Kobanê ve Til Temir’de erkeklere seminer verildi
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Til Temir ve Kobanê’de erkeklerin katılımıyla seminer düzenlendi. Erkek egemen zihniyetin değişmesi gerektiği belirtine seminerlerde, şiddetin ise iktidarcı egemen sistem anlayışından geldiği belirtildi.
Hasekê/Kobanê - Kuzey ve Doğu Suriyeli kadınlardan erkeklere 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle seminer dizisi başlatıldı. Kongra Star öncülüğünde yapılan seminerler Til Temir ve Kobanê başta olmak üzere çok sayıda kentte devam ediyor. Til Temir’de 10 yılın ardından ilk kez erkeklere 8 Mart vesilesiyle seminer veriliyor. “Devrimimizi koruyacağız ve topraklarımızı birlikte özgürleştireceğiz” sloganıyla yapılan seminere çok sayıda erkek katıldı.
“Erkek egemen zihniyet değişmeli”
Til Temir’de yapılan seminerde konuşan Hasekê Kantonu Eğitim Komitesi yöneticilerinden Ebdilrehman Hisên, erkeklerin ve erkek egemen zihniyetin değiştirilmesi gerektiğini ve toplumunda değişebilmesi için bunun olmazsa olmaz olduğu söyledi. Toplumda süren erkek şiddetinin kaynağının iktidarcı egemen sistem anlayışından geldiğini aktaran Ebdilrehman Hisên, “Devrimimiz bir kadın devrimidir ve devrimi korumak demek kadını korumak demektir” ifadesinde bulundu.
“Özgürlüğün tohumları meyve verdi”
Özgürlüğün tohumlarının atıldığını sözlerine ekleyen Ebdilrehman Hisên, “Bu tohumlar meyve verdi ve bu meyvelerin sağlıklı büyümesini istiyorsak korumalıyız. İktidarcı zihniyetten kendimizi arındırmalıyız” diye konuştu. Ebdilrehman Hisên, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne varana kadar kadınların tarihsel mücadelesinden kesitleri de seminerde paylaşırken, New York dokuma işçilerinden günümüze tarihsel 8 Mart özeti de sundu.
“Şiddet gelişimi engelliyor”
Ebdilrehman Hisên sözlerine şöyle devam etti: “Toplumumuzun hali hazırda karşı karşıya olduğu onlarca sorun var, başta işgal, savaş olmak üzere bir de üzerine erkek şiddeti hem toplumumuzu hem de kadınların gelişmesini engellemektedir. Bu sorunla ortak mücadele şarttır. Mücadelenin başında ise her erkeğin kendisiyle de mücadele etmesi geliyor. Bugün kimyada, bilimde, fizikte, toplumsal sorunlarda kadınlar başı çekiyor ve kapitalist sistem kadını şiddet ve kırım ile karşı karşıya bırakıyor. Mücadelemiz tüm sömürgeci güçlere karşı ortaktır.
“21. Yüzyıl kadın yüzyılıdır”
“İçerisinden geçtiğimiz yüzyıl kadın yüzyılıdır. Eş başkanlık sistemi, kadının kendi kendisini yönetme sistemi bunlara en önemli örnek olarak Rojava Devriminde kendisini ortaya koydu. Katliam, şiddet bizleri özgürlük algısından geriye sürüklemektedir, işte tamda bu nedenle geriye düşmemek, ilerleyebilmek için şiddeti kendi içimizden söküp atmalıyız.”
Yapılan sunumların ardından ise erkekler, erkek şiddetinin nasıl son bulacağını tartıştı.
KOBANÊ
Kabonê’de de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Fırat-Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi Kongra Star Örgütü tarafından seminer düzenlendi. Seminere sivil toplum örgütleri ve siyasi parti çalışanlarının da yer aldığı çok sayıda erkek katıldı. Baqi Xido Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen seminer bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Seminerde söz alan Kuzey Doğu Suriye Özerk Yönetim Sözcüsü Emine Weysi katıldı. Mart ayının kadınların direniş ayı olduğunu söyleyen Emine Weysi, kadınların yürütmüş olduğu mücadeleye dikkat çekti.
“Kadınlar yaşamın teminatıdır”
Emine Weysi, sözlerine şöyle devam etti: “Kadınlar toplumların, devrimlerin ve yaşamın teminatı ve temelidir, ama ne yazık ki binlerce yıldır kadın yok oluş, şiddet, inkar ve soykırıma uğradı. Kürtler olarak yürütülen mücadele bu 10 yıllık devrimin sonucunda elde edilmedi. Bunun Özgürlük Hareketi'nin kurulmasıyla başlayan sağlam bir temeli var. Rojava’da kadınlar ve erkekler uzun yıllardır bir direniş içeresinde. Erkekler bu devrimi tek başlarına yürütebileceklerini düşünüyorlarsa bu yaklaşım çok yanlış, çünkü bu hayat her iki cinsiyetin etrafında dönüyor ancak bilinmelidir ki merkezinde ise kadın vardır... Erkekler kadınların gücüne inanmalı. Erkek egemen ve iktidarcı bakış açılarını değiştirmeli, toplumsal devrimin öncülüğünü kadınların yapacağına ve 21’inci yüzyılın kadın yüzyılı olacağına yürekten inanmalıdır.”
Seminerde tartışmalarda yürütülürken, “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganlarıyla sona erdirildi.