrısı yapılarak, kendine güvenen toplumların fikirlerden korkmadığı ve sözlere soruşturmayla değil, diyalog ve hukukla karşılık verdiği ifade edildi.

NADA, Kürdistan Bölgesel Yönetimi yetkililerine ifade özgürlüğünü koruma, yasal düzenlemelerin temel hak ve özgürlükleri sınırlamak için kullanılmasını engelleme ve bu dosyanın gelecekte insan hakları savunucularına karşı kullanılabilecek bir örneğe dönüşmesine izin vermeme çağrısında bulundu.

Açıklamanın sonunda ise şu soru yöneltildi: "Kürdistan'ın çeşitliliği kucaklayan ve düşünce özgürlüğünü koruyan bir yurt mu, yoksa insanların fikirlerini dile getirmekten veya soru sormaktan korktuğu bir toplum mu olmasını istiyoruz?" NADA, kamusal özgürlükleri korumanın yalnızca bir kişiyi savunmak değil, toplumun geleceğini, hukuk devletini ve demokratik değerleri savunmak anlamına geldiğini vurguladı.