Gazeteci Dicle Ehmed: SANA, TRT'nin politikasını uyguluyor
Suriye Resmi Haber Ajansı, Kürtçe dilinde de yayın yapacağını açıkladı. Gazeteci Dicle Ehmed, Suriye medya kuruluşlarının politikalarını değerlendirerek, geçici yönetimin Türk devleti gibi toplumun dilini kullanarak topluma saldırmak istediğini belirtti.

BERÇEM CÛDÎ
Kobanê - Cihatçı HTŞ'nin Suriye geçici yönetimine gelmesiyle birlikte, Suriye'deki çatışma ve kargaşa ortamını daha da derin hale getirecek düzenlemeler yapmaya devam ediyor.
Suriye Resmi Haber Ajansı (SANA), ajans yapısında düzenlemelere gidileceğini ilan etti. SANA, Türkçe, Fransızca, İspanyolca ve İngilizce'nin yanı sıra Kürtçe'nin de kullanılacağını açıkladı. SANA'nın attığı bu adım, Suriye basınında birçok sorunun sorulmasına ve tartışmalara neden oldu.
'Egemen güçler, toplumun dilini ve kültürünü ona karşı kullanıyor'
Hawar Haber Ajansı (ANHA) editörü gazeteci Dicle Ehmed, bu politikanın arka planını ajansımıza değerlendirdi. Egemen güçlerin politikalarını gerçekleştirmek için medyayı bir araç olarak kullandıklarını belirten Dicle Ehmed, "Egemen güçler, yönettikleri halk ve toplum üzerinde nüfuzlarını kurmak için birçok farklı yönteme başvuruyor. Elbette bu güçler, özel savaşlar ve siyasi taktikler yoluyla toplumu kendi kontrol ve otoriteleri altına alıyor. Toplumun kendine özgü bir kültürü ve dili olduğunu biliyoruz. Bu nedenle egemen güçler, siyasetlerinde toplumun kültürünü ve dilini kullanıyor ve bu da medya ve basın aracılığıyla gerçekleşiyor" şeklinde konuştu.
'Özel politikalar uygulanıyor'
Dicle Ehmed, bu durumun Türk devletinin politikalarından bilindiğini söyleyerek, bu yöntemleri şöyle açıkladı: "Bölgeleri işgal etmeden, yani bir saldırı düzenlemeden önce, hemen propagandasını yapıyor ve savaşını yönetmek için iletişimi bir araç olarak kullanıyor. Ayrıca Türk devleti, özellikle Kuzey Kürdistan’daki Kürt halkını kültür ve dil açısından kandırmak için birçok yönteme başvuruyor ve politikalarını hayata geçirmek için birçok özel politika uyguluyor" dedi.
‘Türk devleti ve geçici yönetim aynı politikayı izliyor’
Dicle Ehmed, aynı bağlamda Türk devletinin politikalarına dikkat çekerek değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Türk devleti, Kuzey Kürdistan ve Türkiye'de dilimizi ve kültürümüzü kullanarak bize karşı politikalar uyguluyor. Bunun en bariz örneği TRT kanallarıdır. TRT kanalları, politikası açık olan Kürt halkına Kürtçe saldırıyor. Şimdi aynı politika ve yöntemin Suriye'de de dile getirildiğini görüyoruz. Baas rejimi de aynı durumdaydı ve Suriye haberlerinde Suriye'nin barış ve istikrar içinde yaşadığı, savaş, katliam veya yerinden edilme olmadığı söyleniyordu. Baas rejimi yıkılıp geçici yönetim ile birlikte aynı yaklaşımın ortaya çıktığını görüyoruz. Suriye ve Süveyda kıyılarında binlerce Alevi ve Dürzi'nin katledilmesiyle sonuçlanan olaylar ve katliamlar, resmi Suriye haberlerinde belgelenip tartışılmadı. Aksine, gerçek gizlendi ve hatta dile getirilmedi."
‘Kurumlar haberciliğimizin gerçekliğine aykırı olarak geliştirildi’
Dicle Ehmed, SANA'nın attığı adım hakkında şunları söyledi: "Özgür haberciliğimiz demokratik ilkeler, bir arada yaşama kültürü, halkların birliği ve kadın özgürlüğü temelinde örgütlenmiştir. Aynı zamanda, Kuzey ve Doğu Suriye'deki tüm bileşenler kendilerini ifade ediyor ve kendi dilleri ve kültürleriyle yaşıyorlar. Bu da yayınlarımıza yansıyor ve ifade ediliyor. Ancak bunu bize karşı ciddi şekilde kullanmaya çalıştıklarını görüyoruz. Kendi yöntemleri ve zihniyetleriyle dilimizi bize karşı kullanmak istiyorlar”
'Kürtçe kullanmak apaçık bir tuzak'
Dicle Ehmed, Suriye medyasında Kürtçe kullanılmasının bir “tuzak” olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Kürt kültürü ve dili zengindir ve gerçek ve çok kadim bir varoluşa sahiptir. Halkımız da işgalci güçlerin politikalarına karşı bilinçlidir. Bu nedenle Suriye geçici yönetimin tuzağına düşmeyeceklerine inanıyorum. Zira şu anda Suriye'de yaşayan tüm halklar, varlıklarını, renklerini, dillerini ve kültürlerini özgür ve demokratik medyamızda görmektedir. Nitekim, bölge unsurlarının kültür ve dillerinin dayanışma ve birliğinin bir resmi yeryüzünde nasıl inşa edilmişse, aynı şey medyamızda da ortaya çıkmakta ve görülmektedir. Bu nedenle Suriye halkı, medyamız aracılığıyla isyanlarını, çağrılarını ve taleplerini dile getiriyor ve artık çalışmalarımızın kendilerine hizmet ettiğine dair politikalarımıza da inanıyor."
'Hakikatin sessizliğine karşı çizgilerimizi ve ilkelerimizi savunacağız'
Gazeteci Dicle Ehmed, çizgilerini ve ilkelerini savunacaklarını söyleyerek "Çizgilerimizi ve ilkelerimizi savunurken, hakikatin sesi uğruna birçok dostumuzu kaybettik. Bu mirası hâlâ koruyor ve görevimizi yerine getiriyoruz. Ne yazık ki Suriye televizyonu ve diğer birçok kurum, Suriye halkının ve devriminin sesi olmadı, aksine iktidardaki hükümetin sesi ve aracı haline geldi. Halkımız Suriye geçici yönetimin Türk devletinin gizli yüzü olduğunun bilincindedir. Bu nedenle halkımız her koşulda ve şartta her zaman onların sesi olacağımızı bilmelidir" dedi.