Kadınlardan Diyanet’in hutbesine tepki

Türkiye’de kadınlar Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Ağustos’ta 90 bin camide okutulan Cuma hutbesinde kadınların kazanılmış haklarına açıkça saldırıldığını söyleyerek, Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulundu.

Haber Merkezi- Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kadınlara yönelik nefret dili ve cinsiyetçi söylemlerine karşı Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu öncülüğünde kadınlar birçok kentte adliye önlerinde bir araya gelerek açıklama yaptı ve ardından suç duyurusunda bulundu.

Ankara

Kadınlar, “Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz, Diyanet Hakkında Suç Durusunda Bulunuyoruz. Miras Hakkımızdan Tartıştırmıyoruz" diyerek, Ankara Sıhhiye Adliyesi’nde Diyanet hakkında suç duyurusunda bulundu. Hazırladıkları dilekçede kadınlar, “suç ve suçluyu övme, suç işlemeye tahrik, kanunlara uymama, halkı kin ve düşmanlığa sevk ve aşağılama, görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma” suçlarından soruşturma başlatılmasını ve kamu davası açılmasını talep etti. 

Yapılan başvuru sonrasında kadınlar basın açıklamasını okudu.

İstanbul

Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG) Platformu, Diyanet’in kadınlara yönelik cinsiyetçi ve nefret söylemlerine karşı suç duyurusunda bulunmak için Şişli’deki Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldi. Burada yapılan basın açıklamasında, “Diyanet hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz! Eşit miras hakkımızı tartışmıyoruz” yazılı pankart açıldı.

Açıklamaya Tevgera Jinen Azad (TJA), İnsan Hakları Derneği (İHD), Kadın İnsan Hakları (KİH), Demokratik Alevi Derneği (DAD), Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ile çok sayıda kadın örgütü ve platform bileşeni katıldı. Ortak açıklamayı, Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu üyesi İrem Gerkuş okudu. Açıklama sonrasında kadınlar, adalet sarayına giderek suç duyurusunda bulunduktan sonra eylemi sonlandırdı. 

“Eşit miras hakkımız tartışılamaz” başlıklı ortak metin şu şekilde:

“Diyanet İşleri Başkanlığı 15 Ağustos Cuma günü yayınladığı ve 90 bin camiden okunan hutbede eşit miras hakkımıza saldırdı. Ne diyordu bu hutbede? Kız çocuklarının miras üzerinde hak talep etmesini adeta erkeklerin hakkına göz koyması olarak tanımlıyordu. Çünkü Diyanet’e göre miras kadınların, kız çocuklarının emeği hiçe sayılarak tamamen erkeklerin hakkıydı.

‘Ne emeğimizin ne eşit miras hakkımızın gaspına izin veririz’

Diyanet Anayasa’nın 10. ve 41. maddelerindeki eşitlik ilkesini ve Medeni Kanun’un kadın ve erkek mirasçılar için getirdiği eşit paylaşım hükümlerini yok saymakla kalmıyor kocaya, babaya, erkek kardeşe gidin kadınların emeklerine el koyun, mallarını gasp edin, karşı geldiklerinde onlara şiddet uygulamaktan çekinmeyin çağrısı da yaparak suç işliyor. Bizler çoğunlukla evdeki erkeğe, çocuklara ya da başka aile üyelerine bakmak zorunda kalıp ücretli bir işte çalışamazken, çalışsak dahi hane içerisinde ücretsiz bakım emeği vermeyi sürürken, eş değer işe eşit ücret alamayıp düşük ücretlere, güvencesizliğe, esnek işlere, yoksulluğa mahkum edilirken Diyanet’in bu hutbesi; o birikimlerin kadınların görünmeyen emekleri sayesinde oluştuğunu yok sayıyor. Ne emeğimizin ne eşit miras hakkımızın gaspına izin veririz, ne de erkeklere tam itaat salık veren hutbelere sessiz kalırız. Diyanet’in Medeni Kanun ve Anayasa’yı ihlal etmesine, kadın düşmanlığını camilerde perçinlemesine karşı bugün sokaklardan sesleniyoruz. Kadın hareketinin mücadelesi sonucu yasalarla güvence altına alınan eşit miras hakkımızı tartıştırmayı aklınızdan bile geçirmeyin!

Sessiz kalmayacağız

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvalarının, hutbelerinin; iktidarın toplumu kendi ideolojisine göre dizayn etme, gündeme getirdikleri değişikliklere meşruiyet aracı olarak kullanılmasıyla ilk defa karşılaşmıyoruz. Bir Cuma hutbesinde diline kadınların kıyafetlerini dolayıp, ahlaktan, zinadan bahsederek toplumsal hayattaki varlığımıza saldırıyor, bir diğer Cuma ‘eşcinsellik sapkınlıktır’ diyerek LGBTİ+ nefretini körüklüyor. Ne çağrısı yapıyor Diyanet erkeklere? Etek giyen kız çocuklarınızı okullara göndermeyin mi? Şeffaf gömlek giyen kadınlar aynı ofiste erkeklerle bulundu diye zina suçu işliyor onları çalıştığı işlerden alıp, evlere kapatın mı? LBGTİ+’lara sokaklarda saldırın mı? Bugün burada bir kez daha tekrar ediyoruz: Laik hukuk ilkelerine aykırı, kazanımlarımızı, kadın ve LGBTİ+ haklarını hedef alan iktidarın propaganda aracı haline gelmiş bu hutbelere sessiz kalmayacağız!

‘Anayasal ve yasal haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz’

Diyanet’in bu hutbesinin tesadüf olmadığını biliyoruz. İktidarın aile yılı kapsamında açıklamalarla, düzenlemelerle, yasa tasarılarıyla dayatmaya çalıştığı eşitsizliğin, köpürttüğü kadın düşmanlığının bir parçası olduğunu görüyoruz. Her fırsatta haklarımıza saldıran, nasıl giyineceğimize, kaç çocuk doğuracağımıza, nasıl doğuracağımıza, kimi seveceğimize, kimle yaşayacağımıza karışmaya kalkanlara, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çekilenlere, kolluğa başvurduğunda kadınları şiddet gördüğü evlere geri gönderenlere karşı mücadelemiz bitmedi bitmeyecek. Biz bugün burada İstanbul’dan fakat aynı zamanda Türkiye’nin dört bir yanında İzmir’den, Ankara’dan, Antalya’dan, Mersin’den, Kocaeli’den, Diyarbakır’dan, Eskişehir’den, Dersim’den de sesleniyoruz: On yıllar süren mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımızdan, anayasal ve yasal haklarımızdan, eşit, özgür ve şiddetten uzak yaşama ısrarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”