Federe Kürdistan’da kadın katliamları artıyor

Yılbaşından bu yana Federe Kürdistan’da en az 4 kadın katledilirken, çok sayıda ölüm “şüpheli” olarak kayda geçti. Ataerkil yapı, aşiret uzlaşıları ve yargıya müdahale iddiaları kadın katliamlarında cezasızlığı derinleştiriyor.

Haber Merkezi - Federe Kürdistan Bölgesi’nde kadın katliamları, erkek egemen zihniyetin bir göstergesi olarak farklı gerekçelerle yaşanmaya devam ediyor.

Hükümet, mahkemeler, kurumlar ise ihmal ve duyarsızlık nedeniyle bu tehlikeli olgunun önüne geçmiyor. Katliamların engellenmemesi ve gerçek verilerin gizlenmesi, kadınlara yönelik şiddet ve katliamların artmasına zemin hazırlıyor.

Federe Kürdistan’da aşiret yapısının ve ataerkil kültürün hakimiyeti, kadınların yaşamına dair kararların belirlenmesinde etkili oluyor. Erkek, evin “reisi” olarak görülürken; kadın ve çocuklara yönelik şiddet bir tür “terbiye” ve mülkiyet hakkı gibi değerlendiriliyor. Bu nedenle kadınlar, çoğu zaman “namus” gerekçesiyle en yakınlarındaki erkekler tarafından katlediliyor. Kadınlar, kendi yaşamlarına dair aldıkları kişisel kararlar nedeniyle dahi katledilebiliyor. Toplum ise “ayıp” ve “aile onuru” söylemleriyle kadına yönelik şiddet ve katliamlar karşısında sessiz kalıyor.

Kadın katliamlarına dair veriler

ROJNEWS ajansının aylık verilerine göre, yılbaşından bu yana bölgede 4 kadın katledildi, 6 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Geçen yıl ise bölgenin genelinde 51 kadın katliamı kayıt altına alınmıştı.

“Namus” kavramı, kadınların bedeni ve davranışları üzerinde kontrol aracı olarak kullanılıyor. Yasal düzenlemelere rağmen aşiret uzlaşıları, siyasi ve toplumsal müdahaleler faillerin cezalandırılmasının önüne geçiyor.

Kadınları kamusal alandan dışlama çabası

Ataerkil kültür ile yargı mekanizmasının giderek otoriterleştiği ve kadınları kamusal alandan dışlamayı hedeflediği ifade ediliyor. Adalet Bakanlığı’nın, kadın katliamlarına ilişkin dosyaların kamuoyuna yansımasını engellemek ve özellikle kadın katliamlarını “normalleştirmek” amacıyla yasaklama kararı aldığı aktarıldı.

400 kadın örgütü var, ancak ortak tutum yok

Bölgede 400’ün üzerinde kadın örgütü bulunuyor. Kadın aktivistler geçmişte toplumu ve aileleri örgütlemek için önemli mücadeleler yürüttü ve hükümet kurumları ile siyasi partiler üzerinde etkili oldu. Ancak bugün, siyasi parti ve görüş ayrılıkları nedeniyle kadın örgütlerinin kadına yönelik şiddete karşı güçlü ve ortak bir tutum geliştiremediği belirtiliyor. Kadınların gerçek savunucuları olmak yerine siyasi araçlara dönüştükleri yönünde eleştiriler dile getiriliyor.

Hükümetin verileri gizleme çabası, yargının kayıtsızlığı ve kurumların ihmali nedeniyle kadın katliamları sürüyor ve bugüne kadar bu vahim tabloya karşı etkili bir önlem alınmış değil.