Göç Platformu: İran’dan göç eden sivillerin hakları korunmalı

Göç Araştırmaları Platformu, İran sınır kapısında açıklama yaparak, göç dalgasının yaratacağı insani krizlere dikkat çekti. Platform, uluslararası kurumlara, “Sivillerin hakları korunmalı” çağrısı yaptı.

Wan - İsrail ve ABD'nin İran'a dönük saldırılarına ve oluşabilecek göç dalgasına ilişkin Göç Araştırmaları Platformu, Wan'ın Serav (Saray) ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı’nda basın açıklaması yaptı. "Savaşın bedelini halklar ödemesin. Zorla yerinden edilmeye hayır!" pankartının açıldığı açıklamaya DEM Parti, DBP ve Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri katıldı. 

Açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların, bölgede zaten kırılgan olan barış ve istikrar ortamını daha da ağır bir krize sürüklediğine dikkat çekildi.

‘Siviller hedef alınıyor’

İran'a dönük devam eden saldırılar sonucunda çok sayıda yerleşim alanının hedef alındığı ve yüzlerce insanın yaşamını yitirdiğinin kaydedildiği açıklamada, "Devam eden bombardımanlar sonucunda çok sayıda yerleşim yeri hedef alınmış, yüzlerce sivil yaşamını yitirmiş, binlerce insan yaralanmış ve temel yaşam alanları ağır biçimde tahrip edilmiştir. Çatışmaların ilk günlerinden itibaren on binlerce insan yaşadığı kentleri terk etmek zorunda kalmış, özellikle İran’ın batı bölgelerinden ve büyük şehirlerinden Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere doğru bir göç hareketliliği başlamıştır. Yaşam alanları bombalanan, güvenlikleri ortadan kaldırılan insanlar hayatta kalabilmek için yerlerinden edilmektedir. Bölgedeki askeri gerilimin sürmesi halinde yeni ve daha büyük göç dalgalarının yaşanacağı açıktır. Öte yandan, İran yönetiminin kendi sınırları içerisinde yaşayan Kürt nüfusa yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve baskı uygulamalarını da açık bir şekilde kınıyoruz. Sivilleri hedef alan, halkların temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran her türlü askeri operasyon ve güvenlikçi politika kabul edilemezdir. Kürt halkına ve bölgede yaşayan tüm topluluklara yönelik hak ihlallerinin derhal son bulması gerekmektedir. Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere yönelen şiddet meşru değildir" ifadeleri yer aldı.

‘Göç eden sivillerin güvenliği sağlanmalı’

Açıklamanın devamı şu şekilde: “Uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk kuralları, savaş ve çatışma koşullarında dahi sivillerin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Göç etmek zorunda kalan sivillerin güvenliğinin sağlanması, barınma, beslenme, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanması devletlerin hem hukuki hem de insani sorumluluğudur. Bu insanlar herhangi bir siyasi gerilimin tarafı değil; yaşam hakkı ihlal edilen masum sivillerdir.

Uluslararası kurumlara çağrı yapıldı

İlgili tüm kamu kurumlarını ve uluslararası mekanizmaları, göç etmek zorunda kalan sivillerin haklarını korumaya, ayrımcılığı önlemeye ve gerekli tüm insani tedbirleri ivedilikle almaya çağırıyoruz. Savaştan ve baskı politikalarından kaçmak zorunda bırakılan insanlara kapılarımızı açmak bir tercih değil, insan olmanın gereğidir. Tüm sivillere yönelik saldırıların derhal durdurulmasını bölgede barışçıl, demokratik ve insan haklarına dayalı bir çözümün tesis edilmesini talep ediyoruz.”