Gazete dağıtan kadınlar: Okuma kültürü yaşatılmalı

Yıllardır Ronahî Gazetesi'ni dağıtan Dîlber ve Emîna Ebas, gazete dağıtıcılığının kendilerine özgüven kazandırdığını, toplumsal önyargıları kırdığını ve insanlarla güçlü bağlar kurmalarını sağladığını belirtti.

SORGUL ŞÊXO

Qamişlo - Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte birçok kurum, geleneksel basılı yayıncılıktan akıllı uygulamalara, haber sitelerine ve e-posta bültenlerine yöneliyor. Bu dönüşüm, gazete dağıtımının da giderek dijital platformlara kaymasına neden oluyor.

Buna paralel olarak kitap satın alma ve gazete okuma alışkanlıkları da önemli ölçüde gerilemiş durumda. Ekonomik krizler, savaşlar ve insanların günlük yaşamlarında karşı karşıya kaldıkları toplumsal sorunlar, okuma kültürünün gelişimini olumsuz etkileyen başlıca nedenler arasında gösteriliyor.

Ronahî Gazetesi, Ronahî Dağıtım Kurumu tarafından yayımlanan siyasi, toplumsal, kültürel ve genel içerikli bir gazetedir. 2011 yılında yayın hayatına başlayan gazete, Rojava Kürdistanı'nda Kürtçe ve Arapça olmak üzere iki dilde yayımlanıyor. Her ay toplam 2 bin 688 nüsha basılan gazetenin bin 344’ü Kürtçe, bin 344’ü ise Arapça olarak okurlara ulaştırılıyor. Gazete; siyaset, toplum, kadın, spor, sağlık, yaşam, çevre ve kültür başta olmak üzere birçok konuda hazırlanan sekiz sayfalık içeriğiyle okurlarıyla buluşuyor.

Yıllardır Ronahî Gazetesi’ni dağıtan Dîlber ve Emîna Ebas ise gazete dağıtıcılığının kendileri için yalnızca bir meslek olmadığını söylüyor. İki kadın, bu çalışma sayesinde hem güçlü bir kişilik kazandıklarını hem de toplumla daha güçlü bağlar kurarak yeni sosyal ilişkiler geliştirdiklerini ifade ediyor.

Gazetenin dağıtımını üstlenen kadınlar, ajansımıza yaptıkları açıklamada, bu işi yürütürken karşılaştıkları zorlukları ve dağıtıcılığın yaşamlarında yarattığı değişimi anlattı.

‘İlk günlerde gazeteyi uzatırken utanç ve çekingenlik yaşadım’

19 yaşındayken Ronahî Gazetesi’ni dağıtmaya başlayan ve bugün 27 yaşında olan Dîlber, ilk kez gazete dağıttığında büyük bir çekingenlik yaşadığını söyledi. Bunun nedeninin daha önce hiç böyle bir iş yapmamış olması olduğunu belirten Dîlber şöyle konuştu:

“İlk kez gazete dağıtmaya başladığımda çok utanıyordum. Gazeteyi annelere, babalara, avukatlara, doktorlara, mühendislere ve dükkan sahiplerine nasıl uzatacağımızı düşünüyorduk. Bir gün gazetemizin elimizden alınmayacağından ya da kadın olduğumuz için bize saygısızlık yapılmayacağından emin değildik. Ancak zamanla bu çekingenliğimizi aştık, hedefimize odaklandık ve mücadelemizi bugüne kadar sürdürdük.”

Yeni tanışıklıklar, güçlenen dostluklar ve toplumsal bağlar

Dîlber, Kürt kadınları olarak daha önce hiçbir kadının yapmadığı bir işe başladıklarını belirterek, “Bu bizim için önemli bir adımdı. Gazete dağıtımı sayesinde hem dostluklarımızı hem de toplumsal ilişkilerimizi güçlendirdik. Yeni insanlarla tanıştık, samimi ve değerli birçok insanı tanıma fırsatı bulduk” dedi.

Gazetenin okurları

Dîlber, gazetenin dağıtılmadığı günlerde okurların gazeteyi sorduklarını ve merakla beklediklerini söyleyerek, “Gazeteyi en çok ileri yaştaki insanlar talep ediyor ve okuyor. Çünkü onlar akıllı telefonları çok fazla kullanmıyor ve basılı gazeteleri okumaya daha fazla ilgi duyuyor. Günümüz gençleri ise neredeyse günün 24 saati telefonlarla vakit geçiriyor. Okuma alışkanlıkları giderek azalıyor. Bir bilgiye ya da habere en kısa sürede ulaşmak istediklerinde bunu internetten kolayca bulabiliyorlar. Günlük gelişmeler ve son dakika haberleri açısından haber siteleri okuyucuya daha hızlı ulaşıyor. Gazetemiz ise haftada iki kez basılıp dağıtılıyor. Buna rağmen haber siteleri ve sosyal medyanın önemine rağmen basılı gazetenin de kendine özgü ve vazgeçilmez bir değeri bulunuyor” şeklinde konuştu.

‘Gazete dağıtmak herkesin işi’

Dîlber, kavurucu sıcaklara rağmen yaklaşık 100 gazete alarak Qamişlo'daki dükkanlara, ofislere, lokantalara, yoldan geçenlere ve kent sakinlerine dağıttığını anlattı.

Bu işi yaptığı için zaman zaman toplumdan “Bu iş kadın işi değil” şeklinde sözler duyduğunu belirten Dîlber, buna şu sözlerle karşılık verdi: “Bu iş benim de, senin de, herkesin işidir. Bir kadın hangi işi yaparsa yapsın, bu onun kadınlığından hiçbir şey eksiltmez.”

‘Basılı gazete daha çok okunuyor’

Öte yandan, Arap Dili ve Edebiyatı bölümünde üçüncü sınıf öğrencisi olan Emîne Ebas, beş yıldır Ronahî Gazetesi’nin dağıtımını yaptığını söyledi.

Emîna Ebas, toplumun gazete dağıtan kadınlara bakışının ikiye ayrıldığını belirterek, bir kesimin bu işi yapan kadınlarla gurur duyduğunu ve onları desteklediğini, diğer bir kesimin ise hala bu işi kadınlara yakıştırmayarak küçümsediğini söyledi.

Gazete dağıtıcılığı deneyimini anlatan Emîne Ebas şöyle konuştu:

“Kararlılığımız sayesinde toplumun bakış açısını değiştirebildik. Bu nedenle dağıttığım gazete sayısını artırdım. Çünkü hem gençlerin hem de sokaktaki insanların gazeteye ilgisi oldukça yüksek. Televizyonu ya da telefonu olmayan birçok insan bilgiye ulaşmak için gazeteye ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle gazete onlar için önemli bir bilgi kaynağı haline geliyor. Binlerce bilgi ve haber, gazete aracılığıyla okurlara ulaşıyor.”

Emîna Ebas, basılı gazete okumanın özellikle göz sağlığı açısından yeni nesil için daha yararlı olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Gazetenin PDF hali, basılı gazete kadar okunmuyor. Çünkü yazıları çok küçük oluyor. Ayrıca uzun süre telefon kullanmak gözlere zarar veriyor ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.”