Jina’nın ailesi: Bunca acının içinde unutmayacağımız şey dayanışma oldu
Jina Emînî’nin ailesi sanal medyada açıklama yaparak, “Kızımızı bizden aldılar ama insanların sevgisi, binlerce evladı daha ailemize kattı. Bunca acının içinde unutmayacağımız şey dayanışma oldu” dedi.
Haber Merkezi - Başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle İran’ın başkenti Tahran’da 16 Eylül 2022’de rejim güçleri tarafından işkenceyle katledilen Seqiz’lı Kürt kadın Jina Emînî’nin ölüm yıldönümü nedeniyle birçok bölgede açıklamalar yapılmaya devam ediyor.
Jina Emînî’nin baba Emced Emînî de, dijital medyada bir açıklama yayınladı.
Emced Emînî’nin açıklaması şu şekilde:
“Sevgili Jina’m,
Dört yıl geçti. Ama senin acın ne eskidi ne de bir an olsun hafifledi. Bizim için sen hala, her gülüşünle, her bakışınla hayatımıza zamanın şefkatli elini dokunduran o meleksin. Bu günlerde seni her zamankinden daha fazla düşünüyoruz. Her geçen günün daha acı, umutların ise daha solgun olduğu bu zamanda, en çok da gençlerin hayallerini düşünüyoruz. Eğer bugün aramızda olsaydın ne yapardın? Gözlerindeki o yaşam coşkusunu hala görür müydük? Hala yarından söz eder, önümüzdeki günler için hayaller kurar mıydın?
Jina’m, sen bizim için her şeyden önce kızımızdın. Gelişinle hayatımız başka bir renge büründü; gidişinle ise kalbimizde hiçbir kelimenin anlatmaya gücünün yetmeyeceği bir yara kaldı. Ama kaderin öyle yazıldı ki adın bizim küçük evimizin sınırlarını aştı.
Bu dört yıl boyunca defalarca düşündük: Bir kızımız vardı ve onu bizden aldılar. Ama insanların sevgisi, binlerce evladı daha ailemize kattı. Bunca acının içinde asla unutmayacağımız şey, bu toprakların insanları arasında oluşan dayanışma ve sevgidir.
Sevgili Jina’m, dört yıldır yokluğunu her gün, her saat yanımızda taşıyoruz. Bazen bir fotoğraf, bir anı, bir bakış, hatta yalnızca adını duymak bile her şeyin gözlerimizin önünde yeniden, en başından canlanmasına yetiyor.
Başkaları için belki dört yıl geçti. Ama evladını kaybetmiş bir anne ve baba için zamanın anlamı başkadır. Bazı acılar günler geçtikçe küçülmez; insanlara sadece onları kendi içinde nasıl taşımayı ve kendi yarasına merhem olmayı öğretir. Tüm bu yıllar boyunca toprağa bakarak, gözlerimiz yaşlarla dolu bir şekilde gerçeğin açığa çıkmasını bekledik. İnanıyoruz ki bu topraklarda senin ve bütün sevgili evlatlarımızın başını öne eğdirmeyeceğiz. Jina’m, kızım, adın ve hatıran son nefesimize kadar bizimle.”