Kürt halkı ve dünya hafızasında direnişin simgesi olan kent: Kobanê ve 490 köyü
Askeri saldırılara ve özel savaş politikalarına rağmen kültürünü, dilini ve kimliğini koruyan Kobanê, 21. yüzyılda demokratik bütünleşmenin anahtarı olarak stratejik rolünü sürdürmeye devam ediyor.
BERÇEM CÛDÎ
Kobanê – Kürt halkının tarihi, varlığını, onurunu ve kimliğini şekillendiren önemli dönüm noktalarıyla doludur. Son yıllarda ise Kuzey ve Doğu Suriye’de gerçekleşen 19 Temmuz Devrimi, özgürlük, toplumsal yaşam, kültür, ekonomi, öz savunma ve daha birçok alanda Kürt halkının tarihine damgasını vurdu.
Kürdistan, çeşitli uluslararası anlaşmaların ardından parçalandı ve yüzyıllar boyunca egemen güçlerin hakimiyeti altında kaldı. Son olarak 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla dört parçaya ayrılan Kürdistan; Türkiye, Irak, İran ve Suriye arasında bölüştürüldü. Kürt halkı, bulunduğu her ülkede farklı politikalar çerçevesinde saldırılar, katliamlar ve baskılarla karşı karşıya kaldı. Aradan geçen yüz yılı aşkın süredir de Kürdistan'da bölme ve yönetme politikaları sömürgeci ve işgalci yöntemlerle uygulanmayı sürdürüyor.
Kuzey ve Doğu Suriye, Suriye yönetiminin egemenliği altında bulunmasına rağmen, Kürdistan'ın diğer parçalarına kıyasla daha farklı yöntemlerle yürütülen inkar ve asimilasyon politikalarına maruz kaldı. Ancak bu, Suriye'de Kürt halkına yönelik inkar ve baskının yaşanmadığı anlamına gelmiyordu. Resmi bağımsızlığını 1946 yılında ilan eden Suriye'de, özellikle Mısır ile kurulan birlik sürecinde Kürtler varlık ve kimliklerini hedef alan ağır baskılarla karşı karşıya kaldı. Bu dönemde 120 binden fazla Kürt, kimlik ve vatandaşlık haklarından mahrum bırakılarak "yabancı" statüsünde kaydedildi.

Arap Baharı ayaklanmaları
Bu uygulamalar Baas Partisi'nin iktidara geldiği döneme kadar sürdü. 1963'ten sonra ise Kürt halkı, Esad ailesinin politikalarıyla karşı karşıya kaldı. Hafız Esad ve Beşar Esad dönemlerinde Arap Kuşağı politikası kapsamında demografik yapıyı değiştirmeye yönelik uygulamalar hayata geçirilirken, Kürt dili, kültürü ve kimliği üzerinde ağır kısıtlamalar getirildi. Böylece Kuzey ve Doğu Suriye, 2011 yılına kadar sistematik inkar ve sessiz asimilasyon politikalarının hedefi oldu.
2010-2011 yıllarında Ortadoğu genelinde, mevcut iktidar ve yönetimlere karşı halk ayaklanmaları başladı. "Arap Baharı" olarak adlandırılan bu süreçte başlıca ayaklanmalar Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve Suriye'de yaşanırken; Ürdün, Fas, Irak, Cezayir, Umman, Kuveyt ve Lübnan'da da geniş çaplı protestolar düzenlendi. Ancak ayaklanmaların yönetim değişikliği ve siyasi dönüşümle sonuçlandığı ülkeler Tunus, Mısır, Libya ve Yemen oldu.
Kuzey ve Doğu Suriye’de halk devrimi
Suriye'de ise halk ayaklanmaları özellikle Mart 2011'de başladı, kısa sürede ülke geneline yayıldı ve zamanla büyük bir savaşa ve derin bir krize dönüştü. Suriye'de çatışmaların, katliamların ve kaosun yaşandığı bu süreçte, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt halkı kendine özgü bir devrim süreci başlattı. Kobanê, Efrîn ve Cizîr'de örgütlenen Kürt halkı, Ortadoğu ve Suriye'deki kriz ortamına rağmen özgürlük, adalet ve özgürlük hedefleri doğrultusunda kendi devrimini hayata geçirdi.
19 Temmuz 2012'de devrimin ilk adımları Kobanê'de atıldı. Böylece Kobanê, 19 Temmuz Devrimi'nin merkezi ve öncüsü oldu. Kobanê halkı; çocukları, gençleri ve kadınlarıyla birlikte ayağa kalkarak kararlılığıyla Suriye hükümetine bağlı tüm güçleri kentten çıkardı ve bölgenin özgürlüğünü ilan etti. Ardından 19 Temmuz Devrimi'nin dalgası Kuzey ve Doğu Suriye’nin diğer kentlerine yayıldı. 21 Temmuz'a gelindiğinde ise Kuzey ve Doğu Suriye’nin büyük bölümünde Özerk Yönetim ilan edilirken, toplumsal, siyasi, askeri ve ekonomik alanları kapsayan devrim süreci resmen başladı.
Kuzey ve Doğu Suriye, Cizîr, Kobanê ve Efrîn bölgelerinden oluşuyor ve Kürdistan'ın stratejik coğrafyalarından biri olarak öne çıkıyor. Kobanê kenti ise özellikle Suruç Ovası ile Fırat Vadisi arasında yer alıyor ve Mezopotamya ile Anadolu'yu birbirine bağlayan yollar üzerinde bulunuyor. Kobanê, bütünüyle Kürtlere ait kadim bir kenttir. Kentin adının kökenine ilişkin ise iki farklı anlatı bulunuyor. Bunlardan birine göre, 17. yüzyılda Suruç Ovası'nda yaşayan Berazî aşiretleri örgütlenerek Osmanlı ve çevredeki güçlerin saldırılarına karşı "Koma Banî" adı altında birlik oluşturdu; zamanla yaşadıkları yerin adı Kobanê'ye dönüştü. Diğer anlatıya göre ise isim, Fransızların demiryolu hattını inşa ettiği döneme dayanıyor. Ancak Kürt halkının bu süreçlerdeki tarihsel gerçekliği dikkate alındığında, "Koma Banî" ifadesinin kökeninin, Kürt toplumunun birlik ve komünal yaşam geleneğini ifade eden "kom" sözcüğüne dayandığı görülüyor.

Fedakarlık ve direniş, Kobanê halkının kimliğinin ayrılmaz bir parçası
Kobanê, sosyolojik açıdan özgün bir Kürt kültürü, kimliği ve toplumsal yapısına sahip. Bölgenin tarihi, toplumsal yaşamın şekillenmesinde büyük etkisi olan isyanlara ve direnişlere dayanıyor. Bu nedenle kentte dayanışma ruhu güçlü; fedakarlık ve direniş, Kobanê halkının kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Kobanê tarihinde kadınların belirleyici bir rolü bulunuyor. Nitekim bugün de birçok aşiret ve büyük aile kadın isimleriyle anılıyor. Kobanê halkı, kültürünü, kimliğini ve dilini tüm inkar ve asimilasyon politikalarına rağmen korumayı başardı. Hatta bugün dahi kentte yaşayanların önemli bir bölümü Arapçayı akıcı biçimde konuşamıyor. Aynı zamanda haksızlığı kabul etmeyen, doğru bildiği konuda ısrarcı olan, iradesini kolay kolay teslim etmeyen ve zorluklar karşısında direnç gösteren bir toplumsal yapıya sahip. Kısacası Kobanê'nin sosyolojik yapısı; direniş, toplumsal örgütlenme, kadınların öncü rolü ve kültürel kimliğin korunması üzerine inşa edildi. Kent, aşiret sistemi temelinde örgütlenmiş olup özellikle çok sayıda aşiret ve kolu bünyesinde barındıran Berazî aşiret konfederasyonuna dayanıyor. Yaklaşık 490 köye sahip olan Kobanê'nin nüfusu ise 400 bine ulaşmış durumda.
Soykırım sürecinde Ermeniler, Süryaniler ve Yahudiler için bir sığınak
Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kenti, resmi kayıtlarda Arapçalaştırılarak Ayn el-Arab adıyla kayıt altına alınmış olsa da, kendi adını ve tarihsel önemini her zaman korudu. Kent, bunun yanı sıra farklı halklara da ev sahipliği yaptı. Özellikle Ermeni Soykırımı sürecinde Ermeniler, Süryaniler ve Yahudiler için bir sığınak oldu. Kobanê'de kentin kadim geçmişini ve stratejik önemini ortaya koyan çok sayıda tarihi alan bulunuyor. Miştenûr Tepesi, Kanîya Kurdan, Şêran ve Tilêcbê köylerinin yanı sıra, Mitanni, Asur ve diğer birçok uygarlık dönemine ait izler taşıyan; kaya resimleri, insan kemikleri ve çeşitli arkeolojik kalıntıların bulunduğu onlarca tarihi mağara da bunlar arasında yer alıyor.
Abdullah Öcalan’ın ziyareti
Kobanê'nin adı, son yıllarda yaşanan birçok tarihi gelişmeyle daha da öne çıktı. Kent, 2 Temmuz 1979'da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ı karşıladı ve Abdullah Öcalan'ın Suriye ile Ortadoğu'daki faaliyetleri açısından önemli bir geçiş noktası haline geldi. Kobanê halkı bu süreçte Abdullah Öcalan'ı tanıma ve fikirlerini öğrenme fırsatı bulurken, bu durum kentte düşünsel, toplumsal ve siyasal düzeyde önemli bir etki yarattı. Bu nedenle Kobanê halkı bugün de kendisini "80'lerin Apocuları" olarak tanımlıyor. Bu süreç, Kobanê'nin yakın tarihinde önemli bir miras olarak değerlendiriliyor. Nitekim Rojava Devrimi'ne giden zeminin oluşmasında da bu mirasın etkili olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle Kobanê, 19 Temmuz 2012'de ikinci kez tarihi bir döneme öncülük ederken, stratejik konumunu ve rolünü bir kez daha ortaya koydu. Kobanê halkı böylece düşünsel, kültürel, kimlik ve özgürlük mücadelesinde öncü bir rol üstlenerek Kürdistan'ın diğer parçalarındaki umutları da yeniden canlandırdı.
Direniş dünyada ses getirdi
Kuşkusuz bu öncülük yalnızca Rojava Devrimi ile sınırlı kalmadı. Aynı zamanda Kobanê, IŞİD çetelerine karşı gösterdiği direnişle Ortadoğu ve dünya çapında adını daha da duyurdu. IŞİD çeteleri 15 Eylül 2014'te Kobanê'ye büyük bir saldırı başlattı ve bu saldırılar 134 gün sürdü. Buna karşılık Kürdistan'ın dört parçasında Kürt halkının onurunu savunmak için seferberlik ilan edildi ve sonuçta IŞİD yenilgiye uğratıldı. Burada dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta ise, 19 Temmuz Devrimi'nin Ortadoğu'daki hegemonik güçler sisteminin krizlerine bir yanıt olması gibi, Kobanê Direnişi'nin de hegemonik güçlerin plan ve komplolarını, başta Türk devleti olmak üzere tüm iş birlikçilerinin planlarını boşa çıkarmasıdır. 1 Kasım, Dünya Kobanê Günü olarak ilan edildi ve kabul edildi. Bu nedenle Kobanê Direnişi, Kürt halkının tarihsel bir kazanımı ve ulus-devlet sistemine vurulan büyük bir darbedir.
Saldırılar ve savaş nedeniyle büyük ölçüde yıkıma uğrayan Kobanê, yeniden inşa edilerek öncü rolünü sürdürdü. Bu nedenle kent, son 12 yıldır en ağır saldırıların hedefi olmaya devam ederken, Kobanê'nin tarihsel kimliği ve taşıdığı anlamın aşındırılması yönünde girişimlerde bulunuldu. Bu doğrultuda, özel savaş politikalarıyla Kobanê toplumunun direnişçi, yurtsever, mücadeleci ve onurlu toplumsal yapısının zayıflatılması hedeflendi. Özellikle de Kobanê direnişi ve devriminin tüm kazanımlarına öncülük eden kadınlara yönelik politikalar daha yoğun şekilde hayata geçirildi.
Devrimin sağlığı gerçek değişim
Rojava Kürdistan Devrimi, geride bıraktığı 14 yılda toplumsal yaşamda büyük değişim ve dönüşümler yarattı. Burada kastedilen, sloganlar ya da kalıplaşmış söylemler değil, devrimin somut kazanımlarıyla ortaya çıkan gerçek değişimlerdir. Daha önce de değinildiği gibi, Kobanê toplumu uzun yıllar büyük ölçüde aşiret sisteminin geleneksel yapısının etkisi altında kaldı. Bu nedenle "Kadın Devrimi" olarak adlandırılan bu dönüşüm, kadınlar üzerinde dayatılan kısıtlamalara vurulan en büyük darbelerden biri oldu. Kobanêli kadınların toplumun inşası ve öncülüğündeki rolü inkar edilmese de, yaşamın genel akışı içinde bu rol daha sınırlıydı.

Kobanê bugün de demokratik entegrasyonun kilit noktasıdır
Devrimle birlikte kadınlar toplumsal, siyasal, askeri, ekonomik ve kültürel kimliklerini yeniden görünür kıldı; aynı zamanda cinsiyetçi zihniyetin dönüşümünde etkili oldu. Bu nedenle çete gruplarının Kürt kadınları ve kadın savaşçıların cenazelerine yönelik saldırıları toplumda büyük öfke yaratırken, kadınlar toplum tarafından en değerli değerler olarak sahiplenildi. Bu durum, toplumsal zihniyette önemli bir dönüşüm yarattı. Kuzey ve Doğu Suriye’de kurulan sistem de ilke ve felsefesini eşitlikçi, demokratik ve özgür kadın bilinci üzerine inşa etti. Böylece kadınların kimliği ve iradesini esas alan toplumsal, yaşamsal, ekonomik, kültürel, eğitimsel ve düşünsel bir devrim ortaya çıktı.
Bu çerçevede şu sonuca varılıyor: Kobanê, 21. yüzyılda Kürt halkının ve kadınların kaderinin belirlenmesinde birçok dönemde tarihsel bir rol oynadı. Bu nedenle Kobanê bugün de demokratik entegrasyonun kilit noktasıdır. Nitekim entegrasyon sürecinin başlamasından bu yana Kobanê'ye yönelik büyük oyunlar yürütülüyor; kentin mirasını, adını ve kimliğini hedef alan yoğun saldırılar sürüyor. Buna karşılık Kobanê halkı, özellikle gençleri ve kadınlarıyla birlikte, kentin kazanımlarını korumakta, mirasına sahip çıkmakta ve öncü rolünü geliştirmekte ısrarcı ve kararlı bir tutum sergiliyor. Silahlı saldırılar ve kesintisiz sürdürülen özel savaş politikalarına rağmen Kobanê, kimliğini, tarihini, kültürünü, varlığını, özgünlüğünü ve öncü rolünü korumayı sürdürüyor.