‘Her çocuk kendi farklılığıyla eğitim hakkına sahiptir’

Özel eğitim uzmanı Medya Ömer, otizmli ve özel gereksinimli çocukların kamusal alanda yaşadığı engellere dikkat çekerek, “Tüm çocukların yaşam, oyun ve eğitim hakkı eşittir; sistem çocuğun ihtiyacına göre değişmelidir” dedi.

DERİN RAHİM

Silêmanî - Özel gereksinimli ve otizmli çocukların geleceği, sunulan eğitim hizmetlerinin niteliği ve kapsayıcılığı ile doğrudan ilişkilidir. Özel eğitim; potansiyellerini ortaya çıkarmak, bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek ve fırsat eşitliği sağlamak adına kritik bir köprü işlevi görmektedir. Uzman merkezlerin azlığı, eğitilmiş kadro eksikliği ve toplumsal ön yargılar, çocukların bu temel haklarına erişiminin önünde büyük bir engel olmaya devam etmektedir.

Kürdistan Bölgesi Özel Eğitim Uzman Denetmeni Öğretmen Medya Ömer, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, akranlarıyla aynı haklara sahip olması gereken çocukların yaşadığı zorlukları ve çözüm yollarını aktardı.

‘Eğitim sistemi ihtiyaca göre dönüştürülmeli’

Her çocuğun kendine özgü bir zeka yapısı, öğrenme hızı ve ihtiyacı olduğunu belirten Medya Ömer, mevcut eğitim sisteminin çocukların ihtiyacına göre dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı: "Her çocuk farklıdır ve kendi farklılığıyla eğitim hakkına sahiptir. Özel gereksinimli bir çocuğun zihinsel kapasitesi akranlarından çok daha yüksek olabilir; dolayısıyla daha fazla görsel ve özel anlatıma ihtiyaç duyar. Eğitim Bakanlığı her çocuğun evine en yakın okulda okuma hakkını tanıyor ancak entegrasyon mekanizması yetersiz. Tekerlekli sandalye kullanan çocuk için rampa yapılmalı, hiperaktif çocukların kriz anlarında rahatlayabileceği özel odalar hazırlanmalıdır. Sınıftaki diğer çocuklara da 'Child to Child' (Çocuktan Çocuğa) yöntemleriyle hepimizin farklı olduğu ve bu farklılıklarımızla eşit haklara sahip olduğumuz öğretilmelidir."

Toplumsal ön yargılar ve dışlanma

Yaşanan sorunların temelinde toplumsal bilinç eksikliği yattığına dikkat çeken Medya Ömer, ailelerin yaşadığı psikolojik ve sosyal baskıya değindi. Ailelerin toplumdan izole olduğunu belirten Medya Ömer, şu ifadeleri kullandı: "Aileler toplumun anlayışsızlığı yüzünden evlerine kapanıyor. Çocukların bağırması veya hareketliliği nedeniyle akrabalar dahi bu ailelerle iletişimi kesiyor. Bu çocukların ve ailelerin hiçbir suçu yok. Medya, toplumun zihniyetini değiştirmek için yayınlar yapmalı; bu çocukların kamusal alanlarda, sokakta ve okulda var olma hakkı olduğu işlenmelidir."

Hükümete ve kurumlara çağrı

Özel eğitimin sadece geçici sivil toplum projelerine bırakılamayacağını ve devlet politikası haline gelmesi gerektiğini ifade eden Medya Ömer, taleplerini şu şekilde sıraladı: Özel gereksinimli çocukların tıbbi, beslenme ve medikal (tekerlekli sandalye, işitme cihazı, özel bez vb.) masrafları çok yüksektir. Devletin ayırdığı ödenek yetersizdir ve çocuk başına en az 400 bin dinar destek sağlanmalıdır. Yetkililer özel kurumları teşvik etmek yerine kamu kurumlarını güçlendirmeli ve özel eğitim mezunu öğretmenleri kadrolu olarak derhal atamalıdır. Otizmli çocuklar için sosyal etkinlikler sembolik ve geçici olmamalı, devlet eliyle sürekli hale getirilmelidir. Erken yaşta müdahale edilmeyen davranış bozuklukları yetişkinlikte kalıcı hale gelmektedir.

Medya Ömer, son olarak özel eğitimin lüks ya da ikincil bir hizmet değil, anayasal ve temel bir insan hakkı olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.