Kürdistan halkı sokaklarda: Bijî berxwedana Rojava

Kürdistan kentlerinde sokağa çıkan halklar, Suriye'deki saldırıları protesto etti. Açıklamalarda saldırılarda tüm Türkiye’nin olumsuz etkileneceği belirtilerek, Rojava Devrimi’ne sahip çıkma çağrısı yapıldı.

Haber Merkezi - Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP), öncülüğünde birçok kentte Suriye geçici yönetiminin Halep’in Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırıları protesto edildi. 

Şirnex

Şirnex’in Cizîr ilçesine bağlı Yafes Mahallesi’nde gençler, “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz” pankartı taşıdı. Gençler, “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava rûmeta meyê” ve “Rojava Rojhilata Kurdistan yek welat e” sloganlarıyla yürüyüşe geçti. Yürüyüşe polis saldırdı.

Demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin de yer aldığı kitleye saldıran polisler, 3 genci işkence ederek gözaltına aldı. Polis ayrıca Özgür Basın çalışanlarının görüntü almasını engelledi, basın emekçilerini hedef alarak saldırdı. Basın çalışanlarına sirkaflı küfürler eden polisler, gazetecileri gözaltına almakla tehdit etti. Kitle, polis saldırısına “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla karşılık verdi. Engellemelere rağmen gençler yürüyüşlerini sokak aralarında sürdürdü.

Basın metnini DEM Parti Şirnex İl Eşbaşkanı Ramazan Uysal okudu. 

DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, saldırıların sürdüğü mahallelerin uzun süredir abluka altında olduğunu belirterek, "Halklar bugüne kadar direndi ve baş eğmedi. Bu direnişin dünyada örneği yok. Halep'te sadece iki mahalleye saldırı yok, Suriye'nin geleceğine bir saldırı söz konusu" dedi.

Wan

Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde, Wan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) önünde bir araya gelen kitle, Kent Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirerek basın açıklaması düzenledi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte sık sık “Bîjî berxwedana Rojava”, “Kürt halkı uyuma Rojava’ya sahip çık”, “Bîjî  berxwedana Şêxmeqsûd”, “Katil HTŞ", “Bîjî bîjî Rojava dîsa dîsa serhildan” sloganları atıldı. 

Basın metninin Kürtçesini DBP Wan İl Eşbaşkanı Cemal Demir, Türkçesini ise Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Eşbaşkan’ı Hanım Kaya okudu.  Basın açıklamasının ardından kitle Kent Meydanı’nda oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eyleminin ardından eylem sloganlarla son buldu. 

Mûş

Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, saldırıları protesto etmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. DEM Parti Mûş İl binası önünde bir araya gelen kitle, açıklamanın yapılacağı Kobanê Meydanı’na doğru “Bijî berxwedana Rojava” sloganları ve alkışlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Meydanda bir araya gelen kitle, Kürtçe ve Türkçe “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz!” yazılı pankart açtı. Açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklama metnini, DEM Parti Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş okudu.

Açıklama, “Kürt halkı uyuma Rojava’ya sahip çık” sloganları ve alkışlarla son buldu.

Erzirom

Erzirom Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye geçici yönetimine bağlı paramiliter grupların Halep’in Kürt mahalleleri Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine dönük saldırılarına tepki göstermek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamada Türkçe ve Kürtçe “Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahîye ye” yazılı pankart açıldı. Basın metnini DBP Erzirom İl Eşbaşkanı Ramazan Karakaş okudu.

Bedlîs

Bedlîs Demokratik Kurumlar Platformu, saldırıları kınamak amacıyla Tetwan (Tatvan) Filistin Parkı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada basın metnini DEM Parti Bedlîs İl yöneticisi Hasan Osmanoğlu okudu.

Açıklama, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları ve alkışlarla sona erdi.

Agirî

Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde saldırıları protesto etmek amacıyla Agirî merkezde bulunan Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Tevgera Jinên Azad (TJA) ve çok sayıda kişi katıldı. Kitle, “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdi.

“Rojava direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz” pankartının açıldığı yürüyüşte basın metnini DBP Agirî Eşbaşkanı Şilan Turğa okudu.

Riha

Demokratik Kurumlar Platformu, saldırılara karşı yürüyüş gerçekleştirdi. Riha’nın (Urfa) Pirsûs ilçesinde bulunan Kobanê yolu üzerinde yapılmak istenen yürüyüşe Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Barış Anneleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Yürüyüşte “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz”, “Xwedî derketina Rojava xwedî derketina mirovahîye ye” yazılı pankartlar açılırken, katılımcılar “Rojava xeta me ya sorê”, “Barût bû atom bû, atomê re ne lîstin e”, “Hayalî sömürgecilik burada meftundur”, “Şoreş dest pê kir li Rojava, danê pey xwe bi hezaran, wê Kurdistan azad bibe bi pêşengiya ciwanan” yazılı dövizler taşıdı.

DEM Parti Pirsûs İlçe Binası önünde başlatılan yürüyüşe polis saldırdı. Halk, “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atarak direndi. Polis barikatlarını aşan kitle, saldırılara rağmen yürüyüşünü sürdürerek Pirsûs Meydanı’na ulaştı. Burada basın açıklaması gerçekleştirildi.

Açıklamanın Kürtçe metnini DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Nihat Altınbilek, Türkçe metnini ise TJA aktivisti Başak Sarıdal okudu.

Açıklama, sloganlar eşliğinde sona erdi.

"Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim alınamaz" başlığı ile yapılan açıklamanın tamamı şöyle: 

Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde sürdürülen saldırılar açık ve tartışmasız bir insanlık suçudur. Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmaktadır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin kasıtlı biçimde savaş alanına çevrildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Saldırılar Suriye'nin geleceğine dinamittir

Saldırıların tam da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesi son derece manidardır. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir.

Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Rojava’ya yönelik bu düşmanca tutum, SDG’nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir.

Ayrıca altını özellikle çiziyoruz: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür. 

Cihatçı HTŞ'ye uyarı

IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır.

Türkiye’nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğu aşikardır. Bu ilişki ve diyaloğun Suriye’ye ve Suriye halklarına hiçbir gelecek sağlamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçlerinin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir. Zaten sorun; eskinin artık yürümediği, yenilenmenin, değişimin ve dönüşümün kaçınılmaz olduğudur. Yeninin adı da özgürlüktür, eşitliktir ve demokrasidir.

Kobanê hatırlatması

Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim’in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır.

Dünyaya çağrı: Suça ortak olmayın

Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır.

Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır."