Kongra Star: Kadın öncülere ve sembollerine yönelik saldırıları kesinlikle kabul etmiyoruz
Hesekê’de kadın savaşçıların fotoğraflarına yönelik saldırıları kınayan Kongra Star, Şam yönetimini sorumlu tutarak olayın bağımsız kurumlarca soruşturulmasını ve faillerin hesap vermesini istedi.
Haber Merkezi - Kongra Star Koordinasyonu, Hesekê’nin Neşve ve Gwêran mahallerinde yaşanan provokasyonlara ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadın savaşçıların poster ve fotoğraflarını hedef alan saldırılara tepki gösterdi.
Cihatçı HTŞ himayesinde yeniden bir araya getirilen IŞİD çetelerinin artıklarından oluşan grupların öncü kadınların posterlerine dönük saldırılarından Şam yönetimini sorumlu tutan Kongra Star Koordinasyonu, olayların bağımsız kurumlar tarafından araştırılmasını ve yapanlardan hesap sorulmasını istedi.
Kongra Star Koordinasyonu’nun açıklaması şu şekilde:
“Hesekê’de son dönemde yaşanan provokasyonlar, Kürt ve Arap halklarını karşı karşıya getirmeyi, halklar arasında savaş ve düşmanlığı derinleştirmeyi amaçlayan güçlerin girişimleridir. Özellikle Serekaniye, Dêrazor, Şeddadê gibi yerlerden getirilen çete gruplarının Hesekê’ye girişinden sonra Kürt halkının değerlerini, sembollerini, şehitlerini ve öncülerini, kadın öncülerini hedef alan korkakça ve alçakça saldırılar artmıştır. Bu saldırılar halklar arasında çatışma yaratmak, zorla Kürt Arap savaşını yaratmak isteyen güçlerin kışkırtıcı politikalarının bir parçasıdır.
Hesekê’nin Kürt, Arap ve diğer halkları yüzyıllardır bir arada, birbirlerinin kimliklerine, inançlarına ve değerlerine saygı temelinde yaşamıştır. Hesekê’nin yerel halkları savaş ve düşmanlık değil, barış ve birlikte yaşam istemektedir. Bugün Kürt Arap çatışması yaratılmak isteniyorsa, bunun halkların iradesini değil, bu çatışmayı körükleyen güçlerin amaçlarını yansıttığı açıktır.
‘DAİŞ zihniyetinin farklı biçimlerde yeniden kendini dayatmasının açık bir göstergesi’
Ayrıca bu olay tekrar göstermiştir ki, kadın öncülerimizin resimlerinin hedef alınması, yalnızca halkımızın değerlerine yönelik bir saldırı değil, kadının özgürlük mücadelesini, toplumsal öncülüğünü ve iradesini bastırmayı amaçlayan erkek egemen, cinsiyetçi ve kadın düşmanı zihniyetin açık bir yansımasıdır.
Binlerce YPJ’li kadının bu bayraklar altında bu öncülerin fikirleri ve mücadelesiyle DAİŞ’e karşı savaştığı ve DAİŞ’in yenilgiye uğratıldığı tarihsel gerçeklik ortadayken, bugün aynı öncülerin resimlerinin ayaklar altına alınması, DAİŞ zihniyetinin farklı biçimlerde yeniden kendini dayatmasının açık bir göstergesidir. Dün DAİŞ karanlığına karşı direnişin sembolü olan bu bayraklara ve öncülere bugün hakaret edilmesi, yalnızca Kürt halkının kazanımlarına değil, DAİŞ’e karşı verilen tarihsel mücadelenin kendisine yönelik alçakça bir saldırıdır.
‘Grupların denetlenmesinden geçici hükümet doğrudan sorumludur’
Kongra Star olarak, Kürt halkının onuruna, şehitlerine, kadın öncülerine ve sembollerine yönelik bu saldırıları kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu saldırıların önlenmesinden, Hesekê’de güvenliğin sağlanmasından ve halklar arasında çatışma yaratmak isteyen grupların denetlenmesinden geçici hükümet doğrudan sorumludur.
Geçici Şam hükümeti özellikle Gwêran Mahallesinde yaratılan provokasyonlara karşı somut adımlar atmalı, saldırıları gercekleştirenleri tespit ederek hesap sormalıdır. Hesap isteme yalnızca sözde kalmamalı, toplumun güvenini sağlayacak biçimde şeffaf ve inandırıcı olmalıdır.
Kürt tarafının entegrasyon sürecine samimi, yapıcı ve olumlu yaklaşımına rağmen Kürt halkının iradesinin tanınmaması ve değerlerine yönelik saldırılar karşısında sessiz kalınması kabul edilemez. Halkların iradesini ve haklarını esas almayan, halkların değerlerine saldırılara karşı sessiz kalınan bir entegrasyon anlayışı birlikte yaşama zarar verir. Bu nedenle demokratik mücadelemizi ve eylemliliklerimizi sürdüreceğiz.
‘Ortak tutum almaya çağırıyoruz’
Buradan tüm kadınlara, kadın örgütlerine, demokratik güçlere, tüm Rojava halklarına, Kürt halkına ve dost kesimlere sesleniyoruz, halkımızın onuruna, değerlerine ve sembollerine yönelik saldırılar karşısında demokratik ve hukuki tüm haklarımız temelinde sesimizi yükseltmeye, ortak tutum almaya ve güçlü irade ortaya koymaya çağırıyoruz. Kürt ve Arap halklarını karşı karşıya getirmeyi, halklar arasında düşmanlık yaratmayı ve bölgeyi büyük bir savaşın içine sürüklemeyi hedefleyen hiçbir girişime geçit verilemez.
Hiç kimse halklarımızın tarihsel birlikteliğini, ortak yaşam iradesini ve özgürlük mücadelesini kendi karanlık hesaplarına alet edemez. Kürt ve Arap halkları arasına düşmanlık tohumları ekmeye çalışanlar, halklarımızın iradesini hedef alan bu provokasyonların karşısında güçlü bir demokratik duruşla karşılaşacaklarını bilmeliler. Kürt halkının öncü şehitlerinin, Önderliğinin resimlerini ayaklar altına alarak sergilenen bu pervasız tutum, yalnızca Önderliğimize, şehitlerimizin hatırasına ve halkımızın değerlerine yönelik açık bir saygısızlık değil, aynı zamanda Kürt halkının tarihsel hafızasını, onurunu ve özgürlük iradesini hedef alan bilinçli bir provokasyondur; hiç kimse Kürt halkının kutsal kabul ettiği değerlere saldırarak halklarımız arasında düşmanlık yaratabileceğini ve bu tür aşağılayıcı yöntemlerle halkımızın iradesini teslim alabileceğini sanmamalıdır. Bunun karşısında değerlerimizi korumak en meşru hakkımızdır.
‘Saldırıları kabul etmeyeceğiz’
Hesekê’de bugüne kadar yaşanan ve bundan sonra yaşanabilecek tüm provokasyonların önlenmesinde Şam hükümetini sorumlu tutuyoruz. Halkların ortak yaşamını hedef alan hiçbir saldırıyı kabul etmeyeceğiz. Ayrıca bu olayın bağımsız bir kurum tarafınca araştırılması, soruşturulması ve ayrıca hesap istenmesi gerekmektedir.”