Marakeş Halk Sanatları Festivali’nde kültürel mirası sahneye taşıdılar
Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenen 55. Ulusal Halk Sanatları Festivali’nde sahne alan kadınlar, geleneksel dansları, ezgileri ve geleneksel kıyafetleriyle ülkenin kültürel mirasını yaşattı.
RAJA KHAYRAT
Fas- Marakeş’te coşkulu bir atmosferde gerçekleşen 55. Ulusal Halk Sanatları Festivali’nde sahne alan folklor ekiplerindeki kadınlar, dansları ve ezgileriyle festivalin öne çıkan isimleri oldu. Katılımcılar, kadınların kültürel mirası koruma ve kimliği yaşatma konusundaki rolünü vurgulayarak, sahnedeki varlıklarının estetik ifade kadar toplumsal dayanışmanın güçlenmesine de katkı sunduğunu belirtti.
Dört gün süren festival, dün akşam halk müziği sanatçısı Zeyne Daoudia’nın konseri ve farklı folklor topluluklarının sahnelediği gösterilerle sona erdi. Ritim ve dansın buluştuğu performanslar, Fas’ın zengin kültürel çeşitliliğini yansıttı.
Festival boyunca ülkenin farklı bölgelerinden gelen topluluklar, geleneksel ezgiler ve halk oyunları sergilerken, kadınlar dansları, söyledikleri şiirler ve geleneksel kıyafetleriyle gösterilere ayrı bir renk kattı. Her performans, ait olduğu bölgenin kültürel özelliklerini ritimler, danslar ve halk ezgileri aracılığıyla yansıttı.
‘Tazouit’ arı kovanını canlandırıyor
Güneydoğu Fas’taki Güller Diyarı olarak bilinen Kalaat Mgouna’dan gelen ve Amazigcede “arı” anlamına gelen Tazouit topluluğu, “Arı Dansı” gösterisiyle tarihi El-Bedi Sarayı’nı dolduran izleyicilerin büyük beğenisini kazandı.
Topluluğun üyelerinden Saadiye el-Asri, dansın arı kovanını simgelediğini belirterek, grubun liderinin arı kraliçesini temsil ettiğini, etrafındaki kadın dansçıların ise arıları canlandırdığını söyledi. Kadınların liderin işaretleri doğrultusunda uyum içinde hareket ettiğini, karşı tarafta yer alan erkeklerin ise kovanın askerlerini temsil ederek ritmik figürlerle dansa eşlik ettiğini anlattı.
Saadiye El-Asri, grubun yalnızca “Arı Dansı”nı değil, düğünler, doğum kutlamaları ve sünnet törenlerinde icra edilen geleneksel Amazig halk dansı Ahidus'u da sergilediğini ifade etti. Kadınların topluluk içindeki yerinin vazgeçilmez olduğunu belirten Saadiye El-Asri, dansçıların bölgenin simgesi olan güllerden yapılmış taçlar taktığını, Amazig kadınının ise kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılmasında temel rol üstlendiğini vurguladı.
‘Kedra’ çölün kültürünü yansıtıyor
“Çölün kapısı” olarak anılan Vadi Nun bölgesinden festivale katılan Kedra Hassani Müzik ve Dans Topluluğu üyesi Leyla Zehravi ise ekiplerinin uzun yıllardır festivale katıldığını ve bunun artık aile geleneğine dönüştüğünü söyledi. Leyla Zehravi, Guelmim bölgesine özgü Kedra dansının Sahra kültürünün en önemli simgelerinden biri olduğunu belirtti. Dansın, elle çalınan “kedra” adlı davul eşliğinde icra edildiğini, kadınların davulcunun etrafında diz çökerek baş, omuz ve saç hareketleriyle ritme uyum sağladığını anlattı. Kadınların Sahra’ya özgü “melhafa” adı verilen geleneksel kıyafetleri giydiğini, çevrede bulunanların alkışlarla ritme eşlik ettiğini, erkeklerin de halk şiirleri okuyarak gösteriye katıldığını ifade etti.
Leyla Zehravi’ye göre Kedra dansı yalnızca bir gösteri değil, aynı zamanda Sahra kimliğinin ve toplumsal dayanışmanın sembolü. Dans sırasında kadının çemberin merkezinde yer almasının, Sahra toplumunda kadının taşıdığı özel konumu simgelediğini belirten Leyla Zehravi, kadın ve erkeklerin dansçının etrafında oluşturduğu halkanın ise kabile içindeki birlik ve dayanışmayı temsil ettiğini söyledi.
Marakeş Ulusal Halk Sanatları Festivali, Fas’ın kültürel zenginliğini yansıtan en önemli etkinliklerden biri olarak kabul ediliyor. Festivalde dağlık bölgelere özgü Ahvaş ve Ahidus, Sahra kültürünü temsil eden Hassani gelenekleri, ovaların simgesi Aita sanatı ve Afrika kökenli Gnawa müziği gibi birçok kültürel miras bir araya gelirken, kadınların toplumdaki sembolik ve kültürel konumu da ön plana çıkarıldı.