Gazze’de lise diploması savaşın ortasında umuda dönüştü
Gazze’de lise eğitimini tamamlayan yetim ve savaşta ailelerini kaybeden kız öğrenciler, ağır kayıplara, yerinden edilmeye ve eğitim olanaklarının yok denecek kadar azalmasına rağmen başarılarını kutladı.
Haber Merkezi - Gazze’de bu yıl lise diploması, yalnızca bir eğitim başarısını belgeleyen kağıt parçası olmadı. Yıllarca süren yerinden edilme, savaş, korku ve yakınlarını kaybetmenin ardından eğitimlerini sürdüren öğrenciler için diploma, geleceğe tutunmanın ve eğitim hakkını koruma mücadelesinin sembolüne dönüştü.
Çadır sınıflarında eğitim gören, savaşta yaralanan ve ailelerini kaybeden Gazze’nin kız öğrencileri, tüm bu koşullara rağmen lise eğitimini tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşadı. Toplum temelli bir girişim kapsamında El-Amal Yetimler Enstitüsü ve Filistin Vakıf Kurumu iş birliğiyle lise eğitimini başarıyla tamamlayan anne ve babası olmayanlar ve başarılı kız öğrenciler ile ailelerini kaybeden bazı öğrenciler için bir tören düzenlendi.
Ondan fazla öğrencinin onurlandırıldığı tören, imkanları bakımından sınırlı olsa da taşıdığı anlam açısından önemi büyüktü. Yıllarca savaş ve yıkımla mücadele eden genç kadınlar, başarılarını kutlamak için bir araya gelirken etkinlik, onların hikayelerinin görülmesi ve geleceğe ilişkin umutlarının desteklenmesi açısından da önemli bir alan yarattı.
Yerinden edilme ve aile kaybına rağmen yüzde 98,4 başarı

Törende ödüllendirilen öğrencilerden Farah Halil el-Attal, fen bilimleri alanında yüzde 98,4 başarı elde etti. Farah için bu başarı, anne ve babasının yokluğunda elde edilmiş ağır bir mücadelenin sonucuydu.
Başarısını hayatını kaybeden babasına ithaf eden Farah, üniversite eğitiminde de aynı kararlılıkla ilerleyeceğini belirtti. Farah, “Bu başarı tüm koşullara, zorluklara, yerinden edilmeye, savaşa, yıkıma ve ailemi kaybetmeme rağmen geldi. Bugün başarıya ulaştım ve hayatımın son gününe kadar başarmaya devam edeceğim” dedi.
Lise mezuniyetini yolculuğunun sonu olarak görmeyen Farah’ın hedefi tıp fakültesine girmek. Doktor olmanın uzun yıllardır hayali olduğunu belirten Farah, bunun aynı zamanda hayatını kaybeden annesinin de hayali olduğunu söyledi. “Hayatım boyunca bunun için çalışacağım. Hastaları tedavi etmek istiyorum” diyen Farah, zorluklarla mücadele eden kızlara da şu mesajı verdi:
“Azimli olun, koşulların ve umutsuzluğun sizi yenmesine izin vermeyin. Kendinize meydan okuyun ve yolunuza devam edin.”
Ailesinden hayatta kalan tek kişi

Lama Salim, yüzde 84,1 başarıyla tamamladığı lise eğitiminin ardından törende ödüllendirilen öğrenciler arasında yer aldı. Lama, ailesinin bulunduğu bölgeye düzenlenen saldırının ardından ailesinden hayatta kalan tek kişi oldu.
Saldırının ardından 24 saat boyunca enkaz altında kalan Lama, kurtarıldığında ailesini kaybetmişti. Sonrasında yerinden edilme ve çadır yaşamı başladı. Eğitimini sürdürmek istediğinde ise hem eğitim olanaklarının hem de maddi kaynakların son derece kısıtlı olduğu bir ortamla karşı karşıya kaldı.
Lama, yaşadığı tüm zorluklara rağmen eğitimini sürdürme konusunda kararlı olduğunu belirterek, “Hayatım boyunca karşılaştığım her şeye rağmen eğitimime ve başarıya devam etmekte ısrar ettim. Çok sayıda zorlukla karşılaştım ancak bunların üstesinden gelebileceğime inandım” dedi.
Çadırda yaşadığı dönemde eğitim masraflarını karşılayacak yeterli imkanın bulunmadığını belirten Lama, “Kararlılığımı kaybetmedim ve yoluma devam etmek için elimden geleni yaptım” diye konuştu.
Başarısının ailesinin hayali olduğunu belirten Lama, “Ailemin hayali beni başarılı görmeleriydi. Başarı sevincim benim için eksik kaldı. Ancak bugün benimle gurur duyduklarından eminim” ifadelerini kullandı.
‘Ailemi ve bacağımı kaybettim ama hayalimi kaybetmedim’

Hadeel Ebu el-Kas’ın hikayesi ise savaşın genç öğrenciler üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor.
Hadeel, ailesinin evine düzenlenen saldırıda anne, babası ve kardeşlerini kaybetti. Ailesinden hayatta kalan tek kişi olan Hadeel, saldırının ardından iki bacağını da kaybetti.
Buna rağmen eğitimini sürdürmekte kararlı olan Hadeel, yaşadığı süreci şöyle anlattı:
“Ailemi ve bacağımı kaybettim ama hayalimi kaybetmedim. Zor günler geçirdim. Bazen acı, dayanabileceğimden daha büyüktü. Ancak yaralanmanın geleceğimin sonu olmasına izin vermedim.”
Eğitimine devam etmek istediğini belirten Hadeel, yaşadığı deneyimin başka kızlara da umut vermesini istediğini söyledi ve “Zorluklarla karşılaşan her kıza mesajım, devam etmesi ve hiçbir koşulun hedefini elinden almasına izin vermemesi. Yol değişebilir ve daha zor hale gelebilir ancak hayal, onun için mücadele etmeye değer” dedi.
‘Diploma hikayenin sonu değil’

El-Amal Yetimler Enstitüsü Yönetim Kurulu üyesi Necla el-Galayini, etkinliğin yetim, başarılı ve ailelerini kaybetmiş öğrencileri onurlandırmak amacıyla düzenlendiğini söyledi. Onu aşkın yetim ve başarılı kız öğrencinin törende yer aldığını belirten Necla el-Galayini, etkinliğin amacının yalnızca mezunlara kısa süreli bir mutluluk yaşatmak olmadığını, eğitimlerinin devamına destek sağlamayı da hedeflediğini ifade etti.
Üniversiteler ve mesleki eğitim kurumlarıyla iletişim kurarak mezunların yeteneklerine uygun fırsatlara ulaşmasını sağlamaya çalıştıklarını belirten Necla el-Galayini, “Kızlarımızı, yaşadıkları onca şeyin ardından mutlu etmek ve başarı sevinçlerini paylaşmak istiyoruz. Ancak onların yollarına devam etmelerine de yardımcı olmak istiyoruz. Diploma hikayenin sonu değil, yeni bir dönemin başlangıcı” dedi.
Necla el-Galayini, savaş ve kayıplarla geçen yılların ardından mezunlara destek olmak ve onlar için yeni sosyal alanlar oluşturmak amacıyla benzer etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
‘Gazze’nin geleceği kızlarından başlıyor’

Toplum aktivisti ve girişimin katılımcılarından Ariç Selmi, öğrencilerin başarısının düzenlenen törenin çok ötesinde bir anlam taşıdığını söyledi.
Ariç Selmi, “Bu başarı Gazze’de yaşadığımız direniş ve meydan okumanın bir örneği. Kutlama, sayı ve imkanlar bakımından küçük olabilir ancak anlamı büyük. Çünkü bu kızlar yalnızca lise eğitimini tamamlayan öğrenciler değil; Gazze’nin geleceğinin bir parçası. Ülkemizi onların aracılığıyla yeniden inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.
Etkinliğin düzenlenmesi sırasında uygun mekan bulunması, finansman ve bağışların toplanması gibi sorunlarla karşılaşıldığını belirten Ariç Selmi, tüm bu engellerin aşılmasıyla öğrencilerin mezuniyet sevincini yaşayabildiğini ifade etti.
Girişimin amacının gerçeklikten kopuk bir kutlama düzenlemek değil, ağır kayıplarla karşı karşıya kalan Gazze’de insanlara kısa da olsa bir yaşam ve umut alanı açmak olduğu vurgulandı.
Gazze’de sınava girebilmek bile başarı
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yakın tarihli verilerine göre, Gazze’de 4-17 yaş arasındaki yaklaşık 700 bin çocuk, savaş nedeniyle yaklaşık üç eğitim yılı boyunca yüz yüze örgün eğitimden mahrum kaldı.
Okul binalarının yaklaşık yüzde 98’i hasar görürken, yüzde 93’ten fazlasının kapsamlı biçimde onarılması veya yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Okulların yaklaşık yüzde 81’i ise doğrudan saldırılara maruz kaldı.
Yaklaşık 420 bin çocuk, başka bir ifadeyle Gazze’deki her beş çocuktan üçü, yüz yüze eğitim alamıyor. 2026’nın ilk yarısında insani yardım kuruluşları yaklaşık 435 bin çocuğa, 610 geçici eğitim alanı üzerinden düzenli eğitim ulaştırdı. Bu çocukların yüzde 53’ünü kız öğrenciler oluştururken, yaklaşık 9 bin 300 engelli çocuk da eğitim desteğinden yararlandı.
2026 lise bitirme sınavına kayıt yaptıran öğrencilerin yaklaşık yüzde 98’i sınava katılmayı başardı. Gazze’de savaşın ve yıkımın ortasında sınava ulaşmak dahi bir başarıya dönüşürken, bu genç kadınların elde ettiği sonuçlar eğitim hakkına ve geleceğe tutunma mücadelesinin simgesi oldu.