Jineoloji Konferansı’nın 2’inci günü: Komünal örgütlenmenin esasları tartışıldı

Avrupa Jineoloji Konferansı’nın 2. gününde demokratik komünal toplumun inşası tartışılırken, konferansta delegeler, kadın özgürlüğünün politikleşmesi ve mevcut örgütlenme tarzının değiştirilmesi yönünde öneriler sundu.

Haber Merkezi - Jineolojî’de yeni dönemin yol haritasının tartışıldığı Avrupa Jineolojî Konferansı, Hollanda’nın Haelen kentinde 2’nci gününde devam ediyor. Yaklaşık 150 delegenin katıldığı konferansta, komünal demokratik toplumun inşası, kadın kurtuluş ideolojisinin politik güce dönüşmesi ve toplumsal örgütlenmenin geliştirilmesi ele alındı.

“Komünal Demokratik Toplum İnşası: Kadın Kurtuluş İdeolojisinden Kadın Kurtuluş Politikleşmesine Geçişte Jineolojî’nin Rolü” başlıklı ikinci oturumda akademisyen Dılar Dirik, Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) Üyesi Meral Çiçek ve Jineolojî Akademisi Üyesi Elif Kaya sunum yaptı.

Reel sosyalizmin devletçi mirası

Akademisyen Dılar Dirik, “Reel sosyalizmin devletçi mirası, pozitivizmin bilgi tekeli ve bilginin sömürgeci etkilerden arındırılması bu dönüşüm için ne anlama geliyor?” başlıklı sunumunda, toplumsal dönüşümün önündeki zihniyet engellerine ve yeni örgütlenme arayışlarına dikkat çekti.

Konferansın amacının yalnızca mevcut çalışmaları değerlendirmek olmadığını belirten Dılar Dirik, yerleşik alışkanlıkların, tabuların ve erkek egemen sistemin yarattığı zihniyetin aşılması gerektiğini söyledi. Reel sosyalizmin kendi gerçekliğini sorgulamadığı için hiyerarşik yapılar oluşturduğunu ifade eden Dılar Dirik, “Dönüşüm cesaret ister” dedi.

Toplumsal çalışmaların yalnızca eylemlilik düzeyinde kalmasının yeterli olmadığını vurgulayan Dılar Dirik, toplumun karar alma süreçlerine katılması ve kendi ihtiyaçlarına yanıt verebilecek alternatiflerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Mevcut örgütlenmelerin yeni sınıflar ve hiyerarşiler yaratabildiğine dikkat çeken Dılar Dirik, ekonomik alandaki yetersizliklere de işaret etti. Alternatif ekonomi ve kooperatiflerin geliştirilmesi gerektiğini belirten Dılar Dirik, bireysel geçim mücadelesinin toplumsal çalışmalara katılımı zorlaştırdığını ifade etti.

Diplomasi ve farklı toplumsal hareketlerle ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine de değinen Dılar Dirik, göçmen ve ekoloji hareketleriyle ortaklıkların geliştirilmesi, güncel gelişmelerin doğru okunması ve toplumsal ilişkilerde ön yargıların aşılması gerektiğini söyledi.

Sosyalizmin yalnızca siyasi bir hedef olmadığını, insanlar arasındaki ilişkilerde de karşılık bulması gerektiğini belirten Dılar Dirik, “Sosyalizm, karşındakinin ihtiyaçlarına göre cevap vermekle, sevgiyle, aşkla örülür” dedi. Dılar Dirik, yeni örgütlenmelerin geliştirilmesi için komünal yaşamın heyecan ve yaratıcılıkla ele alınması gerektiğini vurguladı.

Kadın kurtuluş ideolojisi örgütlü bir politik güce nasıl dönüşür?

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) Üyesi Meral Çiçek, “Kadın kurtuluş ideolojisi örgütlü bir politik güce nasıl dönüşür; Jineolojî bu dönüşümde hangi bilgi, yöntem ve araçlarla yer alıyor?” başlıklı sunumunda, demokratik komünal toplumun inşasını ve kadın özgürlüğünün bu süreçteki rolünü ele aldı.

Komünal yaşamın özgürlük hareketinin başlangıcından bu yana örgütlenme anlayışının temelinde yer aldığını belirten Meral Çiçek, demokratik komünal toplumun inşasının günümüzde daha büyük önem kazandığını söyledi.

Kapitalist sistemin toplumsal bağları zayıflattığını ve dayanışmayı aşındırdığını belirten Meral Çiçek, “Toplumun en temel özelliği komünalitedir” dedi. Komünal yaşamın ortak sorumluluk, dayanışma, kolektif karar alma, eşitlik, adalet ve kadın özgürlüğüne dayandığını ifade eden Meral Çiçek, toplumsal bağların zayıflamasının sorunları derinleştirdiğini kaydetti.

“Komün ve komünalite bu koşullarda toplumun varlığını koruma yolu haline gelir” diyen Meral Çiçek, toplumsal değerlerin, yaşamın ve geleceğin korunması için komünal örgütlenmenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ortadoğu’daki siyasi gelişmelere değinen Meral Çiçek, bölgenin yeniden dizayn edildiği bir süreçten geçildiğini belirtti. Bu sürecin hem fırsatlar hem de riskler barındırdığına işaret eden Meral Çiçek, Kürt halkının kazanımlarını koruyabilmesi ve siyasi iradesini ortaya koyabilmesi için güçlü bir örgütlülüğe ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Kürtlerin bölgesel gelişmeler karşısında ortak bir siyasi temsil geliştirmesinin önemine dikkat çeken Meral Çiçek, “Kürtlerin bu riskleri azaltabilmesi ve fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilmesi için Kürdistan'ın dört parçasında ve yurtdışında güçlü bir siyasi temsil geliştirmeleri şarttır” dedi.

Kürtlerin kendi ihtiyaçlarını ve iradesini temsil edebilmesinin örgütlü bir toplum olmaktan geçtiğini belirten Meral Çiçek, komünlerin bu açıdan temel bir rol oynadığını kaydetti.

Toplumsal sorunların derinleşmesinde örgütlülüğün zayıflamasının etkisine dikkat çeken Meral Çiçek; şiddet, intihar, geçim sıkıntısı, gençlerin yaşadığı kimlik bunalımı, asimilasyon ve kültürel değerlerin kaybının dayanışma ağlarının güçlendirilmesini zorunlu kıldığını söyledi.

Toplumsal yaşamın temel güvencesinin ahlak olduğunu belirten Meral Çiçek, ahlak kavramının erkek egemenliğinin namus anlayışıyla karıştırılmaması gerektiğini ifade ederek, “Ahlak ile kastettiğimiz şey; iyi, güzel, doğru ve özgür bir yaşamın ilkeleridir” dedi.

Demokratik komünal toplumun ataerkil toplumun karşısında konumlandığını vurgulayan Meral Çiçek, bu toplum modelinin kadın özgürlüğü temelinde kurulması gerektiğini belirtti. Kadın özgürlük mücadelesinin toplumsal dönüşümdeki rolüne dikkat çeken Meral Çiçek, “Toplumun demokratik dönüşümü yalnızca örgütlü bir kadın mücadelesiyle mümkündür” ifadelerini kullandı.

Kadınların ve gençlerin örgütlü olmadığı alanlarda değişim ve yaratıcılığın zayıfladığını kaydeden Meral Çiçek, kadın meclislerine katılımın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut örgütlülüğün zayıflamasının toplumsal yaşamda daralmaya ve tekrara yol açtığını belirten Meral Çiçek, demokratik komünal toplumun inşasının bu tıkanıklığı aşmanın yollarından biri olduğunu dile getirdi.

Demokratik komünal örgütlenmenin esasları

Demokratik komünal örgütlenmenin toplumun iradesini esas alması gerektiğini belirten Meral Çiçek, kadınların ve gençlerin öncülüğünün önemini vurguladı. Kolektif tartışma, ortak karar alma ve kararları birlikte uygulamanın temel ilkeler olması gerektiğini ifade eden Meral Çiçek, demokrasinin yalnızca seçimlerle sınırlı olmadığını söyledi.

Toplumun bütün kesimlerini kapsayan bir örgütlenme anlayışının geliştirilmesi gerektiğini belirten Meral Çiçek, “Toplumun tüm renklerini kapsamak ve siyah-beyaz zihniyeti artık aşmak zorundayız” dedi.

Komünlerin ortak ihtiyaçlar ve toplumsal ilişkiler temelinde bir araya gelmeyi sağladığını kaydeden Meral Çiçek, komünlerin özerkliklerini korurken aralarında demokratik ilişkiler geliştirmelerinin önemine işaret etti. Meral Çiçek, farklı komünlerin temsilcilerinin ortak konuları tartışıp kararlar alacağı bir örgütlenme zemininin oluşturulması gerektiğini belirtti.

Kadınların demokratik komünal toplumun inşasına yalnızca temsiliyet düzeyinde değil, özgürlükçü bir zihniyet ve pratikle katılması gerektiğini belirten Meral Çiçek, kadınların bireysel ve kolektif bilinç düzeylerini yükseltmesinin önemini vurguladı.

Jineolojî’nin toplumsal yeniden inşa sürecindeki rolüne dikkat çeken Meral Çiçek, Jineolojî’yi “toplumsal yeniden inşa sürecine öncülük etmenin bilimsel ve ideolojik temeli” olarak tanımladı.

Kadın özgürlük biliminin ve ideolojisinin kişilikte, zihniyette, ilişkilerde ve yaşam pratiğinde karşılık bulması gerektiğini ifade eden Meral Çiçek, erkek egemen kapitalist sistemin bilim ve ideoloji anlayışlarına karşı mücadele yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Meral Çiçek, demokratik komünal toplumun inşasının kadınların yeniden varoluş süreciyle birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Toplumun inşasında dogmatik kalıpların ve elitleşmenin aşılması

Jineolojî Akademisi Üyesi Elif Kaya, tartışmalar kapsamında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın toplum, kadın ve Jineolojî’ye ilişkin değerlendirmelerinden pasajlar okuyarak yeni toplumun inşasında dogmatik kalıpların ve elitleşmenin aşılması gerektiğini belirtti.

Komünal yaşamın geçmiş deneyimlerden yararlanılarak ve kolektif bilgi temelinde geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Elif Kaya, sistemin mutlak ve değişmez bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Elif Kaya, sistemin yaşamın maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğine dikkat çekti.

Jineolojî’nin uluslararası düzeyde kadınlar arasında ortak mücadele ve çalışma olanakları yaratabileceğini belirten Elif Kaya, bu yaklaşımın teorik düzeyde kalmaması ve pratiğe dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Son tartışmalarda delegeler, kadın özgürlüğünün politikleşmesi, mevcut örgütlenme tarzının değiştirilmesi ve toplumsal ihtiyaçlara yanıt veren somut çalışmaların geliştirilmesi yönünde öneriler sundu.

Bir delege, çözümün yalnızca dışarıda aranmasına karşı çıkarak teorik birikimin pratiğe dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Kadın özgürlüğünün politik güce dönüşmesinin önemine dikkat çeken delege, kadınların buluşma alanlarının yalnızca kadınlarla sınırlı kalmaması; erkekler ve çocuklar için de benzer örgütlenmelerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Delege, kadınların buluşma merkezi olan Utamara’nın deneyimine işaret ederek bu tür alanların toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda çeşitlendirilmesini önerdi.

Başka bir delege, kadın kırımına karşı özel bir çalışma yürütülmediğine dikkat çekerek bu konuda özel bir komite kurulmasını önerdi. Bir diğer delege ise Kürt toplumunun yanı sıra farklı toplumsal kesimlere yönelik özgün örgütlenmelerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Avrupa Jineoloji Konferansı’nın ikinci oturumu, yeni dönem örgütlenmesine ilişkin değerlendirme ve önerilerle tamamlandı. Konferans, verilen aranın ardından üçüncü oturumla devam edecek.