Kongra Star: Werîşe Muradî için sesimizi yükseltmemiz tarihi sorumluluktur
İkinci kez idam kararı verilen Werîşe Muradî için açıklama yapan Kongra Star, “Uluslararası dayanışma ağlarına çağrıda bulunuyoruz; Werîşe Muradî’ye yönelik idam kararının iptal edilmesi için sesimizi yükseltmemiz tarihi sorumluluktur” dedi.
Haber Merkezi - İran’da Tahran Devrim Mahkemesi, Kürt kadın siyasi tutuklu Werîşe Muradî hakkında, ilk idam cezasının 2025 yılında Yüksek Mahkeme tarafından bozulmasının ardından ikinci kez idam kararı verdi. İdam kararına başta kadın örgütleri olmak üzere, dünyanın birçok yerinden tepkiler gelmeye devam ediyor.
Kongra Star Koordinasyonu da Werîşe Muradî hakkında, ikinci idam kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
“İran’da Kürt kadın aktivist Werîşe Muradî hakkında yeniden verilen idam kararı İran rejiminin kadınlara dönük baskı, sindirme, korkutma politikalarında ısrar ettiğini tekrar göstermektedir” denilen açılamada, idam tehdidinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Werîşe Muradî’ye karşı yürütülen tüm hak ihlallerinin açığa çıkarılması için bağımsız bir soruşturma kurulunun oluşturulması talep edildi.
Kongra Star Koordinasyonu’nun açıklaması şu şekilde: “Bu karar, aynı zamanda kadınların özgürlük iradesine, Kürt halkının demokratik taleplerine ve baskıya karşı yükselen toplumsal seslere yöneltilmiş açık bir saldırıdır.
Werîşe Muradî, yaklaşık iki yıldır zindanlarda ağır tecrit, fiziksel ve psikolojik işkence ve insan onurunu hiçe sayan cezaevi koşullarıyla mücadele etmektedir.
İdamla susturmak istiyorlar
Gözaltına alındığı ilk günden itibaren maruz bırakıldığı baskılar, sağlık sorunları ve tedaviye erişimindeki engeller, ona yönelik sistematik sindirme politikasının bir parçasıdır. Tüm bu baskılara rağmen özgürlük iradesinden vazgeçmeyen Werîşe Muradî’yi şimdi de idamla susturmak istiyorlar, ancak böylesi bir direniş ile cevap veren bir kadının yaşamını ve özgürlük mücadelesini hedef alan hiçbir baskı politikası sonuca ulaşamayacaktır.
Talepler birer tehdit gibi sunulmakta, hak arayışı kriminalize edilmekte
Öte yandan İran rejimi Kürt halkına, kadınlara ve muhalif toplumsal kesimlere yaklaşımı, güvenlik ve cezalandırma eksenine sıkıştırıldığında, demokratik talepler birer tehdit gibi sunulmakta, hak arayışı kriminalize edilmekte ve farklı kimliklerin özgürce var olma isteği baskıyla karşılanmaktadır. Yine kadınların özgürlük mücadelesini idam cezalarıyla bastırmaya çalışmak, baskının siyasal boyutunu daha somutlaştırmaktadır.
Ancak kadınların özgürlük talebi bir mahkeme kararıyla ortadan kaldırılamaz. Bir kadının sesini susturmaya yönelik her girişim, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin neden hala gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
İran halkının farklı kesimlerinin özgürlük, adalet, eşitlik ve insanca yaşam taleplerine verilecek yanıt daha fazla baskı, idam ve askeri operasyonlar olamaz. Fakat Rojhilat Kürdistanı’nda Werişe Muradi’nin cezasının yenilendiği günlerin akabinde Rojhilat’ın farklı bölgelerinde İran rejiminin artan askeri saldırıları da manidardır. Bir yanda Kürt kadın aktivistler idam tehdidi altında tutulurken, diğer yanda Kürtlerin yaşadığı bölgelerde askeri operasyonların ve bombardımanların sürmesi İran rejiminin Kürt meselesine yaklaşımını, siyasal haklar karşısındaki tutumunu ortaya koymaktadır.
İdam kararının durdurulması için sesimizi yükseltmeliyiz
Buradan bütün kadın örgütlerine, feminist hareketlere, insan hakları kuruluşlarına, hukuk örgütlerine, demokratik kurumlara ve uluslararası dayanışma ağlarına çağrıda bulunuyoruz; Werîşe Muradî’ye yönelik idam kararının durdurulması ve iptal edilmesi için sesimizi yükseltmemiz tarihi sorumluluktur. İran rejiminin böylesi baskı ve sindirme politikalarına karşı etkili ve sürekli bir kamuoyu baskısının oluşturulması aciliyet gerektirmektedir. Ayrıca Werîşe Muradî’ye karşı yürütülen tüm hak ihlallerinin açığa çıkarılması için bağımsız bir soruşturma kurulunun oluşturulması talep edilmeli bunun mücadelesi verilmelidir.”