Halide Türkoğlu: Değişiminin öncü gücü kadınlardır
Halide Türkoğlu, “Barışı asla iktidarların, erkek egemen siyasetlerin insafına bırakmayacağız. O yönüyle toplumsal barışın en yerelden, toplumun içinden örgütlenmesini hayata geçirmek zorundayız. Bunun değişiminin de öncü gücü yine kadınlardır” dedi.
İstanbul - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 5’inci büyük kongre süreci kapsamında Marmara Bölge Kadın Konferansı düzenledi. Fatih ilçesinde bulunan Ali Emiri Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferans salonuna “Jin jiyan azadî”, “Kadın Özgürlük Mücadelesiyle Demokratik Topluma” yazılı pankartlar asıldı.
Konferans, divan üyelerinin seçilmesiyle başladı. Divana DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi üyeleri Kamile Kandal, Tülay Korkutan ve Dicle Akay seçildi. Ardından özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlar anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Konferansın açılış konuşmasını Halide Türkoğlu yaptı.
‘Yeni yaşamı ören bir kadın iradesinden bahsediyoruz’
Konferansların tarihi bir öneme sahip olduğunu belirten Halide Türkoğlu, geçmişten bugüne biriken kadın mücadelesinin demokratik bir topluma el vermesi için bir araya geldiklerini ifade etti. Halide Türkoğlu, “Kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesi en çok egemenleri, kapitalistleri, emperyalistleri rahatsız eden bir mücadele halidir. Ama aynı zamanda umudun, direnişin, yeni bir yaşamın, başka bir dünya arayışının da tek umut veren mücadele hattıdır. Bugün bütün toplumsal hareketlerin belki de içinde en ısrarcı, en inatçı, en direnişçi ama aynı zamanda yeni yaşamı ören yegane bir kadın mücadelesinden bahsediyoruz. Var olan erkek egemen siyaset biçimleri bizleri bir makul kadınlık içerisinde değerlendirmek isterken ve ülkeyi de bu şekilde yönetmek isterken, bizler hiçbir zaman ne sokaklardan ne de siyasetten vazgeçmedik” şeklinde konuştu.
‘Barışı erkek egemen siyasetlerin insafına bırakmayacağız’
Yüz yıllık inkar rejiminin tekçilik ve asimilasyon politikalarıyla şiddet getirdiğini dile getiren Halide Türkoğlu, Kürt kadınların ve Türkiye Kadın Hareketinin barış ısrarının altını çizdi. Demokratik çözümün adresi olarak İmralı’yı işaret eden Halide Türkoğlu, "Bugün Sayın Öcalan'ın başlatmış olduğu 27 Şubat çağrısıyla birlikte Barış ve Demokratik Toplum Süreci bizler için yegane bir süreçtir. Umudu büyütmenin, değişimin ana yollarını hep birlikte örebileceğimiz bir süreçten bahsediyoruz. Barışı asla iktidarların, erkek egemen siyasetlerin insafına bırakmayacağız. O yönüyle toplumsal barışın en yerelden, en yerinden, toplumun içinden örgütlenmesini hayata geçirmek zorundayız. Bunun değişiminin de öncü gücü yine kadınlardır” şeklinde belirtti.
‘Sermaye ve rantın her politikası doğamızı hedef almakta’
Savaş politikalarının getirdiği çoklu krizlerin en çok kadınların hayatını etkilediğini vurgulayan Halide Türkoğlu, bütçenin savaşa aktarılmasıyla kadın yoksulluğunun derinleştiğini söyledi. Halide Türkoğlu, "Yaşadığımız bu topraklar bir yönüyle savaş politikalarıyla talan edilirken, sermaye ve rantın her politikası doğamızı hedef almakta. Yaşam alanlarımızdan geçmişte şiddetle göç ve sürgünlere maruz kalırken, bugün sermayenin politikalarıyla Kürdistan ve Türkiye işgal edilmiş durumda. İşte o yönüyle bizim açımızdan en önemli mücadele referansı ekoloji mücadelesi olacaktır. Yani kadın mücadelesi aynı zamanda doğasını savunan bir mücadele hattı olarak görülmelidir. Kadın katliamlarını hep birlikte durduracak kurucu bir siyasete ihtiyacımız var" sözlerine yer verdi.
Konuşmasının sonunda yeni dönemde örgütlenme modellerini ve araçlarını yeniden gözden geçirerek yaşamın her alanını ilmek ilmek öreceklerini kaydeden Halide Türkoğlu, ”En büyük örgütlülüğü nasıl sağlarız? ‘Mahallelerden sokaklara, evlerden fabrikalara, tarlalardan siyaset alanına, eğitim kurumundan sağlık kurumuna’ dediğimizde aslında bir bütün yaşamı örgütlemekten bahsediyoruz. Biz biliyoruz ki her türlü egemenlerin baskı politikalarına karşı bizler direnişimizden de vazgeçmediğimiz gibi bu kongreye giderken, bu konferansları örgütlerken umudu da hep birlikte örgütleyeceğiz. Umut etmek değişimin olmazsa olmazıdır. Bizim yaşam tahayyülümüzde barış için, eşitlik için, değişim için umudu örgütlemek temel referansımız olacaktır” diye belirtti.
Konuşmanın ardından konferans, basına kapalı bir şekilde devam etti.