‘Kıyı kentlerindeki katliamlar Suriye'nin demokratikleşmesine tehdittir’
Kuzey ve Doğu Suriye’de Demokratik İslam Kongresi yöneticileri kadınlar, Suriye’nin kıyı bölgesinde yaşanan katliamları kınayarak, bu katliamların Suriye'nin demokratikleşmesine en büyük tehdit olduğu uyarısında bulundu.

SORGUL ŞÊXO
Til Temir- Suriye’de Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Şam’da yönetime gelen Heyet Tahrir el Şam (HTŞ), ülkenin sahil şeridinde Alevilerin yoğun yaşadığı bölgelerde katliamlar gerçekleştirdi. Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus’ta Alevilere yönelik saldırılarda 2 bine yakın insanın katledildiği tahmin ediliyor. Katledilenler arasında kadın ve çocuklar da bulunuyor.
Katliamlar sürerken, Demokratik İslam Kongresi Kadın Meclisi Koordinasyonu üyesi Xulûd Ebdo, Demokratik İslam Kongresi Yöneticileri Ebîr Elî ve Ahîn Şerîf, kadın ve çocuklara dönük katliamları gerçekleştirenlerin cezalandırılmasını istedi.
‘Hiçbir din kadınların öldürülmesini emretmez’
Demokratik İslam Kongresi Kadın Meclisi Koordinasyon üyesi Xulûd Ebdo, hiçbir din ve inanışta kadın cinayetinden söz edilmediğini vurguladı. Suriye’nin kıyı kentlerinde halkın katledildiğini ifade eden Xulûd Ebdo, "İslam dini insanların, öldürülmemesi gerektiğini söylüyor. Kutsal kitapta insan öldürmek günah. Bugün Suriye'nin kıyı kentlerinde kadınlar öldürülüyor” dedi.
‘Kıyı kentlerindeki katliamlar Suriye'nin demokratikleşmesine tehdittir’
Demokratik İslam Kongresi Yöneticileri’nden Ebîr Elî de, “İslam dininde birçok Hadis- i Şerif’te kadınlara değer verilmesi gerektiği yer alıyor” diye belirterek kadınların İslam’daki yerine vurgu yaptı. Cihatçı HTŞ geçici yönetiminin başta Alevi kadınlar olmak üzere Suriyeli kadınlara yönelik katliamlarının olduğunu söyleyen Ebîr Elî, "Peygamberimizin hadislerinde kadınlara iyilik yaptığı söyleniyor. Ama bugün geçici yönetime soruyoruz, kadınlara ne yapıyorsunuz? Kadınlara iyilik yapmadılar, kadınları öldürüyorlar, taciz ediyorlar. Geçici yönetim yeryüzünde hak din olan İslam'a dair hiçbir şey yapmadı ama İslam dinini kendi çıkarları doğrultusunda aşağıdan yukarıya kadar çarpıttılar. Kadınların karşılaştığı ihlalleri ve eylemleri kınıyoruz. Kıyı kentlerindeki katliamlar Suriye'nin demokratikleşmesine tehdittir” diye belirtti.
‘Dün Êzidî kadınları öldürenler bugün Alevi kadınları öldürüyor’
Demokratik İslam Kongresi Yöneticilerinden Ahîn Şerîf de, Suriye’nin yeni yönetiminin Özerk Yönetim'in politikalarını izlemesi gerektiğini söyledi. Suriye'de kadınların öldürülmemesi, tüm dinlerin, inançların, mezheplerin ve etnik kökenlerin korunması gerektiğinin altını çizen Ahîn Şerîf, "Halkın özgürlüklerine saygı gösterilmeli, din ve inançlara yönelik saldırılar yaşanmamalı ve cinayetler önlenmelidir. Suriye'nin kıyısındaki kadınlara yönelik saldırılar, Sêrêkaniye'deki kadınlara yönelik saldırılarla aynıdır. Kadınlara yönelik saldırılar birbiriyle bağlantılıdır. Kıyı bölgesinde kadınları katleden gruplar da aynı. Dün Êzidî kadınları öldürenler bugün Alevi kadınları öldürüyor. Bu yaşananların Türk devletinin idaresi ve emri altında olduğunu çok iyi biliyoruz" ifadelerini kullandı.
‘Katiller Türk devletinin koruması altında’
Ahîn Şerîf, Alevi kadınların katledilmesinde Türk devletinin parmağı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Efrîn ve Serekaniye'de kadınların öldürülmesinde nasıl ki Türk devletinin parmağı varsa, Alevi kadınların öldürülmesinde de parmağı vardır. HTŞ bugün Türk devletinin koruması altında. Kadın katilleri koruma altında. Suriye kıyılarında yaşanan olaylar aydınlatılmalı, katiller gerekli cezaları almalı. Ayrıca dünya bu acı olaylara sessiz kalmamalı” şeklinde konuştu.